Bizi Büyük Yapın! Meloni ve Trump'ın Sömürgeci Sanrıları
https://parstoday.ir/tr/news/world-i276562-bizi_büyük_yapın!_meloni_ve_trump'ın_sömürgeci_sanrıları
Pars Today - İncelemeler, Trump ve Meloni'nin Batı'nın güç kaybından korkan bir akımı temsil ettiğini gösteriyor.
(last modified 2025-04-30T05:29:14+00:00 )
Nisan 30, 2025 08:29 Europe/Istanbul
  • Bizi Büyük Yapın! Meloni ve Trump'ın Sömürgeci Sanrıları

Pars Today - İncelemeler, Trump ve Meloni'nin Batı'nın güç kaybından korkan bir akımı temsil ettiğini gösteriyor.

İtalya Başbakanı "Giorgia Meloni", "Donald Trump" ile yaptığı son görüşmede içi boş "Batı'yı yeniden büyük yapalım" sloganını attı.
Trump'ın ünlü "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" kampanyasını hatırlatan bu slogan, gelecek için gerçekçi bir planlamadan ziyade, Batı'nın şiddetli hegemonyasına, sömürgecilik, yıkıcı savaşlar ve küresel kaynakların yağmalanmasıyla dolu bir döneme tehlikeli bir nostaljidir.
-    Batı'nın "Büyüklüğü": Suç ve Sömürünün Öteki Yüzü
Batılı liderler geçmişin "büyüklüğünden" bahsettiğinde, akıllarında nasıl bir görüntü var? Avrupa ve Amerika'nın kıtaları katliam ve kölelikle kana buladığı dönemden mi bahsediyorlar? Büyüklük dedikleri şey kölelik, Kızılderili soykırımı, Çin'deki Afyon Savaşları, Afrika ve batı Asya’yı sömürgeleştirilmesi mi?
Batı tarihi kanlı figürlerle dolu: Belçika'nın milyonlarca insanın kurban ettiği Kongo katliamından, Amerika'nın Vietnam, Irak ve Afganistan'daki yıkıcı savaşlarına kadar. Bugün de aynı sömürgeci güçler, demokrasi ve insan hakları maskesi altında, Filistinlilerin soykırımının ana destekçileri haline gelmişlerdir. Meloni ve Trump'ın geri getirmek istediği "büyüklük" bu mu?
-    Bugünün Batısı: Hegemonya Düşüşü ve Dünyanın Çok Kutuplu Hale Gelmesinden Korkusu
Trump ve Meloni, Batı'nın güç kaybından korkan bir akımı temsil ediyor. Çin'in yükselişi, Rusya'nın NATO'ya karşı direnci ve küresel Güney'in uyanışı, Batı'nın tek başına hükmettiği dönemin sona erdiğini gösterdi. Ancak çok kutuplu bir dünyayı kabul etmek yerine, Batılı politikacılar militarizmi tırmandırarak, tek taraflı yaptırımlar ve ekonomik savaş yoluyla hegemonyalarının kalıntılarını korumaya çalışıyorlar.
Amerika'nın Çin, Rusya ve İran'a yönelik yaptırımları, Siyonist rejime koşulsuz destek ve bağımsız uluslararası kuruluşları zayıflatma çabaları, Batı'nın küresel hakimiyetini kaybetme korkusunu gösteriyor. Ancak bu strateji Batı'yı "büyük" yapmazken, üstelik onu izole ve güvenilmez bir oyuncu haline getiriyor.
-    Kurallara Dayalı Düzen mi, Yoksa Organize Zorbalık mı?
Batı, "kurallara dayalı düzeni" savunuyor, ancak pratikte bu düzen, Washington ve Brüksel'in kendi kurallarını başkalarına dayatmaktan başka bir şey değil. Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni görmezden geldiğinde, Avrupa veto hakkını İsrail'in suçlarını desteklemek için bir araç olarak kullandığında ve Uluslararası Ceza Mahkemesi yalnızca Afrikalı ve Rus liderleri yargılamaya çalıştığında, uluslararası hukukun yalnızca zayıflar için bağlayıcı olduğu açıktır.
Gazze bu yönelimin açık bir örneğidir: Batı Filistinlilerin soykırımını desteklerken, aynı ülkeler "insan hakları" bahanesiyle başkalarına yaptırım uyguluyor. Bu ahlaki ikiyüzlülük, Batı'nın "büyüklüğünün" gerçek özünü gösteriyor: demokrasi adına tahakküm, özgürlük adına sömürü.
-    Batı Gerçekten "Büyük" Olmak İstiyor mu?
Batı gerçekten "büyük" olmak istiyorsa, kara tarihinden ders çıkarmalıdır: -Yaptırımlar ve savaş yerine uluslararası işbirliğine yönelmelidir.
-Saldırgan rejimleri desteklemek yerine, ezilen ulusların haklarına saygı duymalıdır. 
-Militarizm yerine diplomasiye ve küresel adalete bağlı kalmalıdır. 
Ancak Meloni ve Trump'ın sloganları, onların uluslararası ilişkileri düzeltmek yerine zorbalık dönemine geri dönmek istediklerini gösteriyor. Onların literatüründe "Batı'yı büyük yapmak", 20. yüzyıl emperyalizmine dönüş anlamına geliyor; bu yol sadece dünyayı istikrara kavuşturmakla kalmaz, aynı zamanda gerilimlerin ateşini daha da körükler.
-    Gerçek Büyüklük, Tahakkümde Değil, Adalette ve Barış İnşa Etmektedir
Bugünün dünyası, çökmüş imparatorlukların nostaljisi yerine uluslararasında adalete ve eşitliğe inanan liderlere ihtiyaç duyuyor. Gerçek "büyüklük", dünyadaki Amerikan askeri üslerinin sayısında, Avrupa'nın zalimce yaptırımlarında veya İsrail'in suçlarına karşı sessizlikte değildir. Batı yeniden "büyük" olmak istiyorsa, sömürü ve savaşı bırakıp barışın koruyucusu olmalıdır, savaşın nedeni değil. Ancak Trump ve Meloni gibi politikacılar sömürgeci imparatorlukların hayallerine sarılmaya  devam ettiği sürece, bu arzu sadece gerçekleşmemekle kalmayacak, aynı zamanda Batı'nın düşüşünü hızlandıracaktır./