ABD’nin Afganistan’daki Askerî Varlığı Gerekli miydi?
Pars Today – Bir Amerikan düşünce kuruluşu, ABD’nin Afganistan’dan çekilişinin yıldönümünde bu konuyu mercek altına aldı.
Amerikan düşünce kuruluşu Responsible Statecraft, Rosemary Kelanic imzalı makalesinde şöyle yazdı: ABD’nin 30 Ağustos 2021’de Afganistan’ı terk etmesinin üzerinden dört yıl geçti. Bu çekilme, yaklaşık 20 yıl süren bir işgalin sonunu simgeliyor ve sonsuz askerî görevlerin tehlikeli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Habere göre, Ekim 2001’de El Kaide’yi yok etmek amacıyla başlayan sınırlı müdahale, zamanla sınırları belirsiz bir askerî operasyona dönüştü ve ABD’ye büyük insanî ve ekonomik maliyetler getirdi. Bu süreçte, 2334 Amerikan askeri hayatını kaybetti, 20 binden fazlası ise yaralandı.
ABD’nin Afganistan’daki politikaları, Batı dışı bir kültür ve siyasi yapıya sahip bir ülkede “ulus inşası” ve demokrasi oluşturma temeline dayanıyordu. Ancak bu politikalar, Afganistan’ın sosyal ve siyasal yapısında kalıcı değişiklikler yaratmakta başarısız oldu.
Bunun yerine, ABD, Afganistan’daki iddia edilen tehditlere odaklanmak yerine, karmaşık ve verimsiz projelere girişti. Bu projeler sadece başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda büyük insani ve mali kayıplara yol açtı.
Bugün bile Amerikalı politikacılar, dünyanın çeşitli bölgelerindeki askerî varlıklarını gerekçelendirme çabası içinde. Ancak mevcut veriler, söz konusu tehditlerin askerî işgale gerek kalmadan da bertaraf edilebileceğini göstermektedir. Bu gerçek, gelecekteki güvenlik stratejileri açısından oldukça öğretici olabilir.
Bu bağlamda, ABD’nin 2026 sonuna kadar Irak’taki yaklaşık 2500 askerini tamamen çekmesi ve bu yılın Eylül ayında oradaki görevini sonlandırması yönündeki planı mantıklı görünmektedir.
Ayrıca, bu analiz ABD’nin Suriye ve Afrika’daki 10’dan fazla ülkede askerî varlığını sonlandırmasının da rasyonel olacağını savunuyor. Bu, ABD’nin bu bölgelerdeki askerî mevcudiyetini önemli ölçüde azaltması gerektiğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, ABD’nin diğer ülkelerdeki askerî politikaları, gerçek güvenlik önceliklerinin göz ardı edilmesine neden olmuştur. Bu stratejik hatalar, ABD’nin sadece hedeflerine ulaşamamasına değil, aynı zamanda kaynaklarını ve insan gücünü sonu gelmeyen verimsiz savaşlarda tüketmesine yol açmıştır. Bu tecrübeler, gelecekteki krizlerde daha bilinçli politika kararları alınması için ders niteliğindedir.