Emperyalizmin iki modeli: Harris'in zaferi gerçekten küresel güneyin yararına mı olacak?
Pars Today - Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Parti, ABD emperyalizminin gelişmesine ilgi duymuş ve Amerikan ekonomik hegemonyasını sürdürmek için askeri gücü kullanmışlardır.
ABD seçimleri yaklaşırken, birçok küresel güney figürü, Kamala Harris'in desteklenmesi için seslerini yükseltmeleri yönünde baskı altındalar. Pars Today'e göre, son zamanlarda medya alanında büyük bir akım, Harris'in seçilmesinin ABD'deki demokrasi ve küresel güneyin yararına olabileceğini tartışmaya açmıştır.
Bu desteğin nedenlerinden biri olarak, Trump'ın ABD demokrasisi ve küresel güneyin çıkarları için bir tehdit olduğu söyleniyor. Bu argüman belki ABD iç işlerine yönelik mantıklı görünse de, Harris'in zaferinin gerçekten küresel güneyin yararına olup olmadığını sorgulamak gerekiyor.İki Parti Emperyalizmi Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Parti, ABD emperyalizminin gelişmesine ilgi duymuş ve askeri gücü kullanarak Amerikan ekonomik hegemonyasını sürdürmüşlerdir. Her iki parti de bu emperyalist genişlemeyi haklı çıkarmak için "müjdeli demokrasi" ideolojisini kullanmıştır; bu, Afganistan ve Irak'a yapılan saldırılarda görüldüğü gibi.
Örneğin, 2002'de çoğu Demokrat Senator Irak'a saldırıya oy vermiştir. Demokratlar, Cumhuriyetçilere nazaran daha çok "çok taraflılık" yaklaşımını benimsemiş, tek taraflı eylemler yerine Birleşmiş Milletler ve NATO gibi uluslararası kuruluşların desteğini aramaya çalışmışlardır. Ancak bu farklılıklar daha çok tarzla ilgilidir ve etkileri küresel güney için pek fazla farklılık yaratmamıştır.
Son aylarda ilginç bir fenomen yaşanıyor: Eski Cumhuriyetçi politikacıların birçoğu Demokratları desteklemeye yönelmiştir. Bu figürlerden en dikkat çekeni Dick Cheney ve kızı Liz Cheney'dir; ikisi de Orta Doğu'daki savaş yanlısı politikaların önde gelen destekçilerinden olmuştur. Bu büyük çıkışın nedeni, Cumhuriyetçilerin artık Trump'a güvenmemesidir, çünkü Trump, Batılı ittifakları zayıflatmış ve geleneksel Amerikan dış politikası ilkelerine bağlı kalmamıştır. Bunun aksine, Biden yönetimi ve şimdi de Harris, daha saldırgan ve askeri politikalar benimsemiştir.
Biden, İsrail'e olan tam desteğini sürdürmüş ve Trump'ın zayıflattığı NATO'yu yeniden güçlendirmiştir. Ayrıca, Biden, daha önce görülmemiş şekilde Çin'i kuşatma önlemleri almıştır. Bu politikalar, Rusya'nın dışlanması ve Çin'in dizginlenmesi amacı güden George Bush'un politikalarıyla büyük bir benzerlik göstermektedir.İki Emperyalizmin Modeli Aslında, Kasım seçimlerinde iki emperyalizm modeli karşı karşıya: Biri, ABD hegemonyasını küresel kapitalizm ve çok taraflı askeri ittifaklar aracılığıyla sürdürmeye çalışan geleneksel Demokratlar ve Cumhuriyetçiler.Diğeri ise “Önce Amerika”ya odaklanarak dünyadan izole olmayı hedefleyen Trump modelidir. Bu bakış açısı, uluslararası müdahalelerin azaltılmasını ve Amerika içinde yoğunlaşmayı vurgular, bunun yanı sıra bazı programlarında daha saldırgan politikalar izlemeye de teşvik eder. Sonuç olarak, küresel güney için her iki model de zararlı görünmektedir ve Demokratlar, emperyalist politikalarına devam ederken, Trump'ın yaklaşımı da küresel güneyi kendi haline bırakmaktadır.