Çocuk Kanıyla Ticaret; Lockheed Martin ve Gazze’de Soykırımdan Kar Etmek
Pars Today – Lockheed Martin, dünyanın en büyük savunma ekipmanı üreticilerinden biri ve ABD’nin en büyük askeri-sanayi komplekslerinden biridir.
Pars Today’in haberine göre, Lockheed Martin, ABD ordusu ve müttefikleri, özellikle İsrail için silah temininde önemli bir rol oynamaktadır. Şirket, yıllık milyarlarca dolar gelir elde etmekte ve bu gelirinin büyük bir kısmı ABD Savunma Bakanlığı ile yapılan devlet sözleşmeleri ve bölgesel müttefiklere—özellikle İsrail rejimi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri—yapılan büyük silah satışlarından kaynaklanmaktadır.
Gazze Savaşında Silah OrtaklığıGazze savaşında, Lockheed Martin’in rolü dolaylı olarak İsrail’e silah ihracatı üzerinden değerlendirilebilir. Şirket, onlarca yıldır F-16 ve F-35 savaş uçaklarından, tanksavar füzeleri Hellfire ve diğer askeri ekipmanlara kadar çeşitli modern silahları İsrail rejimine teslim etmektedir. Bu rejim, bu savaş uçaklarını Gazze’yi yoğun biçimde bombalamak için kullanmaktadır. İsrail, beşinci nesil F-35 savaş uçaklarının ana kullanıcılarından biri olarak, ilk 25 adetlik siparişini 75 adede çıkarmış ve gelecekte daha fazla sipariş vermesi beklenmektedir. Bu durum, Lockheed Martin için büyük bir kar anlamına gelmektedir. Şirket ayrıca İsrail rejimine C-130 Hercules nakliye uçakları da sağlamaktadır; bu uçaklar rejim tarafından askeri destek operasyonlarında kullanılmaktadır. Lockheed Martin ayrıca, İsrail ordusunun Gazze ve Güney Lübnan’da yoğun biçimde kullandığı Apache helikopterleri için Hellfire füzeleri üretmektedir. ABD ordusunun İran kaynaklı füzelerle mücadele için İsrail topraklarına yerleştirdiği THAAD füze savunma sistemleri de Lockheed Martin ürünleridir.
Savaştan Kar; Hisse, CEO ve Kişisel MenfaatlerLockheed Martin CEO’su Jim Taiclet, Ekim 2023’te yatırımcılarla yaptığı görüşmede, İsrail’in Gazze savaşı “şirketin gelecekteki kar büyümesi için potansiyel bir tetikleyici” olduğunu söyledi. 7 Ekim’de başlayan ve 30 Ekim’de sona eren Gazze savaşı sürecinde şirket hisseleri %10,65 artmıştır. Jim Taiclet, 2021-2023 arasında şirkette 25 milyon dolar değerinde hisse dışı en az 66 milyon dolar (61,57 milyon avro) kazanç elde etmiştir. Bu CEO, doğrudan savaştan kar sağlamakta olup, ABD’de Beyaz Saray’ın siyasi ve askeri kararlarında en etkili düşünce kuruluşlarından biri olan Dış İlişkiler Konseyi’nin (Council on Foreign Relations) yönetim kurulunda yer almaktadır.
Küresel Tepkiler; BM Raporu ve Şirketlerin Etik Sorumluluğuİnsan hakları örgütleri ve bazı uluslararası kuruluşlar, Lockheed Martin gibi şirketleri Gazze savaşındaki rolleri nedeniyle eleştirmektedir. Bazı kampanyalar, özellikle İsrail rejimine silah satışını durdurmak veya şirketleri boykot etmek çağrısında bulunmaktadır; çünkü bu silahlar Filistin halkının ve komşu ülkeler, özellikle Lübnan halkının katliamında kullanılmaktadır.
BM’nin Filistin İşgal Altındaki Topraklar Özel Raportörü Francesca Albanese, Temmuz 2025’te yayınladığı çarpıcı raporda, İsrail’in Gazze’deki soykırım suçuna iştirak eden 48 uluslararası şirketin isimlerini açıkladı. Raporda, teknoloji, savunma, inşaat ve finans sektörlerinden geniş çaplı şirketlerin bu soykırım ekonomisinin parçası olduğu belirtilmiştir. ABD, Avrupa, Asya ve Latin Amerika’dan dev şirketler listede yer almakta; Microsoft ve Google gibi teknoloji devlerinden, Lockheed Martin ve Leonardo gibi silah üreticilerine, BlackRock ve Vanguard gibi dev yatırım şirketlerine kadar. Rapor, bu şirketlerin sadece seyirci değil, kâr odaklı işgal yapısının bir parçası olduklarını ve uluslararası hukuki takibe maruz kalabileceklerini vurgulamaktadır. Soykırıma doğrudan katkı sağlayan savunma şirketleri listesinin başında ABD’li Lockheed Martin gelmektedir.
Forbes Dergisi, Lockheed Martin gibi ABD savunma şirketlerinin Gazze savaşındaki rolüne dikkat çekerek, bu şirketlerin İsrail rejiminin Gazze ve Lübnan’daki geniş çaplı savaş suçlarına iştirak ettiğini yazdı. Uluslararası Ceza Mahkemesi de Gazze savaşının soykırım niteliği taşıyabileceğini vurgulamıştır. Peki, sadece para kazanmak ve bu katliamları görmezden gelmek ahlaki olarak kabul edilebilir mi? Bu trajik insani felaketten kar eden şirketler, ürünlerinin nasıl kullanıldığı konusunda etik sorumluluk alacaklar mı?