Yıllarca süren hareketsizliğin ardından Avrupa’ın şimdi tetik mekanizmayı devreye sokma sebepleri
Parstoday – Avrupa’daki üç ülke, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı tetik mekanizmasını uygulamaya çalışırken, İran’ın yanı sıra Rusya ve Çin de Birleşmiş Milletler yaptırımlarının otomatik olarak geri getirilmesini öngören bu mekanizmayı yasa dışı bir girişim olarak değerlendirmektedir.
İngiltere, Almanya ve Fransa uzun süredir İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı tetik mekanizmasını kullanmaya hazır olduklarını açıklamışlardı. Snapback ya da tetik mekanizması, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı Birleşmiş Milletler yaptırımlarının otomatik olarak geri getirilmesini öngören bir sistemdir. Bu mekanizma yalnızca İran’ın nükleer anlaşmayı ihlal etmesi durumunda kullanılabilir. Oysa anlaşmanın asıl ihlal edeni, 2018 yılında bu anlaşmadan yasa dışı şekilde çekilen ve İran’a karşı geniş çaplı yaptırımlar uygulayan Amerika Birleşik Devletleri’dir. Öte yandan, İngiltere, Almanya ve Fransa da anlaşmayı ihlal etmiş sayılır; çünkü Amerika’nın anlaşmadan çekilmesinden sonra yükümlülüklerine uymamış ve İran İslam Cumhuriyeti bu anlaşmadan hiçbir fayda sağlayamamıştır, oysa İran taahhütlerini yerine getirmiştir.
Bu nedenle, üç Avrupa ülkesinin İran’a karşı tetik mekanizmaını uygulama çabası yasa dışı bir girişimdir. Bu konuya Rusya’nın uluslararası kuruluşlardaki daimi temsilcisi de dikkat çekmiştir. Mihail Ulyanov bu bağlamda şöyle demiştir: “Rusya’nın bakış açısına göre, E3 olarak bilinen üç Avrupa ülkesi tetik mekanizmasına başvurma hakkına sahip değildir.”
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi de Avrupalıların son yıllarda nükleer anlaşma konusundaki tutumlarına değinerek şunları söyledi: 7 yıl önce Amerika anlaşmadan çekildi ve Avrupalılar da yükümlülüklerinin bir tekini bile yerine getirmediler. Şimdi, 7 yıl sonra anlaşmayı ve tarafların yükümlülüklerini hatırlamışlar. Bu açıkça siyasi bir girişimdir, hukuki değil; yasa dışı bir eylemdir.
Peki Avrupa ülkeleri neden bu yasa dışı girişimi İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı gerçekleştirmek istiyor?
Görünüşe göre üç Avrupa ülkesinin bu girişimi, Amerika ve Siyonist rejimin İran’ın nükleer tesislerine yönelik yasa dışı saldırılarının devamı niteliğindedir. Aslında bu ülkelerin girişimi, Batı ve Siyonist rejimin İran’ın nükleer programına karşı yürüttüğü planın tamamlayıcı bir parçasıdır. Bu ülkeler, İran İslam Cumhuriyeti’ni nükleer anlaşma çerçevesinde tanınan nükleer haklarından yasa dışı yollarla mahrum bırakmaya çalışmaktadır.
Bunun yanı sıra, üç Avrupa ülkesinin bu girişimdeki en önemli hedeflerinden biri, Amerika ve Siyonist rejimle birlikte İran İslam Cumhuriyeti’ne siyasi baskı uygulamak ve İran’ı yeni müzakerelere zorlayarak daha fazla taviz elde etmektir.
Avrupa ülkelerinin tetik mekanizmasıyla İran’a karşı hedeflerine ulaşıp ulaşamayacakları bir yana, bu girişim uluslararası yapıların açıkça kötüye kullanılması anlamına geldiğinden, yasa dışı bir eylem olarak değerlendirilmektedir. Bu ülkeler, uluslararası yapılardaki nüfuzlarını kullanarak “siyaseti”, “hukukun” ve “uluslararası yasaların” önüne koymakta; İran’ı barışçıl nükleer enerjiden mahrum bırakmakta ve İran halkına ekonomik baskı uygulamaya çalışmaktadır. Amerika’nın desteğiyle yürütülen bu girişim, uluslararası hukuk ve yapıları daha da itibarsızlaştıracaktır./