BMT'nın Yapısal Irkçılık ile Mücadele Vurgusu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i176344-bmt'nın_yapısal_irkçılık_ile_mücadele_vurgusu
BMT İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet Pazartesi günü yaptığı konuşmada dünya genelinde siyahilere karşı yapısal ırkçılık ile mücadele edilmesini ve George Floyd cinayeti gibi olayların önüne geçilmesini istedi. 23 sayfalık raporunu, BMT insan hakları konseyine sunan Bachelet, mevcut durumun savunulacak yanının olmadığını belirterek şöyle bir açıklamada bulundu:
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 30, 2021 14:05 Europe/Istanbul
  •  BMT'nın Yapısal  Irkçılık ile Mücadele Vurgusu

BMT İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet Pazartesi günü yaptığı konuşmada dünya genelinde siyahilere karşı yapısal ırkçılık ile mücadele edilmesini ve George Floyd cinayeti gibi olayların önüne geçilmesini istedi. 23 sayfalık raporunu, BMT insan hakları konseyine sunan Bachelet, mevcut durumun savunulacak yanının olmadığını belirterek şöyle bir açıklamada bulundu:

"  Yapısal ırkçılık, yüzyıllar boyunca devam eden radikal ayrımcılık ve şiddetin köklerinin kazınması için yapısal bir tepkiye ihtiyaç vardır. "

Bu raporda,  ırkçılığın  dayatılmasının,  eşitsizliği ve  şiddeti  de sürekli hale getirdiği, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve siyasi  hakların  ihlalinin son bulunmasına da vurgu yapılmıştır.  Bachelet,  ırka dayalı adalet ve eşitliğin  sağlanması için yeni bir direktif hazırlamış ve  farklı ülkelerden  bu direktifleri uygulamasını istemiştir.  Bu bağlamda  tarihi ırkçılığın  tazminatının ödenmesini ve  de  " siyahilerin hayatı değerlidir" gibi hareketin  bütçesinin sağlanmasını istemiştir.   Bu raporda  birçok Avrupa ve Amerika ülkesinde Afrika kökenlilerin  uygun olmayan koşullarda, yoksulluk içerisinde yaşadıkları  ve eğitim, sağlık hizmetleri, istihdam ve de siyasi katılım ve temel insani haklardan bile mahrum bırakıldıkları belirtilmiştir. 

 Aslında siyahilere karşı ırkçılık meselesi ve onlara yönelik şiddet eğilimi, Batı tarihinde yüzyıllar boyunca bir geçmişe sahiptir.  Avrupalılar  Afrika'yı sömürdükleri yüzyıllar boyunca milyonlarca Afrikalı siyahiyi  zorunlu olarak çalışma amacı ile  özellikle de Kuzey ve Latin Amerika'ya taşımış ve onları  bu bölgeye götürmüştür.   Buna rağmen   kendini insan hakları ve özgürlük hususunda öncü ülke olarak tanıtan Amerika  diğer Batılı devletlerden daha fazla yapısal ırkçılık sorunu ile karşı karşıya kalmıştır.     Resmi olarak Afro Amerikalılar olarak tanınan siyahilere karşı polis şiddeti ve siyahilere karşı ırkçılık meselesi  Amerika'da ciddi bir soruna dönüşmüştür.   Siyahilerin medeni hareketinin 1950'li yıllarda  başlamasına rağmen  Amerika hala  ırkçılığın farklı boyutlarını ve sorunlarını yaşamaktadır. Özellikle de Polis memurları siyahilere karşı  bu ırkçılığın örneği sayılırlar. 

 

Amerika polisinin  orantısız şiddet meselesi özellikle de  Amerikalı siyahi George Floyd'un  25 Mayıs 2020'de Minnesota eyaletinde  Minneapolis şehrinde  beyaz polis Dereck Chuavin tarafından  acımasızca öldürülmesi  Amerika'da geniş çaplı gösterilere yol açmıştır. 

 Floyd'un ölümünün ardından  BMT insan hakları bürosu   siyahilere karşı  yapısallaşmış ırkçılık,  siyahilere karşı yürütme organlarının  ihlalleri ve hükümetlerin ırkçılığa karşı protestolara tepkisi hususunda rapor hazırlamakla görevlendirildi.    BMT Yüksek komiserinin raporu da  Dereck Chauvin'in mahkumiyetinden bir kaç gün sonra yayımlanmıştı.  Bu polis memuru bu adam öldürme suçu yüzünden 22.5 yıl hapse mahkum edilmişti.  Dizini Floydu'un boynuna basan Chauvin'in görüntüleri  Amerika ve dünyada " siyahilerin hayatı değerlidir" hareketini başlattı.  

Amerika meseleleri analisti  Semane Ekvan ise şöyle diyor: "   Amerika'daki ırkçılık yapısal ve sistematiktir.  Trump gibi bir şahıs  ırkçı söylemleri ile yandaş topladığı sırada ve başkan olduğu sırada,  Amerika'daki ırkçı söylem ve beyaz üstünlükçü düşüncenin rahat rahat yok olmayacağı  söylenebilir.  Çünkü böyle bir ülkede kimileri  siyahileri hiçbir zaman kabul etmeyeceklerdir. "

 

BMT İnsan Hakları Yüksek Komiserinin   siyahilere karşı yapısal ırkçılığın ortadan kaldırılması yönündeki talebine rağmen    Batılı düşüncenin  zaten böyle bir düşünceyi körüklediği gerçeğinin inkar edilemez olmasıdır.  Gerçekte  mevcut dönemde beyaz üstünlükçü hareketler ve  grupların  güçlenmesi ile  siyahiler daha aşırı ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalacakları söylenebilir.