Trump Neden Amerikan Bayrağını Yakmaya İlişkin Suç Duyurusu Peşinde?
-
Amerikan bayrağı yakılırken
Parstoday – ABD Başkanı Donald Trump, protestolar sırasında Amerikan bayrağını yakan veya ona saygısızlık eden kişilere karşı federal savcılara suç duyurusunda bulunma talimatı veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
Trump’ın bu adımı, muhafazakâr tabanının desteğini kazanma amacı taşıdığı izlenimini uyandırıyor ve özellikle de ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1989’daki “Texas v. Johnson” davasında verdiği tarihi kararla çelişmesi nedeniyle geniş yankı uyandırdı. Söz konusu kararda, bayrağın yakılması, Birinci Değişiklik (First Amendment) kapsamında siyasi ifade biçimi olarak korunmuştu. Buna rağmen Trump’ın bu kararı çıkarma motivasyonları çok boyutlu görünüyor.
Birincisi, bu girişim Trump’ın tabanında milliyetçi ve vatansever duyguları güçlendirme stratejisinin parçası. Amerikan bayrağı birçok kişi için ulusal kimlik ve birlik sembolü olup duygusal bir anlam taşımaktadır. Trump, bu sembolü korumayı vurgulayarak kendisini “geleneksel değerlerin ve vatanseverliğin savunucusu” olarak sunmak istiyor. Kararnameyi imzalarken, “Ülkenin ve dünyanın her yerinde bayrağımız yakılıyor… Bu bayrak özgürlüğümüzün ve kimliğimizin sembolüdür” dedi.
İkincisi, kararname yakın dönemdeki protestolara, özellikle de Biden döneminde artan İsrail karşıtı ve göç politikaları karşıtı gösterilere bir cevap niteliğinde. Örneğin, Temmuz 2024’te Washington DC’de İsrail Başbakanı Netanyahu’nun konuşması sırasında protestocular Amerikan bayrağını yakmış ve büyük tepki toplamıştı. Trump, bu adımıyla medyanın dikkatini çekerek konuyu öne çıkarmak istedi.
Üçüncüsü, Trump bu kararla yargı bağımsızlığını zorlamayı ve Yüksek Mahkeme’nin tutumunu test etmeyi amaçlıyor olabilir. Mahkemenin Trump tarafından atanmış muhafazakâr üyeleri göz önünde bulundurulduğunda, 1989 kararının yeniden gözden geçirilmesini umuyor olabilir.
Geçmiş Hukuki Süreç
Bayrak yakma eylemleri özellikle 1960’lar–1970’lerdeki Vietnam Savaşı karşıtı gösterilerde yoğunlaşmıştı. 1984’te siyasi eylemci Gregory Lee Johnson, Dallas’taki Cumhuriyetçi Parti kongresi sırasında bayrağı yakarak Reagan yönetimini protesto etmiş, bunun üzerine Teksas yasalarını ihlalden bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak 1989’da Yüksek Mahkeme, 5’e karşı 4 oyla Johnson lehine karar verdi: bayrak yakmak, rahatsız edici olsa dahi, siyasi ifade biçimi olarak korunur.
1990’da ise Yüksek Mahkeme, Kongre’nin çıkardığı “Bayrak Koruma Yasası”nı da iptal etti (ABD v. Eichman), yine ifade özgürlüğünü gerekçe göstererek.
Trump’ın kararnamesi doğrudan bayrak yakmayı suç saymıyor, ancak Adalet Bakanı Pam Bondi’ye talimat vererek bu tür eylemleri, şiddet, mala zarar verme veya yerel yasaların ihlali gibi tarafsız suç kategorileri üzerinden kovuşturmasını istiyor. Bu da Yüksek Mahkeme kararını dolaylı yoldan aşma girişimi olarak görülüyor.
Hukuki Görüşler
Robert Corn-Revere (FIRE – Bireysel Haklar ve İfade Vakfı avukatı):“Bayrak yakmak Birinci Değişiklik tarafından korunmaktadır… Hükümet, korunan bir ifade biçimini kovuşturamaz.”
Yüksek Mahkeme (1989 kararı):Bayrak yakmak, sembolik ifade biçimidir ve sırf hakaret edici olduğu gerekçesiyle yasaklanamaz.
Prof. J.S. Hans (Cornell Üniversitesi Hukuk Fakültesi):“Bu, aslında olmayan bir soruna çözüm arayışıdır” diyerek kararın yargı denetimine dayanamayacağını belirtiyor.
Sonuç olarak, Trump’ın kararnamesi, hukuki açıdan ciddi engellerle karşılaşacak gibi görünüyor. Üstelik ABD vatandaşları kadar, dünyanın dört bir yanında Amerikan bayrağını yakarak Washington’un savaşçı ve müdahaleci politikalarına tepki gösteren kişiler için de bu tür yasaklar caydırıcı olmayacaktır.