Amerika Kongre Temsilcilerinin İsrail'e Yeni Silahların Satılmasını Engellemeye Çalışması
Amerika'nın Siyonist Rejime Filistinlilere karşı havadan ve karadan gerçekleştirdiği saldırılarda yaptığı tüm cinayetlere rağmen verdiği destekler Amerika içinde ve Kongresinde bile Biden Hükümetine yönelik eleştirileri arttırmıştır.
Bu doğrultuda, Demokrat üye Alexandria Ocasio-Cortez liderliğindeki temsilciler meclisinden bir grup Çarşamba günü İsrail ile yapılan 735 milyon dolarlık silah sözleşmesini önlemek için bir taslak sundular. Politico sitesinin bildirdiğine göre Alexandria Ocasio-Cortez Rashida Talib, İlham Omar ve Marc Pocan gibi diğer demokrat temsilciler ile beraber bilinçli ve kasıtlı olarak Gazze Şeridi halkına yönelik ölümcül saldırılarını devam ettiren İsrail'e silah satışlarını engellemek istiyor. Biden hükümeti silah satışlarını Kongre'ye bildirmek zorundadır. Gerçi resmi bilgiler genellikle resmi belgenin imzalanmasının ardından Kongre'ye sunulur. Resmi bildirilerin ardından yasaları belirleyen temsilciler 20 gün içerisinde zorunlu olmayan bir karar çıkartarak bu silah satışına karşı çıkıp çıkmayacaklarını bildirebilirler.
Böylece Kongre bile Siyonist Rejim İsrail'e silah satışlarına karşı çıksa dahi bu durum Telaviv'e silah satışı sözleşmesini iptal edecek güçte olmayacaktır.
Bununla birlikte, ABD Temsilciler Meclisi'ndeki bu önde gelen Demokrat temsilcilerinin yeni ABD-İsrail silah anlaşmasının uygulanmasını engelleme çabaları, ABD yönetim düzeyinde bile Siyonist Rejim İsrail'e yönelik tutum ve destek söyleminde bir değişikliğin işaretidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Filistin sorununa yönelik tutumlar değişiyor gibi görünüyor. Bunun göstergesi ise ABD Kongresi'nin yaklaşık 140 kadar Demokrat üyesinin Çarşamba günü Washington'a Siyonist Rejim İsrail'in Gazze Şeridi'ne karşı acımasız savaşını ve saldırılarını sona erdirmek için Biden'dan kararlı adımlar atmasını isteyen mektubunu imzalamalarıdır.
Gazze Şeridi'nde ateşkes sağlanmadığı takdirde meydana gelebilecek bir insani felaket uyarısında bulunan bu temsilciler bu mektuplarında şu ifadelere de yer verdiler: "Şimdiye kadar birçok insan hayatını kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri bu şiddet karşısında acilen harekete geçmezse, daha fazla insan ölecek."
Mektup, Amerika Savunma Bakanı Lloyd Austin'in Siyonist Rejim Dışişleri Bakanı Benny Gantz'a telefon edip bu savaşta Washington'un Tel Aviv'in işgaline verdiği desteğin altını çizdiği sırada yayımlandı.
Demokratların bu alandaki çabaları da Cumhuriyetçilerin muhalefetiyle karşılaşmıştır. Cumhuriyetçi Senato lideri Mitch McConnell, Demokratların Siyonistler ve Filistinliler arasında ateşkes çağrısına karşı çıkılması için Biden'dan talepte bulundu. Gazeteci ve siyasi uzman William Roberts ise şöyle diyor: "Amerika'nın İsrail'i desteklemeleri, İsrail yanlısı lobilerin Amerika'daki çalışmalarından kaynaklanıyor. Bu durum hükümetlerin değişim sloganı ile ortadan kaldırılmayacak."
Biden yönetiminin söylemi ve insan haklarını destekleme iddiaları ve hatta bu bahane altında Rusya ve Çin'e yaptırım uygulanması göz önüne alındığında, Filistin yanlısı aktivistler şimdi de Biden yönetimini suçluyor ve ABD'nin bazı ülkelerde gerçekten insan hakları istiyorsa Filistin'e de dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor. Aslında Çin ve Rusya gibi ülkeleri insani meseleler üzerinden baskı altında bırakan Amerika hiç de insani kaygılar taşımamaktadır. Eğer Amerika bu ülkelere karşı siyasi amaç gütmüyorsa o zaman Filistinlilerin haklarına da dikkat etmeli ve İsrail'in işlediği cinayetleri desteklemekten vaz geçmelidir. Ancak gerçek hep farklı olmuştur.
Beyaz Saray'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı son telefon görüşmesinde Biden'in kendisini İsrail saldırılarına bir an önce son vermesi ve ateşkes ilan etmesi yönündeki sert talepleri de dahil olmak üzere iddialarına rağmen, pratikte Washington'un Tel Aviv'e çok yönlü desteği devam ediyor. Nitekim 10 Mayıs'ta Gazze Şeridi'nde Filistinlilere yönelik yeni İsrail saldırganlığının başlangıcından bu yana Biden, Filistinlilere yönelik Siyonist şiddeti durdurmak için herhangi bir somut eylemde bulunmamıştır.