Siyonist Rejim İsrail'in Bölgesel Gerilimlerdeki Rolü
Azerbaycan Cumhuriyeti makamlarının Ermenistan yetkilileri ile rahat bir şekilde diyaloglarını sürdürdüğü bir sırada, Bakü hükümetine bağlı siyasi uzmanlar İran'a karşı nefret dalgası oluşturmak için bu ülkenin medyaları aracılığı ile faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürmektedirler.
Bakü medyasının İran'a karşı propagandaları, Müslüman Azerbaycan Cumhuriyeti halkı ile İlham Aliyev hükümeti arasında komşu ülkeler hususunda ciddi görüş ayrılıklarının olduğunu gösteriyor. Bu hususta kimi Azeri görüş sahipleri yabancı devletlerin Azerbaycan Cumhuriyeti'nin içişlerine yönelik müdahalelerinin ve etkilerinin ciddi dereceye ulaştığını düşünüyorlar.
Örneğin, Azerbaycan Cumhuriyeti Dini Cemiyeti lideri Hac Ilgar İbrahimoğlu bu ülkede kimi garazkar akımların Bakü-Tahran arasındaki siyasi ilişkilerdeki gerilimi bahane göstererek İslamofobi yönünde faaliyet göstermelerini abes ve beyhude bir çaba olarak değerlendirmektedir.
Bu tanınmış Azerbaycanlı uzman internetten yayın yapan Müsavat TV kanalına verdiği canlı röportajında şu açıklamalarda da bulundu: "Azerbaycan halkı Komünist kafirlerin 70 yıllık hakimiyeti sırasında da İslam'ı korudular ve hiç bir güç İslam'ı bu insanlardan alamadı."
Azerbaycan Cumhuriyeti dini lideri Siyonist Rejim İsrail'in son dönemde İran'a yönelik tehdit içerikli konuşmalarına da değinerek " Irkçı İsrail rejimi İran'a yönelik tehditlerini hayata geçirme kabiliyetine sahip değildir." dedi.
Son zamanlarda da İlham Aliyev Ermenistan güçlerine yönelik askeri saldırıların başlatılması yıldönümü dolayısı ile garip bir girişimde bulunarak dolaylı bir şekilde İran'ı Azerbaycan Cumhuriyeti'nin yeni dış düşmanı olarak tanıttı.
Kuşkusuz aliyev’in son açıklamaları Bakü'de faaliyet gösteren Siyonist diplomatların aldatmaları ve kimi bölge siyasetçilerinin kışkırtmaları ile gerçekleşmiştir ve sonuçta uzun vadeli olarak Bakü için çıkar sağlayamayacaktır. Hacı Ilgar İbrahimoğlu da "Defalarca Siyonist Rejimin bizim topraklar, ve şehitlerimizin kanı ile özgürleştirdiğimiz bölgelerden İran'a mesaj göndermemesini söyledik. Bu durum tamamen bizim aleyhimizedir." vurgusunda bulundu.
Tüm bunlara rağmen ırkçı Siyonist Rejim İsrail hala Aras nehrinin Kuzeyinde faaliyet göstermektedir. Görünen o ki İran halkı ve hükümetine karşı nefret saçma olayları da Siyonistlerden kaynaklanmaktadır.
Bu doğrultuda Aliyev hükümetine bağlı medya organları da koordineli bir şekilde Türkiye, Pakistan ve Siyonist Rejimi Müslüman Azerbaycan halkının Karabağ savaşındaki gerçek ortakları olarak tanıtmaya çalışıyorlar.
Azeri yetkililer, kolluk kuvvetleri ve güvenlik güçleri de sözde Bakü müttefiklerinin bayrağını yükselterek Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Müslüman halkını İran'a karşı nefreti yaymaya zorlamışlardır. Ancak İkinci Karabağ Savaşı sırasında İran, Birinci Karabağ Savaşında olduğu gibi Azerbaycan Cumhuriyeti halkının haklarını destekledi ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptı.
Bu desteğe rağmen, bu ülkede İran'ın Azerbaycan Cumhuriyeti'ne yaptığı yardımdan bahsetmenin yasaklandığı ve hatta bu konuda her zaman itirafta bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın da son zamanlarda "iki ülke ilişkileri lehindeki açıklamalarını tersine çevirdiği" görülmektedir.
Bu koşullar altında Tahran-Bakü ilişkilerinin gelişmesinin düşmanları, İran'la olan düşmanlığı artırmanın yanı sıra, bazı talihsiz olayları dini meselelere bağlayıp, Aras nehri kuzeyindeki Şia mezhebini, sahte iddialarla bastırmaya çalışıyorlar.
Azerbaycan Cumhuriyeti Müslüman halkı ise İlham Aliyev hükümetinin politikalarına karşı çıkmaya devam ederek, Aliyev hükümetinin de yardımı ile başlayan ırkçı İsrail rejiminin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarındaki varlığını engellemeye çalışıyorlar.
Bu görüş ayrılıkları, halkın talepleri ile İlham Aliyev hükümetinin emirlerinin uygulanması arasındaki büyük mesafeyi göstermektedir. Aslında Azerbaycan Cumhuriyeti dini cemaatinin liderinin bu son açıklamaları, bu Müslüman ülkenin hükümeti ve milletinin bir birinden koptuğunu gösteriyor./