18. Astana süreci ile ilgili gelişmeler
Kazakistan'ın başkenti Nursultan Rusya, İran ve Türkiye'nin garantör olduğu ve Suriyeli tarafların masada yer aldığı Astana formatındaki görüşmelerin 18. turuna ev sahipliği yaptı.
Kazakistan'ın başkenti Nursultan'da Astana müzakerelerinin 18'inci turu Perşembe günü başladı ve Cuma günü sona erdi. Cuma günü yapılan ikili görüşmeler kapsamında İran ve Suriye heyetleri bir araya geldi.
Nursultan'da İran heyetine Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Asger Hacı başkanlık etti. Rusya’dan Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Türkiye'den ise Dışişleri Bakanlığı Suriye Genel Müdürü Büyükelçi Selçuk Ünal katıldı.
Görüşmelerde, taraflar Suriyeli mültecilerin dönüşü için koşulların sağlanması başta olmak üzere Suriye’deki insani ve sosyo-ekonomik durum, Cenevre’deki Anayasa Komitesi çalışmaları, güven artırıcı önlemler, rehinelerin serbest bırakılması ve kayıp kişilerin aranması gibi konuları masaya yatırdı. Suriye krizine çözüm amaçlı oluşturulan Astana görüşmelerine, Ocak 2017’den bu yana Kazakistan’ın başkenti ev sahipliği yapıyor.
İran heyeti başkanı Ali Asger Hacı, toplantının ikinci gününde Suriye Arap Cumhuriyeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakan Yardımcısı Dr. Eymen Susan başkanlığındaki heyet ile bir araya geldi.
Asger Hacı, Astana görüşmelerinin ilk gününde Rus heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede Suriye'deki son siyasi ve saha gelişmeleri gözden geçirildi. Görüşmede İranlı yetkili, Suriye'deki gelişmelere değinen, Suriye krizinin barışçıl çözümünde garantör ülkelerin önemini ve ortak iradesini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Başdanışmanı, ırkçı İsrail rejiminin yakın zamanda Şam Uluslararası Havalimanı'na yönelik geniş çaplı hasara yol açan saldırısını kınadı ve rejimin Suriye'nin kentsel altyapısına zarar verecek saldırılarının devam etmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Ali Asger Haci, başta Amerikalılar olmak üzere Batılı ülkelerin insani yardımları siyasallaştırma davranışlarını eleştirerek, bu konuda ayrımcı bir davranış olmadan uygulanması çağrısında bulundu.
Rusya Devlet Başkanı'nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentyev de, İran ve Rusya'nın Suriye'deki ortak tutumlarını vurgulayarak, bu konudaki ikili işbirliğinin genişletilmesini memnuniyetle karşıladı. İran ve Rus diplomat, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve ulusal egemenliğine saygı da dahil olmak üzere tüm Astana anlaşmalarının uygulanmasının önemini vurguladı.
Bu toplantıyla ilgili birkaç nokta göze çarpmaktadır. Birinci nokta, son üç yıldır bu toplantılarda anayasa oluşturma konusunun en önemli gündem maddelerinden biri olarak izlenmesine rağmen şu ana kadar kesin bir sonuca varılamamış olunmasıdır.
İkinci nokta, Astana toplantısının nihai açıklamalarında belirtilenlerle sahada yapılanlar arasında açık çelişki olduğudur. 18. Zirvenin nihai bildirisinde, Astana Zirvesi garantörleri Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan sıkı bağlılıklarını yeniden teyit ettiler. Bu arada, Türkiye hükümeti Suriye coğrafyasının bazı kısımlarını resmen kontrol ediyor ve Suriye'nin tekrarlanan protestolarına rağmen egemenliğine saygı duymuyor ve Suriye'ye yönelik saldırılar düzenliyor.
Üçüncü nokta, 18. oturumun son bildirgesinin Suriye'ye yönelik bir tehditler listesine yol açmasıdır. Terörizm, gayrimeşru özerklik ve ayrılıkçılık girişimleri, sivillere baskı, zorunlu askere alma ve Suriye petrolüne yasadışı el koyma ve bu petrolü aktarma ve satma, 18. oturumun son açıklamasında Suriye'nin ilerlemesine yönelik en önemli tehditler olarak belirlenmiştir.
18. toplantıyla ilgili dördüncü nokta ise son açıklamada Siyonist rejimin Suriye'deki sivil tesislere yönelik mükerrer saldırılarını kınamış olmasıdır.
Son olarak terör sonrası ve Suriye sonrası dönemde düzenlenen Astana Zirvesi'nin özellikle insani yardım alanında etkili olabilmesi için Birleşmiş Milletler ve Batılı güçlerin bu konudaki ciddi iradesini gerektirmektedir.