BM Afganistan Özel Temsilcisi'nin Güvenlik Konseyi'ne raporu üzerine
BM'nin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, Güvenlik Konseyi'ne sunduğu raporunda Taliban geçici yönetiminin terör örgütü IŞİD ile mücadele edebilecek gücü hakkında şüpheleri olduğunu ifade ederek, Taliban'ın Afganistan'da kontrol sağlamasından sonra, bu ülke halkının uluslararası camia tarafından unutulduğunu hissettiğini belirtti.
Afganistan'da IŞİD'in terör saldırılarının düzenlendiği bir sırada BM Güvenlik Konseyi, Afganistan Özel Temsilcisi'nin hazırladığı raporunun dinlenmesi amacıyla toplantı düzenledi. Günümüzde Afganistan'da terör örgütü IŞİD, saldırılarını tırmandırmıştır.
Nitekim son haftalarda IŞİD tarafından düzenlenen kanlı ve vahşi saldırılarda onlarca masum Afgan vatandaşı hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır. BM Afganistan Özel Temsilcisi'nin ifadesine göre, bu ülkenin içinde bulunduğu mevcut durumdan tek çıkış yolunun Taliban'ın ülkedeki tüm siyasi gruplarla diyalog içine girmesi ve kelimenin gerçek anlamıyla tüm etnik ve siyasi grupların katılımıyla kapsayıcı bir hükümet kurmasından ibarettir.
Afganistan gelişmelerini takip eden uzmanlardan Pir Muhammed Mollazehi bu hususta yaptığı açıklamada, "terör örgütü IŞİD'in Afganistan'daki eylem ve faaliyetlerinin, sadece bu ülke halkı değil bölge ülkelerini ve BM'yi de endişelendirmiştir çünkü Afganistan halkı ve de bölge güvenliğini tamamen etkilemiştir, bunun da herkesin zararına olduğunu" bildiriyor.
Aslında, BM, Afganistan'daki politikalarını hayata geçirmek için gereken yaptırım araçlarına sahip değil ve BM'nin Afganistan özel temsilcisinin raporu da, bu ülkenin durumunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerine yansıtmak ve anlatmaktan başka bir şey değildir.
BM Güvenlik Konseyi'nin politikaları büyük ölçüde ABD'nin politikaları etkisi altında olduğu, herkes tarafından çok iyice bilinmekte. Bu nedenle Afganistan halkı, BM Afganistan özel temsilcisi Deborah Lyons'un sunduğu raporun kendileri için bir getirisi olacağına ve hayatlarını etkileyeceğine inanmıyorlar.
Bunun için Afganistan sorunlarının çözüm anahtarı, bu ülkenin ABD tarafından bloke edilen paralarının serbest bırakılmasını ve ülkenin ekonomik durumunun iyileşmesini isteyen Taliban'ın elindedir. Bu grubun gelinen noktada kendi politikaları ve yönetimi hususunda uluslararası camianın güvenini kazanmak için etkin ve önemli atımlar atması şarttır. Kuşkusuz Afganistan'ın komşuları özellikle Taliban üzerinde etkili olan ülkeler, bu grubu teşvik etmek ve özendirmek için çaba göstermeleri gerekiyor.
Siyaset uzmanlarından Muhsin Pakayin ise bu hususta şöyle diyor:
"Afganistan'a komşu ülkeler doğrudan veya dolaylı olarak kapsayıcı hükümetin kurulması ve bunun nasıl gerçekleşmesi gerektiği hakkında kendi görüşlerini Taliban'a iletmelidirler ve bu hususta ortak bir yaklaşım sergilemeliler."
Sonuç itibarıyla gelinen noktada, uluslararası camianın Afganistan'da kapsayıcı hükümetin kurulmasına ilişkin sıklıkla yaptıkları açıklama ve vurgular, Taliban'ın bu hususta uluslararası camianın güvenini kazanma konusunda başarılı olmadığını gösteriyor.
Ülkelerin Afganistan'da Taliban tarafından kapsayıcı hükümetin kurulması hakkındaki görüşleri farklı olsa da, her ülkede böylesi bir hükümetin kurulması dünyada kabul edilen süreç ve modellere uygun olmalıdır. Aynı durum Taliban için de geçerlidir. Bu çerçevede, Afganistan'da siyasi partilerin kurulması, genel seçimlerin düzenlenmesi, kadınlar başta olmak üzere vatandaşların haklarına saygı gösterilerek riayet edilmesi, kapsayıcı hükümetin özellikleri arasında yer almakta.
Böyle bir hükümetin şemsiyesi atlında, toplumun tüm bireyleri, huzur içinde yaşayabilir./