Trump’ın Ukrayna’dan Haraç Talebi
ABD Başkanı Donald Trump, Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı (CPAC) sırasında yaptığı konuşmada, ABD’nin Ukrayna’nın doğal kaynaklarını ve servetini yağmalama niyetini açıkça dile getirdi.
Trump, ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı mali yardımlara atıfta bulunarak, “Bu paralar karşılığında bize gerçekten değerli bir şey vermelerini istiyoruz. Madenler, petrol veya işe yarar herhangi bir şey talep ediyoruz.” dedi.
Bazı haber kaynakları, Trump’ın Ukrayna’ya sunduğu şartların ayrıntılarını paylaştı. New York Times’ın haberine göre, bu şartlar arasında Ukrayna’nın doğal kaynaklardan, özellikle madenler, petrol ve gazdan elde ettiği gelirlerin yarısından vazgeçmesi yer alıyor. Ayrıca Ukrayna’nın limanlar ve diğer altyapılardan elde ettiği gelirlerin de yarısını ABD’ye bırakması isteniyor. Buna karşılık, Trump yönetimi Ukrayna’ya, Rusya’nın gelecekteki saldırılarına karşı herhangi bir güvence vermeyi planlamıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, ABD’nin bu ağır taleplerine rağmen şimdilik karşı çıkmış durumda. Ancak bazı kaynaklara göre Zelensky, Trump’ın şartlarına tepki olarak, “Ülkemizi Amerikalılara satmayacağız.” dedi. Bununla birlikte, Ukrayna liderinin bu tür benzeri görülmemiş ABD taleplerine karşı durabilecek güçlü bir aracı bulunmuyor. ABD yönetimi, Ukrayna hükümetine baskı yapmak için Starlink uydu sistemine erişimi kesme tehdidinde bulundu. Ukrayna hükümeti ve ordusu, Rusya’ya karşı savaşta Starlink’e büyük ölçüde bağımlı olduğu için bu tehdidin gerçekleşmesi, Ukrayna için ağır askeri kayıplara yol açabilir.
Görünüşe göre ABD, Ukrayna hükümetini iki zor seçenekle karşı karşıya bırakmak istiyor: Ya Rusya’ya karşı direnirken tamamen yok olmak ya da ABD tarafından tamamen sömürülmek. Trump ve ekibi, Ukrayna’nın sonunda ikinci yolu seçeceğini ve ülkenin tüm servetini ABD’ye teslim edeceğini umuyor. Mevcut tahminlere göre Ukrayna, yaklaşık 2 trilyon dolar değerinde nadir mineraller barındırıyor ve ABD, bu kaynaklara göz dikmiş durumda. ABD, yalnızca lütyum rezervlerinin kontrolünü ele geçirse bile, küresel lityum batarya ve çip pazarında Çin’e karşı büyük bir üstünlük sağlayabilir. Bu nedenle Trump, Ukrayna’ya maksimum siyasi ve ekonomik baskıyı uygulamaya hazır; hatta Ukrayna ordusunun en kritik ihtiyaçlarını kesme pahasına bile.
Bu süreçte Avrupalılar, hâlâ Ukrayna hükümetini ve Zelensky’yi destekleseler de Trump’ın taleplerine karşı koyabilecek durumda değiller. Ne ABD’nin yerini doldurabilecek mali ve askeri güce sahipler ne de Trump’a karşı birleşik bir duruş sergileyebilecek kadar birlik içindeler.
Bu nedenle, Zelensky’nin ABD ve Avrupa’dan herhangi bir dış desteğe dair umudunu tamamen yitirmesi durumunda, ülkesini ABD’ye satmakla eşdeğer bir anlaşmaya imza atması ve Ukrayna’nın fiilen ABD’nin ekonomik sömürgesi haline gelmesi ihtimali güçleniyor. Üstelik bu, ülkenin yaklaşık %20’sinin Rusya tarafından ilhak edilmesi gerçeğiyle birlikte yaşanacak.
Ukrayna’nın önceki ve mevcut yöneticilerinin uluslararası ilişkilerin temel kurallarına uymaması ve ABD liderliğindeki Batı’ya aşırı güven duyması, Ukrayna halkı için bu trajik sonu hazırlayan en büyük etken oldu.