ABD'nin Pakistan'a 70 yıllık müdahaleleri: İslamabad-Washington ilişkilerinde ağır bir miras
https://parstoday.ir/tr/news/world-i282506-abd'nin_pakistan'a_70_yıllık_müdahaleleri_İslamabad_washington_ilişkilerinde_ağır_bir_miras
Parstoday  - Pakistan ile Amerika arasındaki ilişkiler, son 70 yıl boyunca Washington’un Pakistan’ın siyaset, güvenlik ve ekonomisine doğrudan ve dolaylı müdahalelerinden etkilenmiştir.
(last modified 2025-09-10T06:36:38+00:00 )
Eylül 10, 2025 09:35 Europe/Istanbul
  • ABD'nin Pakistan'a 70 yıllık müdahaleleri: İslamabad-Washington ilişkilerinde ağır bir miras

Parstoday  - Pakistan ile Amerika arasındaki ilişkiler, son 70 yıl boyunca Washington’un Pakistan’ın siyaset, güvenlik ve ekonomisine doğrudan ve dolaylı müdahalelerinden etkilenmiştir.

İslamabad’ın Amerika ile ilişkileri yeniden tanımlama yönündeki tekrar eden çabaları çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanmış ve tarihsel güvensizlik gölgesi, iki ülke arasında kalıcı bir ortaklığın oluşmasını engellemiştir. Bu Parstoday haber paketinde, Pakistan’ın bağımsızlığından sonra Amerika’nın müdahaleleri ele alınmaktadır:

  • İlişkilerin Başlangıcı ve İlk Müdahaleler

Pakistan’ın 1947 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından Amerika, bu ülkeyi Soğuk Savaş’ta önemli bir müttefik olarak seçti. Güvenlik ve askeri işbirlikleri, özellikle Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali döneminde zirve noktasını oluşturdu. Washington’un desteğiyle İslamabad, Afgan mücahitlerinin silahlandırılmasında merkezi bir rol oynadı. Ancak Sovyetler’in çekilmesinden sonra Amerika, desteğini hızla azalttı ve nükleer yaptırımlar uygulayarak Pakistan üzerinde baskı kurdu. Bu tecrübe, Washington’un İslamabad’a araçsal bir bakış açısıyla yaklaştığının ilk ciddi göstergesi oldu.

  • İç Siyaset; Washington’un Nüfuz Alanı

Son yıllarda Pakistan’ın iç siyaseti de defalarca Amerika’nın müdahalelerinden etkilenmiştir. Hükümet ile muhalefet arasındaki çekişmede taraf tutmaktan hükümetlerin görevden alınmasına yönelik müdahale suçlamalarına kadar, sürekli olarak Washington hedef gösterilmiştir. Joe Biden’ın başkanlığı döneminde İslamabad, Amerika’yı “hükümeti devirmek için komplo kurmakla” suçlamıştır. Ayrıca Biden’ın seçim zaferinden sonra dönemin Pakistan başbakanıyla telefon görüşmesi yapmayı reddetmesi, yerel medyada siyasi baskı ve ilgisizlik göstergesi olarak yorumlanmıştır.

  • Güvenlik; Sürekli Baskının Aracı

Terörizm dosyası, Washington’un İslamabad üzerindeki en önemli baskı araçlarından biri olmuştur. Pakistan, terörle mücadele savaşında ağır insani ve mali bedeller ödemiş, binlerce kurban vermiştir. Ancak Amerika, bu ülkeyi defalarca “militanlara barınak sağlamakla” suçlamıştır. “Beluçistan Kurtuluş Ordusu” ve “Leşker-i Mecid” gibi grupların terör örgütleri listesine alınması, aynı zamanda bölgedeki bazı radikal grupların faaliyetlerine göz yumulması, bu adımların terörle gerçek bir işbirlikten çok, güvenlik ortamını yönetme ve Pakistan’a baskı uygulama aracı olduğunu göstermektedir.

  • Ekonomi ve Hedefli Yaptırımlar

Amerika’nın ekonomik müdahaleleri de İslamabad için sürekli bir meydan okuma olmuştur. Farklı dönemlerde mali ve askeri yardımların askıya alınması, orduyla eğitim işbirliklerinin durdurulması ve yeni yaptırım tehditleri bu politikalardan bazılarıdır. Trump döneminde, Pakistan’da Taliban’a ait sığınaklar olduğu iddiasıyla askeri yardımlar durdurulmuş ve ikili ilişkiler en düşük seviyeye inmiştir. Bu baskılar, özellikle Pakistan ekonomisinin kriz dönemlerinde, İslamabad’ı Çin ve Rusya ile ilişkileri güçlendirmeye yöneltmiştir. Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projesi bu alternatif yaklaşımın en belirgin örneğidir.

  • Hindistan’ın Baskı Denklemindeki Rolü

Amerika’nın Pakistan’a müdahalesinin önemli boyutlarından biri, Washington’un Hindistan ile stratejik ilişkilerini güçlendirmesidir. Yeni Delhi, Pakistan’ın geleneksel ve nükleer rakibi olarak Amerika’nın hesaplarında özel bir konum kazanmıştır. Washington’un özellikle askeri ve teknolojik işbirliği alanında Hindistan’a verdiği destek, Güney Asya’daki güç dengesini Pakistan aleyhine değiştirmiş ve İslamabad üzerinde daha fazla baskı kuran bir unsur haline gelmiştir.

  • İslamabad’ın Direnişi ve Olası Seçenekler

Tüm baskılara rağmen Pakistan bazı temel tutumlarında kararlılığını korumuştur. Filistin’e destek vermek, Washington’un dayatmacı politikalarına karşı çıkmak ve Doğu Blok ülkelerine yakınlaşmak bu politikaların bir parçasıdır. İranlı yetkililerin son dönemdeki İslamabad ziyaretleri ve Rusya ile Çin’le artan işbirliği, Pakistan’ın Amerika’ya bağımlılığı azaltmak için bölgesel alternatifleri güçlendirmeye çalıştığını göstermektedir. Pakistanlı analistler, Amerika ile geçici işbirliklerin “stratejik tuzağa” dönüşmesini engellemenin ancak stratejik farkındalık ve geçmiş deneyimlerden yararlanmakla mümkün olacağını savunmaktadır.

Amerika’nın Pakistan’ın iç siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarındaki müdahaleleri, iki ülke arasındaki ilişkilerin sürekli gergin ve istikrarsız kalmasına neden olmuştur. Nükleer yaptırımlardan terörle mücadeledeki suçlamalara kadar uzanan tarihsel deneyimler, İslamabad’da güvensizlik algısını pekiştirmiştir. Bugün Pakistan, Doğu Bloku ile işbirliği ve Batı’nın baskıları arasında gidip gelirken, İslamabad-Washington ilişkilerinin geleceği her zamankinden daha belirsiz görünmektedir. Amerika’nın müdahaleci politikaları sürdüğü sürece, bu ilişkilerin taktiksel düzeyin ötesine geçerek kalıcı ve dengeli bir ortaklığa dönüşmesi pek olası görünmemektedir./