Biden'ın Amerika'da Görülmemiş Enflasyona Tepkisi
-
Biden'ın Amerika'da Görülmemiş Enflasyona Tepkisi
30 yıl içerisinde görülmemiş enflasyon oranları ile karşılaşan Amerikan hükümetinin başında bulunan Joe Biden, ekonomik talimatlar vererek durumu kontrol etmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Joe Biden Çarşamba günü bir bildiri yayımlayarak enerji ve yakıt fiyatlarının artmasının enflasyonun artmasının nedeni olduğunu belirterek enflasyonun düşürülmesinin hükümetinin önceliği haline geldiğini iddia etti.
Amerikan halkının alım gücünün azalması ve enflasyonun artması Biden yönetiminden duyulan memnuniyetsizliğin artmasına neden olurken, Biden her zaman koronavirüs salgınının neden olduğu durgunluk nedeniyle yükselen fiyatların geçici olduğunu ve hızla düzeleceği konusunda ısrar etti. Ancak artan enflasyon, Biden hükümetinin çok ciddi ve büyük bir sorununa dönüşmüştür. Öyle ki Amerikalılar hala temel emtialar, enerji ve yakıt ve diğer tüketim mallarında mevcut yüzyılda görülmemiş artışlar ve zamlara tanıklık ediyorlar
Tüketicilerin emtia satın almak ve hizmet almak için ne kadar ödediğini gösteren tüketici fiyat endeksi Ekim ayında yüzde 6.2 artarak 30 yılın en yüksek seviyesini gördü. Amerika Birleşik Devletleri genelinde ortalama benzin fiyatı, 2014'ten bu yana en yüksek fiyat olan galon başına 3.42 dolara ulaştı.
Artan benzin fiyatları, gelecek yıl yapılacak ara seçimlere odaklanan Demokratlar için ağır siyasi sonuçlar doğurabilir.
Siyasi meseleler uzmanı olan Max Kaiser şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "Amerika Birleşik Devletleri'nde temel mallar ve konut fiyatlarının artması, bu ülkedeki enflasyonun Federal Rezerv'in insanların bilmesini istediğinden çok daha yüksek olduğunu gösteriyor".
Halihazırda ABD ekonomisi, özellikle Koronavirüs salgınının olumsuz ekonomik etkileri nedeniyle arz ve talep arasındaki dengesizlik sebebiyle 1991'den bu yana eşi benzeri olmayan yükselen fiyatlar ve yükselen enflasyonla karşı karşıya kalmıştır.
Bir yanda artan tüketici talebi, diğer yanda arz yetersizliği ve artan ücretler ABD ekonomisi üzerinde baskı yaratarak eşi görülmemiş bir enflasyona da neden olmuş. Aslında, ABD Hazinesi ve Beyaz Saray'ın emtialardaki keskin düşüşe, tüketici talebindeki önemli artışlara ve hızla artan tüketici talebine karşı ekonomik politikaları koordine etme baskısı altında kalmasıyla birlikte, Amerika'daki yıllık enflasyon son otuz yıldır yükselişe geçmiştir.
Devam eden salgın ve yüksek koronavirüs yakalanma oranı, özellikle "delta varyantının" yayılması, temel malların tedarik zincirinin bozulması, işçi ve kamyon şoförü yokluğu ve azlığı sıkıntısı, düşük iş ve istihdam oranları ve artan hammadde ve ara mal fiyatları gibi iç faktörler dahil olmak üzere etkenlerin ABD ekonomik faaliyetini ve büyümesini olumsuz etkilemiş ve enflasyondaki mevcut sıçramada rol oynamış olduğu söylenmelidir.
Ancak ekonomistler, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki enflasyondaki mevcut sıçramadaki bir başka faktörün, gelecekteki enflasyonla ilgili tüketici beklentilerine dayalı olarak daha fazla fiyat artışı için zeminlerin hazır olduğuna inanıyor. Bu mesele, federal hükümet için alarm zillerini çaldırmıştır. Amerikan toplumunda popülaritesinde eşi görülmemiş bir düşüşle karşı karşıya olan Joe Biden, çeşitli kurumlara ve ekonomi danışmanlarına fiyat ihlallerini önlemek ve enflasyonu daha da artmaların önüne geçmek için adımlar atmaları talimatını verdiğini söyledi.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen'ın geçtiğimiz günlerde mevcut ekonomik koşullarla enflasyonun gelecek yıla kadar düşmeyeceğini tahmin etmesi, birçok Amerikalıyı da endişelendirdi ve Biden'ın ekonomi politikaları konusunda insanları tereddüde düşürdü. Bununla birlikte, Biden'ın ekonomik planları onaylanıp uygulansa bile mevcut ABD enflasyon oranında ani bir düşüşün gerçekleşmesi pek olası değildir.