Biden'ın Seçimlerdeki Zaferinden Bir Yıl Sonra Karşılaştığı Sorunlar
Joe Biden, ABD başkanlık seçimlerini kazandıktan 1 yıl sonra ve başkanlık koltuğuna oturmasından 10 ay sonra, türlü sorun ve engellerle karşılaşmıştır. Son anketler ise mevcut Amerika başkanından memnuniyet oranının yüzde 45'in altına düştüğünü gösteriyor.
Amerika başkanı Joe Biden, ülkenin siyasi ve ekonomik koşullarının iyileşmesi vaadinde bulunsa da halihazırda başkanlık koltuğuna oturmasının üstünden 10 ay geçmesine rağmen performansı hem ekonomik, hem de siyasi alanlarda ciddi eleştirilere ve sorgulamalara yol açmıştır.
Ekonomik alanda, enflasyonun artması ve halkın alım gücünün azalması Amerikan halkını kızdırmıştır. Halbuki Biden hep fiyatlardaki artışın koronavirüs pandemisinin yol açtığı resesyondan kaynaklandığını ve durumun hızlı bir şekilde iyileşeceğini iddia etmişti. Ancak halihazırda enflasyon artışı Biden hükümetinin ciddi bir sorunu haline gelmiştir. Öyle ki Amerikalılar hala gıda, mazot ve diğer tüketim ve sarf malzemelerinin fiyatlarının son yüzyılda eşine rastlanmamış bir şekilde artışına tanıklık yapmaktadırlar.
Beyaz Saray iletişim bürosu müdür yardımcısı Kit Burner bu hususta şöyle diyor: " Bu bağlamda ciddi sorunlar söz konusudur. Özellikle koronavirüs pandemisi sonrası ekonomik durumun eski normal haline dönmesi baş sorun sayılır. "
Amerika hazine bakanı Jannet Yellen enflasyonun gelecek yıla kadar aynı ekonomik koşulların devam etmesinden dolayı düşmeyeceğini belirtti. Bu açıklamalar ve gidişat ise Amerikalıları kaygılandırmış ve Biden hükümetinin ekonomik siyasetlerine kötümser yaklaşmalarına neden olmuştur.
Amerika'da siyasi meseleler uzmanı Dave Perkins şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "Amerika'da yapılan ankete göre, katılımcıların yüzde 54'ü Amerika hükümetinin ülkenin ekonomik durumunu kötü bir yöntemle yönettiğini düşünüyor. "
Biden, " Daha İyi Yapılanma" isimli planı ile daha iyi koşullar yaratma vaatlerini gerçekleştirmeye çalışmıştır. Amerika başkanı şu açıklamada da bulunmuştur: " İnsanlar rahatsızlar. Kovid'den okula, istihdamdan yakıt fiyatlarına kadar hep tereddütler yaşamaktadırlar. Benim reformlar yapılırsa, planımı hayata geçirebilirsem her şeyin hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlayabilirim. "
Aşılama alanında yayımlanan son istatistiklere göre de şimdiye dek Amerika nüfusunun toplamının yüzde 58'i her iki Covid19 dozunu almışlardır. Ancak Amerika nüfusunun büyük bir kesimi aşıların muhtemel yan etkilerinden kaygılı oldukları için aşılanıp aşılanmama hususunda tereddütler yaşamaktadırlar. Buna rağmen Amerika'da koronavirüse yakalanma rakamları 46 milyona ulaşmıştır. Bunlardan 759 bini hayatlarını kaybetmiş ve sonuçta bu ülke hala dünya genelinde virüsün bulaşması açısından dünyada ilk sıraya yerleşmiştir.
Siyasi açıdan, Amerika başkanı Joe Biden, Su ve İklim Anlaşmalarına veya BMT İnsan Hakları Konseyine geri dönmek yönündeki girişimlerinde bulunsa da Amerikan askeri güçlerini Afganistan'dan alelacele, plansız ve aşağılanmış bir şekilde çekmesi kararı geniş çaplı eleştirilere neden olmuştur. Wall Street Journal gazetesi ise kimi Ajanslar ve Araştırma Merkezlerinin Joe Biden hükümetinin Amerikan güçlerini Afganistan'dan çekme hususundaki kararını araştırmaya başladığını duyurdu. Halbuki birçokları Taliban'ın Afganistan'da Amerikan çekilmesi ardından güç kazanmasını Joe Biden hükümetinin yanlış siyasetlerinin sonucu olarak görüyor. Kimileri bu alanda Amerika başkanı hakkında gensoru açılmasını bile istiyor.
Sonuçta Joe Biden'ı zor günlerin beklediği söylenmelidir. Amerika başkanı Joe Biden kısa sürede Amerika ekonomisine çekidüzen veremezse ve koronavirüsün yıkıcı etkilerine galip gelemezse Cumhuriyetçiler doğal olarak gelecek seçimlerde seçimleri kazanmak için daha fazla şansa sahiptir. Böyle bir ortamda, Demokratların hem kongrede hem temsilciler meclisinde 2022 Kasım seçimlerinde sandalyeler kaybedecekleri öngörülebilir. Sonuçta gidişat bu şekilde devam devam ederse Kasım 2024 seçimlerinde de Cumhuriyetçilerin başkanı belirlemesi muhtemeldir.