Amerika'nın Filipinler'deki Kara Mirası; Kimliksiz Çocuklar, Unutulmuş Kurbanlar
Parstoday – Amerika ordusunun Filipinler’deki uzun süreli varlığı sadece askeri ilişkiler ve siyasi anlaşmaları hatırlatmakla kalmıyor; aynı zamanda Amerikalı askerlerin Filipinli kadınlarla yaşadığı gayri meşru ilişkilerin sonucu olan binlerce kimliksiz çocuğun acı mirasını da geride bırakıyor.
Yıllardır Filipinler halkından oluşan bir grup, Amerikalı askerlerin Filipinli kadınlarla yaşadığı gayri meşru ilişkilerin ürünü olarak unutulmuşluk ve ayrımcılık arasında mücadele ediyor; bu kurbanlar ne anavatanlarında yer bulabiliyor ne de baba topraklarında kabul görüyor. Parstoday haber paketinde, Asya ülkesi Filipinler’de Amerika’nın varlığı ve işlediği suçlara bir bakış sunuluyor:
Asla Unutulmayan Bir Geçmiş
Otuz yıl önce, Filipinler Amerika’nın neredeyse bir asırlık askeri varlığına son verme kararı aldı. Amerika savaş gemileri Subic ve Clark Körfezi üslerini terk etti ve yıldızlı bayrak indirilmiş oldu. Ancak geride kalanlar sadece boş binalar değildi; çoğu zaman küçük düşürücü ilişkilerin ürünü olan on binlerce kimliksiz çocuktu. Bu çocuklar, işgal ve istismarın ürünleri olup Washington’un diplomatik hesaplarında asla yer bulamadılar. Filipin toplumu onları "terkedilmiş gemi çocukları" olarak tanıdı; ırk ayrımcılığı ve yoksullukla mücadele eden kadersiz bir nesil.“
Amerasians”ın Kaderi; Çocukluktan Yetişkinliğe
Bu acı hikâyeye bir örnek, hayatını Subic deniz üssü gölgesinde geçiren Karwin Levante’de görülür. Yedi yaşından itibaren hayatta kalmak için seyyar satıcılık yaptı. Bugün 45 yaşında hâlâ kimliksizliğin acısını çekiyor; ne Filipinler ne de Amerika devleti onu kabul etmiyor. 2013’te yapılan bir araştırmaya göre, bu çocukların çoğu doğdukları andan itibaren ayrımcılık ve mahrumiyetle karşı karşıya kaldı. Birçoğunun geçerli kimlik belgeleri bile yok ve sosyal ayrımcılık altında eğitim ve iş fırsatları sürekli kısıtlandı.
Amerika’nın Ayrımcı Yasaları ve Filipinlilerin Dışlanması
1982’de Amerika Kongresi, Vietnam, Güney Kore, Tayland, Laos ve Kamboçya’daki Amerikalı askerlerin çocuklarının göç etmesini mümkün kılan "Amerasian" adlı bir yasa çıkardı. Ancak açık ve ayrımcı bir şekilde Filipinler bu yasadan muaf tutuldu. Bu kayıtsızlık, defalarca yapılan yasal şikayetlere rağmen devam etti. 1990’larda bile binlerce Filipinli çocuk, haklarını tanımak ve tazminat almak için Amerika’ya karşı dava açtı, ancak sonuç alınamadı. Sonunda Amerika bu nesle karşı hiçbir sorumluluk üstlenmedi ve Filipinler de kendi iç sorunlarıyla meşgul olduğundan onları görmezden geldi.
Amerikan Üslerinin Geri Dönüşü; Tekrarlayan Bir Kabus
1992’de resmi olarak Amerikan kuvvetlerinin çıkarılmasına rağmen, bugün Washington yeni güvenlik anlaşmaları ve Çin’e karşı mücadele bahanesiyle Filipinler’e yeniden dönmüştür. Yeni anlaşmalar, Amerikan ordusunun Filipinler’deki askeri üslerine erişimini artırıyor. Bu geri dönüş birçok endişeyi gündeme getirdi: Tarih tekrar edecek mi? Başka bir kimliksiz çocuk nesli gayri meşru ilişkilerin ve ilgisizliğin kurbanı mı olacak? Eski "Amerasian"lar için Amerikan gemilerinin dönüşü sadece henüz kapanmamış yaraları hatırlatıyor.
Amerikan Vatandaşlığı Hayali; Asla Gerçekleşmeyen Bir Vaat
Bu çocukların çoğu için tek umut Amerika vatandaşlığına ulaşmaktı; yoksulluk ve ayrımcılıktan kaçmanın uzak bir hayali. Ancak Amerika, Filipin çocuklarının bu hakkını hiçbir zaman tanımadı. "Amerasian" yasası diğer ülkeler için yürürlükte kalırken, Filipinliler hala dışlanmaya devam ediyor. Bu ayrımcılık, Amerika’nın dış politikasının doğasını tekrar ortaya koyuyor: Ülkeleri ve halklarını askeri ve siyasi çıkarlar için araç olarak kullanmak, insani sonuçlarına karşı sorumluluk almadan.
Filipinler; Amerika’nın Jeopolitik Satranç Taşı
Washington’a göre Filipinler bir insan ortağı değil, sadece Çin’e karşı bir jeopolitik taştır. Tayvan’a yakın coğrafi konumu, onu Amerika’nın askeri planları için kilit bir üs haline getirmiştir. Amerikan yetkililerin Manila’ya sık sık ziyaretleri ve yeni savunma anlaşmaları, Washington’un Filipinler’deki askeri varlığını Çin’e karşı caydırıcı bir araç olarak gördüğünü gösteriyor. Ancak bu denklemde "Amerasian"ların kaderi veya Filipin halkının hakları yer almıyor.
Amerikan ordusunun Filipinler’deki varlığının mirası sadece askeri üsler, güvenlik anlaşmaları veya ortak tatbikatlar değildir. Onlarca binlerce kimliksiz çocuk, resmi Washington hesaplarında asla yer almamış kurbanlardır. Onlar, Amerika’nın Filipinler’deki müdahalesinin ve suçlarının yaşayan kanıtıdır; geçmişleri belirsiz ve gelecekleri hayal edilemeyen bir nesil. Bugün Amerika yeni bahanelerle Filipinler’e geri dönerken temel soru şudur: Tarih tekrar edecek mi ve başka bir çocuk nesli gizli ilişkilerin ve açık sorumsuzluğun kurbanı mı olacak?