Yunanistan ile Fransa Arasındaki Savunma Anlaşmasının Onaylanması
Yunan milletvekilleri Perşembe günü Fransa ile üçüncü bir ülke tehdidine karşı savunma anlaşmasını onayladılar. Stratejik askeri ve savunma işbirliği anlaşması iki ülke arasında yakın zamanda imzalanmış ve Yunanistan'a üç Fransız savaş gemisinin satışını içeriyordu.
Yunanistan Başbakanı Kyriakis Miçotakis, anlaşmanın meclis oylamasından önce yaptığı açıklamada, "Anlaşma, ilk kez, üçüncü bir tarafın iki ülkeden birine saldırması durumunda askeri yardım gönderileceğini şart koşuyor." dedi. Miçotakis zımni bir şekilde Türkiye'ye atıfta bulunarak, "Akdeniz'de kimin kimi savaşla tehdit ettiğini hepimiz biliyoruz" diye ekledi.
Bu savunma anlaşmasının Yunanistan Parlamentosu'nda onaylanması, Avrupa'da askeri işbirliği alanında önemli bir gelişme sayılır Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yayılmacılığına karşı atılan bir önemli bir adımdır.
Almanya'dan sonra Avrupa'nın en önemli ikinci ülkesi olan ve Avrupa'da her zaman bağımsız savunma kabiliyetlerinin oluşturulmasını savunan ve aynı zamanda Türkiye ile son yıllarda sayısız gerilimler yaşayan Fransa, şimdi de bir savunma kararı alarak Akdeniz çatışmasına girmiş ve Yunanistan ile anlaşmaya yönelerek direkt Doğu Akdeniz sahasına inmiştir.
Yunanistan ve Fransa, her ikisi de NATO üyesidir, buna göre bir üye ülkeye yapılan saldırı tüm üyelere yapılmış sayılır. Ancak paktın üyeleri olan Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilimler askeri ittifakta durumu iyice karıştırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz'de bu ülkenin artan askeri varlığının altını çizerek Türkiye'yi Yunanistan ile tartışmalı sularda petrol ve doğalgaz aramalarını askıya almaya çağırdı.
Aslında, Kıbrıs konusundaki tarihi ve uzun süredir devam eden anlaşmazlıklara ek olarak, Yunanistan ve Türkiye son yıllarda Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları ve enerji kaynakları konusunda geniş çaplı gerginlikler ve anlaşmazlıklar ile karşı karşıya kaldı. İki ülke şu anda sorunlar sistemi ile karşı karşıya olduğu söylenmelidir.
Jeopolitik meseleler uzmanı Salar Seyfeddini ise Yunanistan ve Türkiye arasındaki geniş çaplı ihtilaflar ile ilgili şu değerlendirmede bulunmaktadır: "Türkiye'nin Ege adalarında yeniden gözden geçirilmesini istediği konuların yanı sıra Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'in doğalgaz kaynakları, göçmenler ve Yunanistan'daki Türk azınlığın hakları da bunun bir parçasıdır.
Yunanistan şimdi de Türkiye tehdidine karşı hava ve deniz kuvvetlerini hızla modernize ediyor. Daha önce, savunma anlaşmasının imzalanmasına tepki olarak Türkiye, Yunanistan'ı Akdeniz'de aşırı isteklerde bulunmakla suçladı ve bu girişimin Ankara'nın bölgedeki haklarını koruma kararlılığını pekiştireceğini vurguladı.
Ancak Paris, Yunanistan ile imzalanan savunma anlaşmasının Türkiye'yi hedef almayacağını, iki ülkeye karşı üçüncü bir ülke saldırısına karşı koymayı amaçladığını bildirdi. Buna rağmen Türkiye'nin mevcut durumda Yunanistan için en önemli tehdit olduğu aşikardır.
Yunanistan'ın Fransa ile askeri ilişkilerinin güçlendirildiğinin duyurulması, Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Yunanistan'a çok sayıda Fransız Rafale uçağının satışının bölgedeki güç dengesini değiştirmeyeceğini söylemesinin ardından geldi. Yunanistan, daha önce Fransa'dan 18 Rafale savaş uçağı ve Türkiye ile yaşanan gerginlikler sırasında hava kuvvetlerini modernize etmek için altı tane daha satın aldı.
Libya'dan Güney Kafkasya'ya ve Doğu Akdeniz'e kadar bölgelerde siyasi ve askeri işgallere ve müdahalelere baş vuran Türkiye makamları şimdi de kimsenin ona karşı koyamayacağına dair açıklamalarda bulunmaktadır. Şimdi Fransa ile Yunanistan arasındaki ikili savunma anlaşmasının Yunan parlamentosunda onaylanmasıyla birlikte yeni bir değişken olan Fransa'nın Yunanistan ile Türkiye arasındaki çatışma alanına gireceği söylenebilir. Bu durum, Paris'in Yunanistan'a askeri desteği göz önüne alındığında, Ankara'nın Akdeniz'de Atina'ya karşı manevra gücünü zayıflatacaktır.