Trump’ın ülke içindeki sorunları
Sahab- Donald Trump, ikinci başkanlık dönemine, ülke içinde göç politikalarında köklü değişiklikler yapmak ve ABD'de enflasyonu azaltma sözü vererek, uluslararası alanda ise başkalarına çok sayıda uyarıda bulunarak başladı.
Cumhurbaşkanlığı yemin töreni konuşmasında çeşitli alanlardaki programlarından bazılarından bahseden Trump, daha sonra göreve başladıktan sonra, kendi başına bir rekor olan, 200'e yakın cumhurbaşkanlığı kararnamesi imzaladı.
Trump iç politikada, ikinci başkanlık döneminde gündeminin en üst sırasına yasa dışı göçmen olgusuyla mücadeleyi koydu. Bu bağlamda Meksika sınırında ulusal acil durum ilan etti ve bazı göç yasalarını ve mültecilerin kabulünü değiştireceğine söz verdi. Trump'ın ifadesiyle Amerika geri alınacak ve Amerika'nın yabancılar tarafından işgal edilmesine son verilecektir. Bu nedenle ABD'nin yeni başkanı, seçim kampanyası sırasında ABD'deki 18 milyon kaçak göçmeni sınır dışı etme ve tek bir kaçak göçmenin bile ülke sınırlarından geçmesine izin vermeme sözü vermişti. Bu bağlamda Trump yönetimi ilk olarak ABD'de suç işleyen kaçak göçmenleri sınır dışı etmeyi planlıyor.
Ancak bu vaatlerin yerine getirilip getirilmeyeceği konusunda yeni şüpheler ortaya çıktı. Birincisi, ABD'nin güney sınırı yasa dışı göçmenlere tamamen kapatılmadığı sürece yasa dışı göçmenleri sınır dışı etmek işe yaramayacaktır. Öte yandan, tecrübenin de gösterdiği gibi, örgütlü insan ticareti çetelerinin faaliyetlerini engellemek için sınır duvarları inşa etmek de dâhil olmak üzere sınır kısıtlamalarının çoğu zaman yetersiz ve onların çok daha güçlü olduğunu göstermiştir.
Öte yandan ABD'nin güvenlik, yargı, lojistik ve en önemlisi de mali imkânları, milyonlarca insanı bu ülkeden tutuklamaya, gözaltına almaya ve sınır dışı etmeye yeterli değil. Trump yönetiminin bu alandaki planlarının gerçekleştirilmesi için insan kaynaklarında ve hükûmet bütçesinde önemli bir artışa ihtiyaç duyulacak. Bu durum, Trump yönetiminin bir diğer hedefi olan kamu harcamalarını azaltma hedefiyle çelişiyor ve bu amaçla dünyanın en zengin adamı Elon Musk'ın başkanlığında "Hükûmet Verimliliği Ofisi" kuruluyor.
Öte yandan, ikinci Trump yönetiminin göç karşıtı programlarının ABD içindeki hukuk kurumları ve insan hakları savunucuları tarafından itirazlarla karşı karşıya kalması, mahkemeler yoluyla hükûmetine bir şikâyet seli oluşturması bekleniyor.
Trump'ın göreve başlama konuşmasında bir diğer vaadi olan enflasyonu düşürme alanında da sorunlar yaşanıyor. Muhafazakâr düşünce, hükûmetin piyasayı düzenlemedeki rolünün azaltılmasını öngörür ve Trump'ın planı, bununla çelişir. Bu arada Trump Amerika’nın ticari ortaklarına karşı bir gümrük savaşı başlatırsa, Amerika’ya ithal edilen mal ve hizmetlerin fiyatı artar. Benzer ürünlerin Amerika’nın makroekonomisinde ve halkın geçimindeki önemli rolü dikkate alındığında, bizzat ülkede enflasyonu körükleyecektir. Bu arada Amerika’nın ticaret ortakları, Trump’ın gümrük kararına karşı misillemeye geçerse, Amerika’nın ihracatı da zarara uğrar ve bunun sonucu da Amerikalı üreticileri etkileyecektir.
Ancak Trump, 2024 yılı seçim kampanyası sırasında ve ikinci dönemin başlangıcında yaptığı ateşli nutuklarında, gerçekleştirilmesi hiç de kolay olmayan vaatlerde bulundu. Bu yüzden Trump, özellikle kaçak göçmenler ve fiyatların düşürülmesi konusunda bu vaatlerini yerine getiremez ve kamuoyunun memnuniyetini sağlayamazsa, büyük bir hoşnutsuzluk dalgası ile karşılaşabilir ve bu da bir sonraki 2028 yılı başkanlık seçimlerinin kaderini önemli ölçüde etkileyebilir./