Afganistan'ın siyasi tarihinde yeni dönem
Eşref Gani başkanlığındaki Afganistan hükümetinin düşmesi ve Taliban'ın başkent Kabil'i ele geçirmesiyle bu ülkenin siyasi tarihinde yeni bir dönem başlamış oldu.
Taliban 2001 ila 2021 yılları arasındaki 20 senede yabancı güçler ve Afganistan devlet güçleriyle mücadelenin ardından son 30 senede ikinci kez bu ülkede yeni hükümeti kurmaya hazırlanıyor. Ancak Taliban yeni dönemde önceki döneme göre kendi yaklaşım ve politikalarında görünüşte bir takım değişiklikler yapmıştır.
Taliban'ın Afganistan'ın milli televizyonundan yayınlanan 13 maddelik bildirisi de bu grubun hükümetinin 1. döneminin aksine artık Afganistan'da korku ve dehşet havası estirme peşinde olmadığını ortaya koydu.
Bildiride Taliban, geçmişte işgalciler ile çalışan ve işbirliği yapanlar veya da hali hazırda Kabil yönetiminin safında olanlar için Taliban'ın kucak açtığını ve herkes için genel af ilan ettiğini duyurdu.
Taliban'ın 13 maddelik bildirisi ve tüm Afganistan halkının can ve mal güvenliğinin sağlanmasına vurgusu, Taliban'ın artık önceki Taliban olmadığını ve Ağustos'ta Kabil fethi öncesi ve sonrası dönem olmak üzere, Taliban'ı döneminin ikiye ayrılabileceğini gösteriyor.
Mevcut durumda Afganistan halkı, parti liderleri, eski hükümet yetkilileri ve de dünya kamuoyu ve ülkelerinin aklındaki temel soru, Taliban'ın Kabil'i ele geçirip, Eşref Gani hükümetini düşürdükten sonra ülkenin siyasi geleceği için nasıl bir plan yapacağına dair sorudur!
Taliban yetkililerinin Kabil'in düşmesinden sonraki açıklamaları, onların tüm etnik grup, kavmiyet ve siyasi şahsiyetlerin katılımıyla hükümetin kurulmasını, ancak yeni hükümetin İslami ve ılımlı olmasını istediklerini gösteriyor.
Taliban yetkililerinin bu yaklaşımı, grubun Afganistan'ın mevcut anayasasında bir takım değişiklikler yapıp, kendi ideolojisi temelinde bazı maddeleri anayasaya ekleyeceği, bunların ise cumhuriyet ilkesine, demokrasiye, bireysel ve toplumsal özgürlüklere ve bu ülke halkının isteklerine aykırı olabileceği anlamına geliyor.
Taliban 20 sene öncesine göre kendi görüş ve yaklaşımlarında bazı değişiklik yapmış olsa da, bu ülkede İslami Emirlik hükümti kurma arzu ve isteğinden asla vazgeçmiş değil ve defalarca bu ülkede İslami Emirlik kuracağını deklare etmiştir. Demek ki, Afganistan'da cumhuriyet, demokrasi, bireysel ve toplumsal özgürlükler ve taleplerde bazı değişiklikler olabilecektir.
Bugün Afganistan'da durum geçen 20 seneye göre hayli değişmiştir. Taliban da bunu çok iyi şekilde farkındadır. Kısa süren önceki hükümeti döneminde olduğu gibi yeni dönemde diğer etnik, siyasi ve mezhebi grupların rolü ve yerini hükümet kurarken gözardı edemez.
Nitekim Taliban 13. maddelik bildirisinde de yeni hükümetin muhtelif gruplar ve şahsiyetlerin katılımıyla kurulacağını deklare etmiştir. Buna rağmen bazı uzmanlar, Taliban'ın bu ülkedeki diğer siyasi aktörler için eşit paylaşımda bulunmayacağına inanıyor.
Bu şartlarda Taliban, Afganistan'da siyasi gücün esas kısmını kendi eline tutarken, anayasaya kendi ideolojisinin bir bölümünü dahil etmesi halinde, Hikmetyar İslam Partisi dışında diğer grupların yeni hükümetin kuruluşunda yer alması ise uzak bir ihtimal olacaktır.
Sonuç itibarıyla Afganistan'da ABD destekli Eşref Gani hükümetinin düşmesi ve Taliban'ın Kabil'de kontrol sağlamasıyla Afganistan'da yeni bir dönem başlamıştır. Yeni dönemde neler olacağı ve Taliban'ın diğer gruplar ve şahsiyetlerle işbirliğinin nasıl ve ne şekilde olacağını görmek için beklemek gerek./