Suudilerin Amerika'nın dayatmalarına karşı çıkma çabaları
Amerikalı kaynaklar, Suudi Arabistan'ın Washington'un Çin ve Rusya'dan uzak durma talebine karşı çıktığını ve ülkesinin dış siyasetinin bağımsızlığına vurgu yaptığını bildirdiler.
ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken bu hafta Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek bu ülkenin yetkilileriyle görüştü. Blinken, bir aydan kısa bir süre içinde Suudi Arabistan'ı ziyaret eden ikinci üst düzey Amerikalı yetkili oldu. Geçen ay Beyaz Saray'ın ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan da bu ülkenin yetkilileriyle görüşmek üzere Riyad'a gitti. Beyaz Saray'ın dışişleri bakanı ve ulusal güvenlik danışmanı, belirli hedef ve gündemlerle Suudi Arabistan'a gitti. Washington'un Ukrayna savaşındaki Suudi pozisyonlarından hoşnutsuzluğu, Suudi Arabistan'ın Rusya ve Çin'e yakınlığından hoşnutsuzluğu, OPEC petrol üretiminin azalmasından hoşnutsuzluğu ve Riyad'ın Tahran'la ilişkileri düzeltme ve Suriye'nin Arap Birliği'ne dönmesini kabul etmesi gibi konular Amerikalı yetkililerin Suudi Arabistan ziyaretinin gündeminde oldu.
Suudi yetkililerin açıklamaları ve basında çıkan haberler, Riyad'ın Washington'un bu yöndeki aşırı ve haddini aşan taleplerine karşı olduğunu gösteriyor. Suudi Arabistan dışişleri bakanı Faysal bin Farhan, Anthony Blinken ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Çin bizim en büyük ticaret ortağımız, bu nedenle doğal olarak Çin ile pek çok etkileşim ve ortaklığımız olacak" dedi.
New York Times ayrıca, Bin Selman ve yardımcılarının, dünya güç mücadelelerinde ve denge yarışmalarında, taraf almak zorunda olmadıklarını ve her biriyle güçlü bağlar sürdürmenin faydalarını düşünmeye hazır olduklarını açıkça belirttiklerini yazdı. Önemli olan nokta, Suudi medyasının da ülke yetkilileriyle uyum içinde hareket etmesi ve Amerikalı yetkililerin ziyaretini hoş karşılamamasıdır. ABD dışişleri bakanı Anthony Blinken'in Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerinin dışişleri bakanları ile görüşmeleri medya tarafından hoş karşılanmazken, Suudi Arabistan'ın iki önemli gazetesi Al-Watan ve Akaz gazeteleri bu konuya sırf iç sayfalarında yer verdi ve kapakta bu haberlere yer vermeyerek bu ziyaretlerin önemsiz olduğunu da göstermiş oldu.
Peki dış politikasında net bir dönüş yapan Suudi Arabistan neden Amerika'dan bağımsızlığını ilan etmek istiyor? Suudi Arabistan'ın ABD ile ilişkiler alanındaki bu politikasının temel nedeni, Suud Hanedanı'nın ABD'nin Suudi Arabistan'ı müttefik olarak görmeyip çıkarları doğrultusunda bir araç olarak gördüğü kanaatine varmasıdır. Suudi Arabistan'ın Amerikan dış politikasının versiyonlarını uygulamak için yaptığı büyük harcamalara rağmen Washington, Suudi hükümetini savunmamakta ve aksine Suudi Arabistan'a baskı yapmaktadır. Bu nedenle son yıllarda hem Trump hem de Biden yönetimlerinde aşağılanmaya maruz kalan Suudi Arabistan, Washington tarafından aşağılanan kimliğini en önemli Arap gücü olarak yeniden canlandırmaya çalışıyor. Ayrıca Suudi Arabistan Krallığı'nın koltuğunu ele geçirmek için ana halef olan Muhammed bin Selman, arkasında ABD'nin desteğini görmüyor ve mevcut Amerikan hükümetinin krallığına karşı olduğunun da farkında.