Beyrut patlamasından 3 yıl sonra adli belirsizliklerin ve siyasi istikrarsızlığın sürmesi 
https://parstoday.ir/tr/news/world-i243508-beyrut_patlamasından_3_yıl_sonra_adli_belirsizliklerin_ve_siyasi_istikrarsızlığın_sürmesi
Beyrut'taki korkunç patlamada yargı süreci henüz tamamlanmamışken ve Lübnan hâlen geçici hükûmet tarafından yönetilirken 3. yıl dönümüne girdi. 04 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut'ta büyük bir patlama meydana geldi. Bu patlama Beyrut limanında 2013 yılından bu yana kimyasalların depolandığı bir depoda çıkan yangında meydana geldi. Bu patlama sonucunda 220'den fazla kişi öldü ve 6.500'den fazla insan da yaralandı. Buna ilaveten büyük yıkım ve hasar geriye bıraktı. 
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Ağustos 07, 2023 03:21 Europe/Istanbul
  • Beyrut patlamasından 3 yıl sonra adli belirsizliklerin ve siyasi istikrarsızlığın sürmesi 

Beyrut'taki korkunç patlamada yargı süreci henüz tamamlanmamışken ve Lübnan hâlen geçici hükûmet tarafından yönetilirken 3. yıl dönümüne girdi. 04 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut'ta büyük bir patlama meydana geldi. Bu patlama Beyrut limanında 2013 yılından bu yana kimyasalların depolandığı bir depoda çıkan yangında meydana geldi. Bu patlama sonucunda 220'den fazla kişi öldü ve 6.500'den fazla insan da yaralandı. Buna ilaveten büyük yıkım ve hasar geriye bıraktı. 

Bu korkunç olaydan üç yıl sonra, Lübnan hâlâ istikrarlı bir durum görmüyor. Kurbanların aileleri hâlâ patlamanın failleri için adalet bekliyor. Bu bağlamda, Beyrut patlamasının üçüncü yıl dönümü arifesinde yüzlerce Lübnanlı, bu olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve Lübnan Parlamentosu'nun mevcut ve eski bazı temsilcileri ile birlikte bir gösteri düzenleyerek davanın adli sürecini hızlandırmak ve bu olayın failleri için adaletin uygulanması talebinde bulundu.

Görünen o ki, ilk günlerde bu olayın nedeni nasıl siyasallaştırıldıysa, davanın yargı süreci de bu konudan etkileniyor. Lübnan'ın dışından da desteklenen direniş karşıtı siyasi hareket, Beyrut limanındaki patlamanın ilk anlarından itibaren direniş hareketini sanık olarak tanıtmaya çalıştı ve bu çaba hâlen devam ediyor.

Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, bu trajedinin üçüncü yıl dönümünde, Amerikan hareketinin Hizbullah'ı suçlamadaki başarısızlığına işaretle, bu konuyu siyasallaştırıp bölgesel gelişmeler süreciyle ilişkilendirenlerin de gerçeğin ortaya çıkmasını engellediğini söyledi.

Lübnan Hizbullahı Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali Damuş da bu konuda şunları söyledi: “Beyrut limanı patlaması davasının karşılaştığı en önemli sorun, mağdurların kanlarının sömürülmesi, siyasi sömürü, siyaset labirentlerinde gerçeklerin yanıltılması ve bozulmasıydı.”

Beyrut patlamasındaki kurbanlarının aileleri komitesi sözcüsü İbrahim Hatit bu korkunç patlamanın üçüncü yıl dönümünde ”3 yıl aradan sonra herkes ne olacağını görmek için bekliyor ve hâlâ adalet yerini bulmadı. Bunun temel nedeni Beyrut patlaması davasında bazı partilerin siyasi yatırımları ve bu davaya müdahalesi kurbanların aileleri arasında ihtilafların meydana gelmesine yol açmıştır” dedi.

Bir diğer önemli nokta da Beyrut limanındaki patlamadan üç yıl sonra Lübnan'ın hâlâ geçici bir hükûmetle yönetiliyor olmasıdır. Hasan Diyab'ın hükûmeti kısa sürdü, Saad Hariri kabine kuramadı ve Necib Mikati, kısa bir geçici sürenin ardından Ağustos 2022'den itibaren kabine kurmak için atandı, ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen hâlâ bunu başaramadı.

Lübnan'daki mevcut durum bu ülkede zayıf ve geçici bir hükûmetin varlığını isteyen en çok Siyonist rejim ve ABD'nin lehinedir. Dış müdahale, Beyrut patlaması davası sürecini engellediği gibi Lübnan'da yeni kabinenin kurulamamasında da önemli bir etken olarak görülüyor.