Müstafi Bangladeş başbakanı'nın Hindistan’a kaçması
Bangladeş'te kanlı protestoların tırmanmasının ardından en az 91 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı, Dakka hükümeti sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Fakat Şeyh Hasina Vecid’in istifası ve Bangladeş'ten kaçmasının ardından ülkenin ordusunun başkomutanı, geçici hükümetin kurulacağını duyurdu. Bangladeş'i tam 20 yıl boyunca yöneten Bayan Hasina, muhalefetin bir günlük ve yaygın protestolarına teslim olarak Hindistan'da mülteci olacağını hayal bile edemiyordu. Hindistan'la geleneksel olarak iyi bir ilişkisi Hasina’nın bu ülkeye kaçması beklenmiyordu. Elbette muhalifler tarafından öldürülme korkusu Hasina'nın kaçmasının ana nedenlerinden biriydi. Zira protestocular başbakanlık sarayına saldırıp orayı işgal etti. Ayrıca protestocular parlamentoya saldırıp parlamentoyu işgal ederek Hasina hükümeti aleyhine sloganlar attı.
Siyasi konularda uzman olan Muhsin Ruyisefat bu konuda şöyle diyor: “Bangladeş'teki yaygın protestolar, neredeyse 20 yıl boyunca Şeyh Hasina'nın mutlak yönetimine katlanan halkın öfkesinin ve bastırılmış protestolarının ortaya çıkışının tezahürüydü. Kendisi hatta ordu ve güvenlik kurumlarının işbirliğiyle geleneksel rakibi Bayan Khaleda Zia'nın milliyetçi partisini bile iktidar çemberinden çıkardı.”
Bu nedenle geçen ayın sonunda öğrencilerin iş kotalarının yeniden uygulamaya konmasına karşı yaptıkları protestolar, Bangladeş'te kısa sürede siyasi hale gelen halk protestolarının yeniden başlaması için sadece bir bahaneydi. Bangladeş'in istifa eden Başbakanı, her ne kadar sadece bir günde protestoculardan 100'den fazlasının öldürülmesi gibi eşi benzeri görülmemiş bir ortamda protestocuları terörist diyerek kendini haklı çıkarmaya çalıştıysa da öfkeli insanların başbakanlık sarayına saldırısı Şeyh Hasina'ya siyasi oyunculuğunun sonuna geldiğini kanıtladı.
Hasina hükümetinin direnmeme nedenleri ve hızla çökmesi ile ilgili olarak bazı konulara değinilebilir.
Birincisi, Hasina hükümeti, Bangladeş toplumunun taleplerine yanıt verme konusundaki etkinliğini fiilen kaybetmişti.
İkincisi, Şeyh Hasina otokrasisiyle, Avami Birliği ve Milliyetçi partileri arasındaki güç oyunu denklemini kendi lehine bozdu.
Üçüncüsü, Bangladeş ordusu protestoculara katılarak kanlı şiddetin sonuçlarından kurtulmak için Hasina'nın istifaya zorlanmasında kilit rol oynadı.
Fakat Bangladeş'te ve uluslararası toplumda, Şeyh Hasina'nın kaçışının Avami Birliği'nin yönetiminin sonu olmadığına ve ordunun da istifa eden Başbakanı kaçırtarak Avami Birliği'ne bağlı çevrelerle Bangladeş'in siyasi işlerini düzenlemeye ve krizi yönetmeye çalışmasına dair endişeler var. Çünkü bu parti ordunun yanı sıra Hindistan hükümetinin de desteğine sahiptir. Dolayısıyla geçici hükümetin kompozisyonu muhalefetin ilgisini çekmezse veya genel seçim tarihi açıklanmazsa muhalefetin protestolara devam etmesi ihtimali gündemde olacaktır.
Her halükarda, Bangladeş'teki siyasi gelişmelerin tarihi, bu ülkenin iki siyasi hanımı yani Şeyh Hasina ve Khaleda Zia'nın parti rekabetiyle ilgilidir. Ancak Bayan Hasina'nın kaçmasıyla birlikte Bangladeş'in siyasi aktörlerinden birinin siyasi faaliyet defteri kapandı ve Bayan Khaleda Zia'nın bu ülkenin gelecekteki siyasi gelişmelerinde nasıl bir rol oynayacağı, ordunun gelişmelere bakış açısına bağlı.
Bu nedenle Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, yetkililerden son protestolarda yüzlerce protestocunun ölümü ve binlercesinin yaralanmasının hesabını sorarken, bu ülkede iktidarın barışçıl ve şeffaf bir şekilde devredilmesi zaruretinin de altını çizdi./