Rusya ve Çin’in UAEA’nın İran karşıtı kararına karşı çıkması
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu'nun İran'ın barışçıl nükleer programına karşı yeni kararı, ABD ve Avrupa troykasının güçlü siyasi baskısına rağmen onaylanırken, lehte oyların düşmesiyle beraber Washington ve Avrupalı müttefiklerine açık bir mesaj iletmiş oldu.
Perşembe akşamı yapılan oylamada 26 ülke İran karşıtı karar lehine oy kullanırken beş ülke çekimser kaldı. Rusya ve Çin ise ret oyu kullandı, ancak oylama sonuçlarının incelenmesi Haziran 2022’deki benzer kararla kıyaslandığında farklı bir gerçekliği ortaya koyuyor.
Bir önceki kararda karşı çıkan Rusya ve Çin dışında 30 ülke lehte oy kullanırken 3 ülke çekimser kalmıştı. Bu yönüyle uzmanlara göre gereksiz ve haksız olarak görülen yeni karara verilen oylar yüzde on bir oranında düşüş gösterdi.
Rusya'nın UAEA'daki temsilcisi "Mihail Ulyanov", Avrupa Troykasının ve ABD'nin İran'a karşı eylemini yapıcı olmayan ve zamansız olarak nitelendirirken “ Kararı tasarlayanların motivasyonundan bağımsız olarak, koruma konularını çevreleyen atmosferi ve BERCAM hakkındaki Viyana görüşmelerini daha karmaşık hale getirdiği nedeniyle Rusya karşı oy kullandı.” dedi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu toplantısında İran'a karşı bir karar çıkarma tartışması, geçen hafta, Ajans Genel Müdürü "Rafael Grossi"nin İran'la güvenlik konularındaki ihtilafların giderilmediğini iddia etmesiyle başladı. Amerika ve Avrupa troykası, UAEA'nın Yönetim Kurulu üyelerine bir karar taslağı dağıttı.
Bu karar, İran'da bildirilmeyen üç farklı noktasında nükleer maddelerin keşfine ilişkin asılsız iddiaları tekrarlayarak, İran'ın UAEA ile işbirliğini acil ve gerekli olarak değerlendirmiştir. Ayrıca bu kararda İran'dan gecikmeksizin ileri sürülen iddialar hakkında "teknik açıklamalar" ve "örnek toplamak" için "alanlara ve ekipmanlara erişim" olasılığını hazırlaması istenmiştir.
Bu eylem, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'ndan müfettişlerin bu ay İran'a yapılacak gezide nükleer tesisleri ziyaret etmesine ve üç nükleer tesiste bulunan uranyum iddialarını soruşturmasına izin vermeyi kabul etmesiyle gerçekleşti.
Grossi, üç yıldan beri İran'daki ilan edilmemiş bazı yerlerde nükleer faaliyetlerin yapıldığını iddia ediyor. Bu iddia önce Siyonist rejimin Başbakanı Benyamin Netanyahu tarafından ortaya atılmış, ardından medya ve Batılı müzakereciler tarafından körüklenmiştir.
İran İslam Cumhuriyeti, söz konusu iddiaları reddederken, Ajans’ın Siyonist rejimin belirli siyasi amaçlarla bu kuruma sağladığı uydurma belgelere dayanarak karar vermemesi gerektiğini vurguladı. Böylece İran'ın Ajansla arasındaki farklılıkları gidermeye yönelik iyi niyetine ve çabalarına rağmen Batılılar, son kararı Yönetim Kurulu'na sunup onaylayarak bu konuyu Tahran'a karşı bir baskı aracı olarak kullanmaya çalıştılar.
İran'ın Viyana merkezli uluslararası kurum ve kuruluşların büyükelçisi ve daimi temsilcisi "Muhsin Naziri Asl", Yönetim Kurulu’nun tüzüğüne göre hareket etmek yerine sahte bir konuyu araştırmasından duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek ‘’ Yönetim Kurulu’nun son üç toplantısı, Avrupa troykası ve ABD tarafından dar siyasi çıkarlarını sürdürmek için kötüye kullanıldı.” dedi.
ABD ve Avrupa Troykası tarafından sunulan yeni kararın Yönetim Kurulu’nda onaylanması, Batı'nın olumsuz yaklaşımının açık bir göstergesidir ki bir yandan İran'daki huzursuzluk, diğer yanda Viyana müzakerelerinde yaşanan çıkmaz ve ABD'nin İran'ın yaptırımların kaldırılması ve güvenlik sorunlarına son verilmesi yönündeki haklı taleplerini kabul etmeme konusundaki ısrarı ve ayrıca siyasi baskı yoluyla, Tahran'ı mantıksız ve zorlayıcı taleplerini kabul ettirmeye veya İran'ı haklı ve yasal taleplerinden vazgeçmeye zorlayabilecekleri yanılsaması içinde olduklarını gösteriyor.