NATO Müttefikleri Trump’ın Ültimatomuna Nasıl Yanıt Veriyor?
Parstoday – Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya Rusya ile savaşta destek vermeye devam etmek için yeni şartlar ortaya koydu.
Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda şöyle yazdı: “Rusya’ya karşı büyük yaptırımlar uygulamaya hazırım, ancak NATO’ya üye tüm ülkeler aynı ölçüde harekete geçmeli ve Rusya’dan petrol alımını tamamen durdurmalıdır.”
Trump’ın bu açıklamaları, “NATO ülkelerine ve dünyaya mektup” olarak tanımladığı bir mesajla yalnızca diplomatik bir tehdit değil, aynı zamanda Batılı müttefiklere açık bir ültimatom niteliği taşıyor.
Trump, bazı NATO üyelerinin Rusya’dan petrol almasını “şok edici” olarak nitelendirdi ve NATO’nun bu krizdeki zafer taahhüdünün “%100’ün altında” olduğunu belirtti.
Bu açıklamalar, Ukrayna savaşındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Geçtiğimiz günlerde, Polonya hava sahasına giren bazı Rus insansız hava araçları NATO savaş uçakları tarafından düşürüldü. Bu olay, Romanya tarafından da rapor edildi ve NATO için bir alarm zili oldu.
Trump, bu gelişmeye yanıt olarak sorumluluğu müttefiklerine yükledi ve NATO karşılık vermedikçe ABD’nin yeni yaptırımlar uygulamayacağını belirtti.
Bu yaklaşım, Rusya’ya baskı ile müttefiklere eleştiriyi birleştiren bir strateji olarak Trump’ın geçmiş tutumlarıyla uyumlu. Zira Trump, NATO’yu savunma harcamalarının yetersizliği nedeniyle sık sık eleştirmiş ve şimdi de Doğu Avrupa’daki gelişmeleri ekonomik ve askeri hedefleri doğrultusunda kullanmaya çalışıyor.
2022’den bu yana uygulanan geniş çaplı Batı yaptırımlarına rağmen Rusya, üçüncü ülkelere petrol satışından büyük gelir elde etmeye devam ediyor. Temiz Enerji ve Hava Araştırmaları Merkezi’ne göre, NATO üyesi olan Türkiye; Çin ve Hindistan’dan sonra Rusya’nın en büyük üçüncü petrol alıcısı konumunda. Macaristan ve Slovakya da Moskova’dan enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı.
Trump, NATO ülkelerinin Rusya’dan petrol alımını tamamen durdurmasının ve Çin’den ithalata %50 ila %100 arasında gümrük vergileri uygulanmasının, “Çin’in Rusya üzerindeki güçlü kontrolünü kırabileceğini” ve Ukrayna’da barışa yol açabileceğini savunuyor. Ancak Trump’ın NATO ülkelerine Rusya’dan petrol ve gaz alımını kesme ve Çin’e ağır gümrük vergileri uygulama önerisi birçok zorlukla karşı karşıya. Örneğin, Moskova ile yakın ilişkileri olan Türkiye’yi bu konuda ikna etmek kolay olmayacaktır.
Ayrıca, NATO üyesi olan bazı Avrupa Birliği ülkeleri 2024 yılında Rusya’dan yaklaşık 42 milyar dolarlık mal ithal etti. Rusya hâlâ bu ülkelerin doğal gaz ihtiyacının %10’unu karşılıyor. Bu ilişkilerin değiştirilmesi, kırılgan Avrupa ekonomileri üzerinde ciddi baskı yaratacaktır; bu yüzden bu ülkelerin Trump’ın Ukrayna’ya destek şartlarını kolayca kabul etmeleri beklenmemektedir.
Özellikle Avrupa, Trump’ın Çin ile ticaret savaşına dahil olmak istemiyor ve bu ülkeye ağır gümrük vergileri uygulamayı reddediyor. Böyle bir adım, Çin’in Avrupa’dan ithal edilen mallara misilleme yapmasıyla sonuçlanacaktır.
Trump’ın Rusya ve Çin karşısındaki tutarsız davranışları ve sürekli geri adım atması, Avrupa’da endişelere yol açıyor. Bu endişeler arasında, ABD’nin son anda bu iki ülkeye taviz verebileceği ve Avrupa’nın orta ve uzun vadeli çıkarlarını göz ardı edebileceği ihtimali de yer alıyor.
Bu endişeler nedeniyle NATO ülkeleri Trump’ın yeni önerisine temkinli yaklaşıyor. Ancak bu ülkelerin önünde fazla seçenek yok; çünkü bir yandan Rusya’nın doğu cephesindeki tehdidinin giderek arttığını hissediyorlar, diğer yandan ABD hükümeti Ukrayna savaşında geçmişteki cömert desteğini sürdürmek istemiyor. Bu durum, Avrupa ülkelerini Rusya ile ABD arasında sıkışmış bir duruma sokarak işleri daha da zorlaştırıyor./