Albanese'den Almanya'ya: Nazizmi siz yarattınız, biz ise faşizmi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i281928-albanese'den_almanya'ya_nazizmi_siz_yarattınız_biz_ise_faşizmi
ParsToday – Birleşmiş Milletler'in Filistin Özel Raportörü, Almanya polisinin Filistin halkını destekleyenlere yönelik şiddetli müdahalesine tepki gösterdi.
(last modified 2026-04-25T04:33:38+00:00 )
Ağustos 31, 2025 07:23 Europe/Istanbul
  • Albanese'den Almanya'ya: Nazizmi siz yarattınız, biz ise faşizmi

ParsToday – Birleşmiş Milletler'in Filistin Özel Raportörü, Almanya polisinin Filistin halkını destekleyenlere yönelik şiddetli müdahalesine tepki gösterdi.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Almanya hükümetine hitaben şöyle dedi: “Siz Nazizmi yarattınız, tıpkı bizim İtalyanlar ve İspanyolların faşizmi yarattığı gibi.”Albanese'nin bu sözleri, perşembe gününden itibaren sosyal medyada yayılan bir videonun ardından geldi. Bu videoda, bir Alman polis memurunun Gazze'deki Siyonist rejimin işlediği suçlara karşı protesto yapan bir göstericinin yüzüne defalarca vurduğu ve onu kanlar içinde, sersemlemiş bir şekilde gözaltına aldığı görülüyor.

Tasnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre, Albanese, Almanya'daki Filistin destekçilerine karşı polis şiddetine cevaben cuma günü şu açıklamayı yaptı:“Alman dostlarıma hatırlatmak isterim: Siz Nazizmi yarattınız, biz İtalyanlar ve İspanyollar ise faşizmi. Bu ideolojiler bir zamanlar Avrupa’yı yıkıma sürükledi.”

Albanese, sosyal medya platformu X'te Alman yetkililere şöyle yazdı:“Ülkenizde olup bitenlerden siz sorumlusunuz. Polisinizi kontrol altına alın. Durum kontrolden çıkmak üzere.”

Alman Nazizm geçmişine değinen Albanese, denetimsiz devlet şiddetinin sonuçlarına dikkat çekti.

---

Çifte Standartlar ve İnsan Hakları İddiaları

Siyasi uzmanlara göre, Almanya kendini insan haklarının ve küresel barışın savunucusu olarak tanıtıyor; ancak pratikteki eylemleri bu imajla çelişiyor. Berlin, adalet ve küresel güvenliği destekleme sloganlarıyla sahneye çıksa da, uyguladığı politikalar dünyada kriz ve istikrarsızlığa neden oluyor.Bu çelişkili tutum, Almanya’nın küresel denklemdeki konumunu zayıflatmakla kalmıyor, aynı zamanda kriz bölgelerinde ciddi güvenlik ve insani sonuçlar doğuruyor.Raporlara göre, Almanya'nın çifte standartlı tutumu, uluslararası kuruluşlar tarafından bu ülkenin hesap vermesi gerekliliğini ön plana çıkarmış durumda.

---

Gazze Krizine Ortaklık

Gazze'de İsrail'in saldırganlığına karşı küresel baskıya rağmen, Almanya bu rejime desteğini artırdı.Almanya Başbakanı, Filistin destekçilerinin taleplerini bastırmakla kalmadı, İsrail’in Rafael şirketiyle 408 milyon dolarlık bir silah anlaşması imzaladı.ABD'den sonra ikinci büyük silah ihracatçısı olan Almanya, bu konumuyla soykırım ve insan hakları ihlali politikalarının bir parçası hâline gelmiş durumda.Bu tarihî adımlar, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar kriz yaratan politikalarını hatırlatmakta ve barış, adalet gibi sloganların yalnızca birer reklam aracı olduğunu göstermektedir.

 

Nükleer Tehditler ve Küresel Güvenlik Krizi

Fransa ve Almanya’nın Avrupa güvenliği ve nükleer caydırıcılık üzerine görüşmelere başlamasıyla birlikte Almanya tehlikeli bir alana girmiştir.İkinci Dünya Savaşı sonrası yapılan anlaşmalara göre Almanya’nın nükleer silah geliştirme hakkı bulunmamaktadır ve iki dünya savaşının acı tecrübeleri, bu ülkenin nükleer alandaki her adımının küresel bir felakete yol açabileceğini göstermektedir.Fransa ile yapılan son görüşmeler, uluslararası ilkelere aykırı olarak gerilimi artırmış ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile BM'nin sessizliği ciddi soruları beraberinde getirmiştir. Almanya’nın bu alandaki girişimleri, küresel güvenliği tehdit eden açık bir kriz örneğidir.

 

Ukrayna’da İstikrarsızlık ve Avrupa’da Militarizm

Almanya, Ukrayna’ya silah desteğini sürdürerek ve barış görüşmelerine engel olarak gerginliği tırmandırmaktadır.Almanya Başbakanı, Ukrayna’ya silah satışını savunurken aynı zamanda Rusya’ya karşı siber ve bilgi savaşı yürütüldüğünü de dile getirmiştir.Ülke, savunma bütçesini ciddi şekilde artırmış ve 2030’ların başlarına kadar asker sayısını 180 binden 260 bine çıkarma planı yapmaktadır.

Berlin’in Fransa ile birlikte yürüttüğü bu kışkırtıcı ve militarist politikalar, yalnızca küresel barışı tehdit etmekle kalmamakta, Avrupa ve dünya için ciddi ekonomik ve güvenlik sonuçları da doğurmaktadır.

.