BAE'nin Irak'taki istihbari ve siyasi faaliyetlerinin artmasına yönelik tepkiler
Son günlerde yeniden Birleşik Arap Emirlikleri'nin Irak'taki etkinliği ciddi şekilde gündeme getirilmekte. Iraklı şahsiyet ve medya, BAE'nin Irak'taki siyasi ve istihbari etkinliğini arttırdığını bildiriyor.
BAE Bölgede küçük bir ülke olmasına rağmen ancak, hırsları büyüktür. Bu ülke bölgedeki nüfuz ve etkinliğini güçlendirmeye gayret gösteriyor. Kimlik olarak da BAE, Batıcı bir aktör olarak, Batılı güçlerin politikalarını uygulayan bir ülke sayılıyor. BAE, aralık 2020 yılında da işgal rejimi İsrail ile normalleşme anlaşması imzaladı ve Siyonistler'in BAE'ye seyahati hız kazandı.
Irak ise çelişkili bir siyasi kimliğe sahip bir ülkedir ve siyasi kimliği açıdan bir bütün değil. Bazı Iraklı gruplar ise yabancı güç ve ülkelerin Irak'taki varlığına karşı çıkmaktalar. Ancak Bağdat'ın şimdiki yönetimi ve diğer bazı siyasi gruplar da, yabancı güçlerin Irak'taki varlığını destekliyor ve Irak'ın ekonomi ve güvenlik alanlarında gelişmesinin dış güçlerinin destek ve yardımına bağlı olduğuna inanıyor.
2020 yılında Irak Başbakanlığı koltuğuna oturan Mustafa el Kazımi, Irak milliyetçiliği ve bu ülkenin arap kimliğine vurgu yaparak, Suudi Arabistan ve BAE dahil Arap ülkeleriyle münasebetlerin geliştirilmesini takip ediyor.
El Kazımi yönetimi, Bağdat'ın ekonomik sorunlarının Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin yatırımını çekmek suretiyle çözebileceğini düşünüyor.
Buna rağmen, eldeki kanıtlar, BAE'nin Irak'taki siyasi ve istihbari etkinliğini güçlendirmeye çalıştığını göstermekte. BAE, Irak'ta Mayıs 2018'de düzenlenen seçimlerde, Batı yanlısı ve uzlaşmacı Arap bloğu ile eşgüdümlü hareket eden Iraklı grupların zafer kazanması için çok para harcadı. Bu doğrultuda, Irak'ın eski parlamento başkanı Selim Ceburi gibi bazı Iraklı şahsiyetler bile, BAE'nin Irak seçimlerindeki rolünü protesto etti. Ceburi, Mayıs 2019'da yaptığı açıklamada, BAE'nin seçim sonuçları ve 2018 parlamento seçimlerinde hatta bir sandalye kazanamadığı seçimlerde oynadığı rolü hakkında işfaatta bulundu.
Ayrıca, ekim 2019 protestoları sırasında BAE, direniş cephesine yakınlığıyla bilinen Adil Abdulmehdi hükümetinin düşürülmesi için büyük çaba sarf etti. Nitekim Arap 21 sitesi, BAE'nin ekim protestolarındaki rolünü ifşa ederek, Irak'ta protesto eylemlerinin başlamasıyla Abu Dabi'nin bu ülkede planladığı askeri darbeyi uygulamaya çalıştığını bildirdi.
BAE yönetimi, Irak'ta halk gösterilerini finanse etmek suretiyle, ülkedeki çatışmaları körüklemeye çalıştı. Buna ilaveten, BAE güdümündeki medya da, protesto ve olayların büyümesinde etkin rol ifa etti.
Bugün ise Iraklı şahsiyetler ve gruplar, BAE'nin Irak'taki etkinliğini arttırma girişimleri ve direniş gruplarına darbe vurma çabalarından söz ediyorlar.
BAE'nin şimdiki yöneticisi Halife Bin Zayed'in kardeşi Tahnun Bin Zayed gibi isimlerin Irak'taki nüfuz ve etkinliği büyüktür. Bu gibi isimler, direniş gruplarına darbe vurma yönünde faaliyet yapmaktalar.
Sonuç olarak şunu ifade etmekte fayda var; kasım ayında düzenlenecek parlamento seçimleri üzerinde etkili olmaya çalışan BAE, batılı güçlerin desteğiyle Irak'taki siyasi ve istihbari etkinliğini artırmaya çalışıyor. Bu seçimler, Irak'taki gruplar, bölgesel ve bölge ötesi güçler için büyük önem arz etmektedir.