Baltık’tan Ukrayna’ya; NATO müdahaleleri ve küresel güvenlik üzerindeki kriz gölgesi
Parstoday – Rusya Cumhurbaşkanı, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin sona ermesinin Ukrayna’da kalıcı barışa ulaşmanın tek yolu olduğunu belirtti.
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, 2025 Shanghay İşbirliği Örgütü toplantısında Tianjin şehrinde yaptığı konuşmada, "küresel güvenlikte adil bir dengenin" gerekliliğine vurgu yaparak, Soğuk Savaş sonrası Batı’yı Rusya’yı küçük düşüren askeri maceraları nedeniyle Ukrayna krizinin başlıca sorumlusu olarak nitelendirdi. Bu açıklamalar, NATO’nun Baltık Denizi’nde geniş çaplı tatbikatlar düzenleyip Rusya sınırlarında askeri baskıyı artırarak gerilimi yükselttiği bir dönemde yapıldı. Parstoday’in bu haber paketinde, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) maceraları incelenmektedir:
Barış, NATO genişlemesinin durdurulmasına bağlıRusya Cumhurbaşkanı, Shanghay İşbirliği Örgütü toplantısında Ukrayna krizinin kökenlerine değinerek, "kalıcı bir çözüm bulmak için çatışmanın temel nedenleri, yani NATO’nun genişlemesi ve Batı’nın Rusya’nın güvenlik endişelerine kayıtsız kalması ortadan kaldırılmalıdır" dedi. Putin, Ukrayna’daki savaşı "Batı ile bir mücadele" olarak tanımladı ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından NATO’nun Doğu Avrupa’ya genişlemesini Moskova’ya yönelik küçük düşürücü bir adım olarak nitelendirdi. Kremlin’e göre, NATO’nun askeri politikalarının sürdürülmesi ve Ukrayna’ya silah gönderilmesi barışı imkansız hale getiriyor ve çatışma sahasını siyasi-güvenlik açısından kül haline getiriyor.
Atlantisçilik krizde; Batılı müttefikler arasında ayrışma
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, son yıllarda kimlik krizi ve Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki çıkar çatışmalarıyla karşı karşıya kaldı. ABD’nin Ukrayna’daki pahalı politikaları ve zorunlu entegrasyon baskısı, NATO üyeleri arasında güven kaybını artırdı. Bu duruma en iyi örnek, Volodimir Zelenski ile Avrupa liderlerinin Beyaz Saray’daki görüntüsü; görünürde birlik işareti olsa da perde arkasında savaşın maliyeti ve Avrupa’nın güvenliğinin geleceği konusunda stratejik anlaşmazlıklar bulunuyor. Uzmanlar, bugün “Atlantisçilik” kavramının her zamankinden daha fazla sorgulandığını ve NATO’nun Ukrayna’da stratejik bir çıkmazda olduğunu söylüyor.
Baltık’ta NATO tatbikatı; caydırıcılık mı, provokasyon mu?
Rusya Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak NATO, Almanya liderliğinde "Quadriga" adlı büyük bir tatbikatı Baltık Denizi’nde başlattı. 8 binden fazla asker, 40 savaş gemisi, 30 uçak ve binlerce askeri araç bu tatbikata katılıyor. Alman ordusu, bu tatbikatın amacını "caydırıcılığı ve operasyonel hazırlığı artırmak" olarak açıkladı ancak aynı dönemde Rusya ve Belarus’un "Zapad" tatbikatı yapması, iki taraf arasındaki silahlanma yarışının yeni bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Litvanya da Kaliningrad sınırına "Ejderha Dişi" olarak bilinen beton engeller yerleştirerek olası Rus tehdidine karşı hazırlık yapıyor; Moskova ise bunu açık bir provokasyon olarak değerlendiriyor.
Japonya; NATO’nun Doğu Asya’daki yeni üssü mü?
Moskova’nın endişeleri sadece batı cephesiyle sınırlı değil. Rusya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nikolay Patruşev, NATO’nun Japonya’nın askeri kapasitesini kullandığını ve Japon donanmasının hızlı bir şekilde Batı ittifakına entegre olabileceğini belirtti. Bu durumu "intihar politikası" olarak nitelendirdi ve Tokyo’nun NATO’nun Rusya ve Çin karşıtı politikalarına katılmamasını istedi. Rusya ve Çin de karşılık olarak güvenlik ve askeri işbirliklerini her zamankinden daha fazla genişletiyor.
NATO ve Ukrayna çıkmazıÜç yıl süren çatışmaların ardından Ukrayna, fiilen yıpratıcı ve harabe bir savaş alanına dönüştü. NATO’nun savaşın sadece Doğu Ukrayna ile sınırlı kalacağı yönündeki ilk varsayımının aksine, savaş daha geniş boyutlara ulaştı ve bu paktın üyelerine ağır maliyetler getirdi. Birçok analiste göre, savaşın asıl kaybedeni sadece Ukrayna değil, NATO’nun kendisidir; çünkü sadece güvenlik hedeflerini gerçekleştirememekle kalmadı, aynı zamanda meşruiyet ve iç bütünlüğü de ciddi zarar gördü.
NATO müdahaleleri ve ağır istikrarsızlık gölgesi
NATO’nun müdahaleci tutumları, ister Doğu Avrupa’da ister Doğu Asya’da uluslararası güvenliği tehdit ediyor. Rusya barış şartı olarak NATO genişlemesinin durdurulmasını talep ederken, Batı askeri politikalarını sürdürerek yeni güvenlik krizlerini yeniden üretiyor. Görünüşe göre Ukrayna krizi, Rusya ve NATO arasındaki daha geniş jeopolitik rekabetin sadece bir parçası; bu rekabetin sonuçları yalnızca Avrupa için değil, tüm uluslararası sistem için ağır maliyetlere yol açacak.