Biden'ın Batı Asya gezisine eleştirilerin nedenleri
ABD başkanı bugün ilk Ortadoğu ziyaretini gerçekleştiriyor. Bu bölgesel ziyaret birçok eleştiriyi de beraberinde getirmiştir. Bu ziyaret en a üç açıdan ABD Demokrat Parti'nin siyasetleri ve sloganları ile çelişmektedir.
İlk olarak, seçim kampanyası sırasında, Joe Biden, Yemen savaşına katılması nedeniyle ABD'nin bozulan imajını düzeltmek ve Muhammed bin Salman'ı Suudi muhalifi Cemal Kaşıkçı'nın cinayetine karıştığı için cezalandırmayacağına söz verdi. İkincisi, seçim sırasında Biden, Kapsamlı Ortak Eylem Planı-KOEP'e geri döneceğine söz verdi, ancak şimdi, bölgeye yaptığı gezi sırasında, yeni silah satışlarının peşindedir ve Trump gibi bir sözde hava savunma sistemi kurmaya ve bu durumu haklı çıkarmaya çalışıyor. Üçüncüsü, ABD Filistin'de iki hükümet kurma planını her zaman destekledi, ancak Trump döneminde bu pozisyonlar kökten bir dönüş yaşadı ve Biden'ın gelişiyle birlikte ABD'nin pozisyonlarının eski haline döneceği düşünülürken Biden aslında Trump'ın ayak izlerini izlemeye başladı.
Joe Biden, bu eleştirilere cevaben öncelikle Washington Post'ta bir yazı yayınlamış, ancak bundan bir sonuç alamayınca ziyareti sırasında , İran İHA'larının Rusya'ya satıldığı haberini ileri sürdü ve yabancı medyanın büyük bir kısmını İran'a karşı seferber etmeye başladı. Ukrayna savaşından sonra Batı ve Amerika'da oluşan Rus karşıtı havayı kullanarak bu gezi için gerekli psikolojik gerekçe sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu garazkar medya ve kampanya bileşenleri İran İHA'larının Rusya'ya satışının altını çizerek, Ukrayna savaşında İran'ı Moskova'nın yanına yerleştirmeye çalışıyorlar. Halbuki Amerika'nın bu savaşta en büyük silah destekçisi olarak kabul edildiği görülmektedir. Bu kampanya bileşenleri, geçtiğimiz haftalarda ABD'nin Ukrayna'ya verdiği silah desteğinin boyutlarını ve kapsamını defalarca yansıtırken, son olayda bunu yansıtmayı ve hatırlamayı reddetmiş ve İran insansız hava araçlarının Rusya'ya satışına odaklanmıştır.Ancak, Batı medyasının aldığı eleştirilere rağmen bu geziyi memnuniyetle ve çeşitli yönleriyle incelemesi ve yansıtması birkaç faktörden kaynaklanmaktadır:
Bir faktör, Amerika Çin'i çevrelemek için Ortadoğu'dan çekilme ve Doğu Asya'ya odaklanma stratejisini belirlediğinde, İsrail ve Suudi Arabistan'ın buna şiddetle karşı çıkmış ve bu stratejiyi engellemek için ellerinden gelen çabayı göstermişlerdir. Trump döneminde bu iki aktör bir süre Amerika'nın desteğinden tam olarak yararlanmış olsa da , ancak Biden'ın zaferi ile her iki aktör de yeniden endişelenmeye başlanmıştır.
Şimdi gelişmeler süreci öyle bir şekilde gerçekleşti ki Biden kendi isteği üzerinde Tel Aviv'e, Riyad'a gidecektir, Dolayısıyla Yahudi mafyasının siyasi etkisinin ve Suudi Arabistan'ın Batı üzerindeki mali etkisinin gölgesinde bu ziyaretin yapılacağı belirtilmelidir. Batı medyası ise, Biden'ın gezisinin geniş bir şekilde kamuoyuna duyurulması ve bu konuda gürültü yapılması için zemin hazırlandı.
Bir diğer etkili faktör ise, Amerika'nın Ortadoğu'dan çekilmesinden sonra Siyonist rejim ile yeni kurulan Arap ülkeleri (Arap ülkeleri ve müttefikleri ve bağlı ülkeleri) arasında bir köprü kurulmasının Amerika'da iki partili ortak bir hedef haline gelmesi ve bunun Obama döneminde başlamış olmasıdır. Bu durum hem ABD'deki Demokrat Parti'ye bağlı medyanın hem de Cumhuriyetçi Parti'ye bağlı medyanın ve onların yabancı ve bölgesel müttefiklerinin, Biden'ın bölgeye yaptığı geziyi kendi perspektiflerinden ele almasına ve geniş bir şekilde yansıtmasına neden oldu.
Bu alanda etkili olan diğer faktörler arasında Amerika-Avrupa ilişkilerinin yeniden canlanması ve bunun sonucunda Biden'ın iktidara gelmesinden sonra ve özellikle Ukrayna savaşından sonra NATO içindeki yakınlaşmanın güçlenmesinden söz edebiliriz. Biden'ın gezisinin doğal olarak Ukrayna'daki savaştan sonra oluşan uluslararası ittifaklar ve cepheler ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgilidir.Genel olarak Siyonist Rejim İsrail ve Suudi medyası bu gezinin barış ve istikrar doğrultusunda olduğunu iddia etse de bu ziyaretin yeni kaosların ve karışık durumların başlangıç noktası olacağı belirtilmelidir.