Cannes Film Festivali'nin Politize Ödülleri 
https://parstoday.ir/tr/news/world-i209702-cannes_film_festivali'nin_politize_Ödülleri
Dünyanın en çok tanınan film festivallerinden Fransa'nın Cannes film festivali bir kez daha gündemde.  Bu festivalde, ödülleri kazananlar öyle bir koşulda seçildiler ki bu seçiliş sürecinde profesyonel olmayan tamamen politize bir bakış göze çarptı. Bu tür uluslararası festivallerin de açıkça siyasete alet olduğu ortaya çıktı. 
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Haziran 02, 2022 01:10 Europe/Istanbul
  • Cannes Film Festivali'nin Politize Ödülleri 

Dünyanın en çok tanınan film festivallerinden Fransa'nın Cannes film festivali bir kez daha gündemde.  Bu festivalde, ödülleri kazananlar öyle bir koşulda seçildiler ki bu seçiliş sürecinde profesyonel olmayan tamamen politize bir bakış göze çarptı. Bu tür uluslararası festivallerin de açıkça siyasete alet olduğu ortaya çıktı. 

Bu bağlamda Cannes film festivali hakkında dört önemli nokta dikkat çekmektedir. 

İlk nokta; Cannes Film Festivali'nin apaçık siyasallaşması ve sanatsal yönün Batı'nın politik eğilimleri ve çıkarları karşısındaki yenilgisi ve etkisizliğidir. Böylece siyasal bir egemenlikten söz edilmesi mümkün. Bunun doruk noktası, Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın festivalin açılış töreninde yaptığı konuşma oldu. Dünya Film ve Sanat Festivallerinin örf ve adetlerine aykırı olarak, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelensky'nin savaş ve sinema bahanesiyle online ve videolu olarak katıldığı festivalin açılış töreninde yaşananları anlatması bu hususa ters düştü. Aslında Ukrayn Cumhurbaşkanı Vladimir Zelensky, festivalde savaş filmi olan bir sanatçı veya sinema sanatkarı olarak değil, Rusya'ya karşı Batı destekli bir lider olarak, ABD ve Avrupa ülkelerinin son aylarda sürdürdüğü Rus karşıtı politikaların devamı niteliğinde bir savaşın taraflarından birinin lideri olarak siyasal bir şahsiyet olarak konuştu.

İkinci nokta; Filmlerin değerlendirilmesinde sanatsal ve profesyonel unsurların göz ardı edilmesi. Temelde sanat festivallerinin felsefesi, dünya ülkelerinin görkemli üretimlerini sanatsal ve profesyonel bir yarışmada test etmektir. 75 yıldır düzenlenen ve köklü bir geçmişe sahip olan Cannes Film Festivali olarak, zaman içinde ve elbette ilerledikçe festivallerin ve gösterilen filmlerin sanatsal değerinin ve profesyonel yönünün kaybolduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Gösterilen ve ekranlara taşınan filmlerin bazılarında, özellikle ülke dışında faaliyet gösteren İranlı yönetmen ve oyuncuların yer aldığı filmlerde, filmlerin yapım ve içeriğinde daha az sanatsal bileşen görüyoruz ve daha çok İran toplumunun mevcut gerçekliği ile uyumlu olmayan çarpık ve yıkıcı bir İran toplumu imajı çizilmesi görülmektedir. Bu filmlere ve Cannes Film Festivali'nin yaklaşımına karşı İran toplumundan geniş tepkiler de gelmeye devam etmektedir. 

Üçüncü nokta; Fransa'da 75. Cannes Film Festivali'nde görülen, Batı'nın özellikle Avrupa ülkelerindeki din karşıtı yaklaşımının devam etmesidir. Bu Festivalde gösterilen ve festivalde en iyi kadın oyuncu ödülünü tırnak arasında kazanan "Kutsal Örümcek" filmi, "Salman Rüşdi"nin Şeytan Ayetleri eseri ve Kur'an-ı Kerimi yakanlara yönelik yaklaşımının Avrupa ülkelerinde devamı niteliğindedir.

"Kutsal Örümcek" filmi, Şiilerin sekizinci imamının kutsal Meşhed kentindeki kutsal türbesine hakareti sergilemektedir. Gerçek şu ki, İslam ve İslamcılık son yıllarda hep Avrupa ülkelerinin halkları arasında büyümüştür. Bu eğilimden umutsuz olan Avrupa hükümetleri, İslam karşıtlığını İslam Peygamberine ve İslam kutsallıklarına ve mezhepsel olarak da  Şii İmamlara hakaret de dahil olmak üzere çeşitli şekillerde gündeme getirmişlerdir. Buna göre içeriksiz ve asgari sanatsal yaratıcılığa sahip filmler, yalnızca İslam dinini aşağılamak amacıyla üretilmekte ve yayınlanmaktadır ki bu, başta İran İslam Cumhuriyeti olmak üzere tüm dünyadaki Müslümanların duygularını incitecek bir eylemdir.

Dördüncü nokta; Cannes Film Festivali de dahil olmak üzere son yıllarda uluslararası sanat festivallerinin performanslarının incelenmesi, bu festivallerin hükümet politikasından bağımsız olmadığını ve Batılı hükümetlerin bu festivallerin ana operatörleri olduğunu gösteriyor. Bu nedenle filmlerin değerlendirilmesinde ve kazananların tanıtılmasında Batılı hükümetlerin ve etkili Siyonist lobiye bağlı şahısların görüş ve politikaları da öne çıkıyor. Bu arada 75. Cannes Film Festivali'nde Şiilerin sekizinci İmamı hakkında din karşıtı ve aşağılayıcı bir film gösterilecek ve övülecek, Batılılar dinlere saygıyı ve dini ayrımcılığın yokluğunu insan haklarının temel ve ihlal edilemez bir ilkesi olarak teşvik edecektir. Böyle bir dünya yok. Cannes Film Festivali'nin performansı, insan haklarının  sadece görünüşte Batı'nın ilgi odağı olmaya devam ettiğini ve pratikte açıkça Batılı güçlerin çıkarlarının ve politikalarının hizmetinde bir araç olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.