Fransızların Macron ve Le Pen’e “hayır” haykırışları
Fransa'da cumhurbaşkanlık seçimlerin ikinci turuna bir hafta kala, Fransız halkının seçim protestolarında yeni bir aşama başladı. Protestocular, Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunun sonuçlarını sorgulayarak, ikinci tur adaylarını yetersiz ve beceriksiz olarak nitelendirdi ve hiç birinin ülkenin cumhurbaşkanlığı seviyesinde olmadığını belirtti.
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu 10 Nisan'da yapıldı ve resmi sonuçlara göre, görevdeki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve aşırı sağ Fransa Ulusal Birlik Parti adayı Marine Le Pen sırasıyla oyların yüzde 27,84'ünü ve yüzde 23,15'ini kazanarak, cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turuna yükselmeyi başardılar.
Fransa’da yapılan son cumhurbaşkanlık seçimlerine katılım oranının düşük olduğu belirtiliyor. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turuna katılım oranı bir önceki döneme göre önemli bir düşüş göstererek %25,48 seviyesinde gerçekleşti.
Ifop-Fiducial anket kurumunun Fransa TV kanalları için hazırladığı yoruma göre Fransa’da cumhurbaşkanlık birinci turu, seçmenlerin ilgisizliğinden etkilendi. Nitekim ilk turdaki katılım oranı, Fransa'da son 20 yılın en düşük seviyesiydi.
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu 24 Nisan'da yapılacak fakat Fransa'da siyasi ve sosyal protesto dalgası hala yükselmeye devam ediyor.
Fransa'da 2018'de yükselen akaryakıt fiyatları ve vergi artışlarına itiraz etmek için toplumsal protestolar başlasa da Macron'un halkın isteğine kayıtsız kalarak hiçe sayması protestoları yoğunlaştırdı. Hatırlanacağı gibi bu protestolar sonunda Sarı Yelekliler hareketinin oluşumuna yol açtı.
Şimdi de Sarı Yelekliler, anti-faşist örgütler, göçmen dernekleri ve birçok sendikanın da aralarında olan Fransız protestocular, cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve rakibi Marine Le Pen'in ikinci tur seçimlerine çıkmasını kınamak için sokaklara dökülüyor. Onlara göre, bu adayların hiçbiri Fransa'daki mevcut sorunları çözmeyi beceremez.
Macron siyasi açıdan, Fransa ve Avrupa'da yaşam standartlarını yükseltme, ekonominin temellerini güçlendirme, yasal emeklilik yaşını 65'e yükseltme, sosyal yardımları artırma ve veraset vergilerini düşürme vaatlerinde bulundu; fakat bu vaatler ülke halkının büyük çoğunluğu için inanılmaz ve kabul edilemezdir. Onlar özellikle ekonomik alanda Macron'un 5 yıllık performansını eleştiriyor ve şimdi bile onun vaatlerini gerçekçi bulmuyorlar. Protestoculara göre Macron'un konuşmaları ve eylemleri arasında çok fazla çelişki var.
Diğer yandan, Macron’un rakibi Le Pen'in politikaları da pek çok Fransız vatandaşı tarafından onaylanmıyor. Marine Le Pen’in İslamofobik tutumları ve tesettür karşıtı duruşu, yasadışı göçmenleri sistematik olarak sınır dışı etme vaadi ve Rusya politikalarına verdiği destek, Fransız vatandaşlarını kendisinin cumhurbaşkanlığına aday göstermek için uygun olmadığı kanaatine getirdi.
Sarı Yelekliler hareketinin birçok eski aktivisti de bu seçimde önde gelen siyasi partilerin propagandasını sorgulayarak, Parisli politikacıların halk kitlelerini umursamadığına inanıyor.
Siyasi bilimler uzmanı Magali Dela Soda bu konuda şöyle diyor: Cumhurbaşkanlık seçim kampanyaları, kamuoyunda politikacılara karşı öfkeyi daha da yoğunlaştırdı. Aslında protestocuların öncelikleri ile siyasi partileri ve medyayı ilgilendiren konular arasında büyük bir çatlak var. Ülkede enerji ve gıda fiyatların artması ayrıca sınıflar arasındaki uçurumların derinleşmesi, savaşla başlamadı.
Her halükarda, önümüzdeki günler Fransa'nın siyasi geleceği ve hatta Avrupa Birliği'nin siyasi alanı için çok önemli günler sayılıyor. fakat, hoşnutsuzlukların artan dalgası ise 26 Nisan seçimlerini zorlaştırmış görünürken, seçimleri boykot etmek ve katılım oranının tekrar düşük olması endişeleri daha da artmış bulunuyor.
Gerçi yapılan yeni anketlere göre Macron'un kazanma ihtimali yüksek olsa da, verdiği sözler ve karnesi arasındaki farklar ise Fransa cumhurbaşkanı için yeni sıkıntılara yol açabilir./