ABD ve Çin arasında stratejik müzakerelerin üzerine
https://parstoday.ir/tr/news/world-i21664-abd_ve_Çin_arasında_stratejik_müzakerelerin_üzerine
Amerika ve Çin arasında iktisadi ve stratejik müzakerelerin sekizinci turu 6 Haziran Pazartesi günü Pekin’de Çin Cumhurbaşkanı Shi Jin Ping’in konuşması ile başladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 06, 2016 19:59 Europe/Istanbul
  • ABD ve Çin arasında stratejik müzakerelerin üzerine
    ABD ve Çin arasında stratejik müzakerelerin üzerine

Amerika ve Çin arasında iktisadi ve stratejik müzakerelerin sekizinci turu 6 Haziran Pazartesi günü Pekin’de Çin Cumhurbaşkanı Shi Jin Ping’in konuşması ile başladı.

 

 

Amerika ve Çin arasında iktisadi ve stratejik müzakerelerin sekizinci turu 6 Haziran Pazartesi günü Pekin’de Çin Cumhurbaşkanı Shi Jin Ping’in konuşması ile başladı. Müzakerelerin başında Ping, Amerika ve Çin karşılıklı güven duygularını takviye etmeleri gerektiğini belirtti. Müzakerelere Çin Başbakan yardımcısı Vang Yang ve Çin devlet konseyi üst düzey üyesi Yang Chie ve Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry ve hazine Bakanı Jack Lu katılıyor.

Güney Çin denizinde güvenlik, döviz alış verişi, milli para birimlerinin değeri, iktisadi konular, Tayvan, Tibet ve Sin Kiang sorunları ve kore yarımadasındaki nükleer kriz, iki günlük müzakerelerin ana gündem maddeleri olarak açıklandı.

Aslında bu müzakerelerin hem Çin ve hem ABD’yi memnun etmesi imkansız gibi gözüküyor. Öte yandan son yıllarda Amerika ile Çin yetkilileri arasında düzenlenen bu tür oturumlar, iki ülke ilişkilerinin her zaman bazı şartlara ve değişken parametrelere bağlı olduğunu gösteriyor. Çünkü Amerika başta Kore yarımadası sorunu olmak üzere Çin’in desteklerine ihtiyaç duyuyor ve Çin de Amerika’nın uluslararası siyaset arenasındaki yardımlarından bağımsız olmadığını biliyor. 

Amerika ve Çin üç alanda birbiriyle ciddi anlaşmazlık yaşıyor. bunlar askeri meseleler, iktisadi konular ve insan hakları meselesidir. Askeri alanda Amerika, Çin’i kendi ordusuna tahsis ettiği bütçede şeffaf hareket etmemekle suçluyor ve Pekin’in bazı askeri faaliyetlerini Batı’nın gözünde şaibeli gözükecek şekilde yürüttüğünü savunuyor. Bilmukabil Çin de Amerika’nın kendi ordusuna tahsis ettiği bütçenin sadece bu orduyu geliştirmek için tahsis edilmediğini ve daha çok dünyanın çeşitli bölgelerinde operasyon yapmaya ayrıldığını savunuyor.

İktisadi alanda Amerika Çin’i, sürekli milli para birimi Yuan’ın değerini kasıtlı olarak düşük tutmakla suçluyor, fakat Çin bu durumun Amerika’da mali krizi şiddetlendirmediğini savunuyor.

İnsan hakları alanında ise Çin Amerika’dan başka ülkelerin içişlerine karışmak yerine kendi iç arenasında insan haklarına uymasını ve insan hakları ilkelerine bağlı olmasını istiyor. Çin yönetimine göre insan hakları her ülkenin ikinci dereceden meselesidir ve kendi iç kriterlerine göre belirlenir.

Bundan başka Amerika’nın Güney Çin denizine yönelik askeri ve güvenlik alanındaki yayılmacı politikaları Çin yönetimini rahatsız eden durumdur. Amerika Asya bölgesindeki müttefikleri aracılığı ile Çin’e yönelik tehdit oluşturmayı sürdürüyor. Bu durum Çin’i rahatsız eden bir başka askeri ve güvenlik meselesidir.

Her halükarda 8. Tur görüşmelerin sonucu ne olursa olsun, önemli olan şey, pekin ve Washington’un dünyada oluşan yeni şartlara göre müzakere masasına oturma zorunluluğunu hissetmeleridir.015