40'ı Aşkın İnsan Hakları Kuruluşunun Biden'den İran Yaptırımlarını Kaldırma Çağrısı
Koronavirüs pandemisinin devam etmesi ve yeni dalgalarının İran ve dünyanın farklı noktalarında baş göstermesi ile ilaç, aşı ve tıbbi malzeme ve gereçler ihtiyacı daha da açık bir şekilde hissedilmektedir. Ancak Amerika'nın yaptırımlarının devam etmesi İran'ın uluslararası sağlık piyasalarına erişimi yolunda büyük engeller oluşturmaktadır.
Bu doğrultuda 40'ı aşkın uluslararası insan hakları örgüt ve kuruluşu Joe Biden hükümetinden koronavirüs ile mücadeleyi zorlaştıran İran'a karşı yaptırımları kaldırmasını talep ettiler.
Mektup şeklinde yazılan talepler çerçevesinde Biden'den koronavirüs pandemisi sırasında İran'a yönelik insani yardımların ulaştırılması için durumu kolaylaştırması vaatlerine bağlı kalması istenmiştir. Bu hususta aşılama süresinde baş gösterecek her türlü ertelenme veya gecikmenin sıradan insanların doğrudan hayatlarını etkileyeceği uyarısında da bulunuldu.
Amerika, bu ülkenin siyasetlerine uymak istemeyen ve Washington karşısında diz büküp eğilmeyen ülkelere karşı hep yaptırımları bir araç olarak kullanmıştır. Bu doğrultuda Amerika eski başkanı Donald Trump İran ile yapılan BERCAM nükleer anlaşmasından çekilerek İran'ın farklı ekonomik sektörlerine yönelik ağır yaptırımlar uyguladı. Bu bağlamda İran'a karşı maksimum baskı kampanyası başlatıldı. Ardından koronavirüs pandemisinin dünyada küresel işbirliği ve diğer ülkelere sağlık açısından yardım etme düşüncesini ortaya çıkarmasına rağmen bu yaptırımlar daha da ağırlaştı ve tam hız devam etti. Bu bağlamda ülkelerin aşı temini, gereken ilaçlar ve tıbbi malzemeler ve cihazların temininde de kolaylıklar sağlanması zarureti vurgusu yapıldı.
Dünya Sağlık Örgütü genel müdürü Thedros Adhanom ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulunmuştu: " Ülkeler, epidemiler ile mücadele konusunda yeni uluslararası anlaşmaların imzalanması ve sağlanması çerçevesinde bir birleri ile işbirliği yapmalılar. "
Tüm tavsiyelere rağmen Amerika'nın İran'a yönelik yaptırımları hala devam etmektedir. Öyle ki son aylarda İran'ın küresel piyasalara erişiminin engellenmesi ilaç ve tıbbi cihazlar ve malzemelere erişimini de engellemiştir. Bu durum ise birçok hasta insanı ölüme sürüklemiştir.
Korona aşısının Avrupalı ve Amerikalı firmalar tarafından üretilmesi ve farklı ülkelerin aşı satın alması ve aşılama başlatması nedeniyle bu konu daha ciddi bir sorun haline gelmiştir. Aslında ABD'nin İran'a yönelik baskıcı yaptırımlarının devam etmesi, korona aşısının İran ve ABD yaptırımına tabi ülkelere satılmasında bile ciddi bir engel oluşturmuştur.
İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Abdul Naser Himmeti, bu hususta şöyle diyor: "Tıbbi ekipman ve malzemelere ihtiyaç duyulduğunda, tek taraflı ve yasadışı ABD yaptırımları İran'ın erişimini engelledi. Aşılar alanında İran, aşı ithal etmek için gerekli adımları attı ancak korona aşısına bile tam erişim söz konusu değildir. "
Pek çok insan hakları grubu da bu hususta kaygılarını belirtmişlerdir. Bu bağlamda birçok insan hakları grubu farklı dilekçeler imzalayarak yaptırımların insanların günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen ciddi ekonomik sonuçlara sahip olduğunu belirtmektedirler. Yaptırımlar küresel sağlık krizini şiddetlendirmiş ve suçsuz sivillerin erişimini engelleyerek onları ölüme sürüklemiştir.
ABD hükümeti yaptırımların ülkelerin ilaç ve tedaviye erişimini engellemediğini iddia etse de, pratikte bu yalan dolan iddiadan başka bir şey değildir.
İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu sözcüsü Abolfazl Amui şöyle diyor: "Ekonomik terörizm, hedeflenen ülkeleri koronavirüsle savaşmak bağlamında gerekli ilaçlara, hizmetlere ve tıbbi donanıma erişimden mahrum ediyor."
Pek çok ABD'li yetkiliye göre, eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun belirttiği gibi, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları şimdiye kadar başarısız oldu. Pompeo bu bağlamda şöyle söylemişti: "Umduğumuz yere ulaşamadık ve İran'ı geri çekilmeye ve yeni bir anlaşmaya varmaya zorlayamadık."
Görünen o ki, insan hakları gruplarından gelen tüm uyarı ve taleplerine rağmen ve ABD'li yetkililerin insan hakları alanındaki iddialarına karşın , ABD yetkilileri yaptırım politikalarını ve ekonomik ve sağlık terörünün güçlendirilmesini vurgulamaya devam ediyor.