Kübalı-Amerikalı Haydut: Trump’ın Sevilmeyen Adamı Marco Rubio
https://parstoday.ir/tr/news/world-i282880-kübalı_amerikalı_haydut_trump’ın_sevilmeyen_adamı_marco_rubio
Pars Today – Florida’nın eski senatörlerinden ve Amerikan siyasetinin tartışmalı figürlerinden biri olan Marco Rubio, dünyadaki agresif ve savaş yanlısı tutumlarıyla tanınan bir isimdir.
(last modified 2026-04-25T04:33:38+00:00 )
Eylül 17, 2025 08:41 Europe/Istanbul
  • Kübalı-Amerikalı Haydut: Trump’ın Sevilmeyen Adamı Marco Rubio

Pars Today – Florida’nın eski senatörlerinden ve Amerikan siyasetinin tartışmalı figürlerinden biri olan Marco Rubio, dünyadaki agresif ve savaş yanlısı tutumlarıyla tanınan bir isimdir.

Marco Rubio, İsrail rejimine verdiği aşırı destek ve bağımsız ülkelere karşı daha fazla yaptırım uygulanması için yaptığı ısrarlı çağrılarla, ABD’nin dış politikasında en saldırgan çizgiyi benimseyen siyasetçilerden biri olarak bilinir. Pars Today bu yazısında Rubio’nun yaşam öyküsüne, kariyerine ve dış politika konusundaki görüşlerine mercek tutuyor.

1971 yılında Florida’nın Miami kentinde Küba kökenli bir ailede doğan Marco Rubio’nun ailesi, 1956 yılında Küba’dan ABD’ye göç etmiştir. Ancak Rubio hakkında pek bilinmeyen bir gerçek, 1962 yılında ABD yetkililerinin anne tarafından dedesi Pedro Victor Garcia’yı sınır dışı etmek istemesi, ancak onun ülkede kalarak gözlerden uzak bir şekilde yaşamaya devam etmesidir.

Marco Rubio’nun çocukluk döneminden bir fotoğraf

Gençliğinde Florida Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başlayan Rubio, bir dönem Amerikan Ulusal Futbol Ligi (NFL) hayali kurarak futbol kariyerine yönelmişti. Missouri’deki Tarkio College’da kısa süreliğine futbol bursu da kazandı ancak sakatlık nedeniyle bu kariyeri sona erdi. Siyasete atılma kararı alan Rubio, Florida Temsilciler Meclisi üyeliğiyle kariyerine başladı. 1998 yılında Jeanette Dousdebes ile evlendi ve çiftin dört çocuğu oldu.

Rubio, Kübalı ailesiyle birlikte

2006-2008 yılları arasında Florida Temsilciler Meclisi Başkanı olarak görev yapan Rubio, daha sonra ABD Senatosu’na seçildi. 2016'daki Cumhuriyetçi başkan adaylığı yarışında kendisini muhafazakâr bir aday olarak tanıttı; güçlü dış politika, serbest piyasa ekonomisi ve geleneksel sosyal değerleri savundu.

Ancak Rubio, her zaman radikal ve tehlikeli politikaların savunucusu olmuştur. İran’a yönelik ağır yaptırımların destekçisi olan Rubio, bu ülkeye yönelik ekonomik ve siyasi baskının artırılması için sürekli çaba sarf etti. Ona göre yaptırımlar, yalnızca stratejik bir araç değil, aynı zamanda ABD karşıtı hükümetleri istikrarsızlaştırmanın bir yoludur.

Marco Rubio ve Donald Trump

Rubio, düşman edinmekten asla çekinmiyor. İran, Çin ve Rusya’ya karşı sürekli sert söylemler kullanıyor. 2016’daki Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için “bir gangster” ve “bir ülkeyi yöneten bir suçlu” ifadelerini kullanmıştı. O, hiçbir savaştan geri durmayan bir figür: İran’a karşı ekonomik savaş, Çin’e karşı siyasi ve ekonomik savaş ve Amerika’nın doğrudan karşısında yer alan her ülkeye karşı kültürel savaş...

Rubio ayrıca İsrail’e koşulsuz destek vermekte ve yaptığı konuşmalarda ABD’nin İsrail’in “sarsılmaz ve güvenilir müttefiki” olarak kalması için “gerekirse her şeyi yapması gerektiğini” savunmaktadır. Bu destek bazıları için cazip görünse de, birçok kişi için kışkırtıcı ve tehlikeli bir politikayı temsil etmektedir.

Benjamin Netanyahu ile Marco Rubio

Sosyal medyada sık sık açıklamalar yapan Rubio, ABD’nin radikal siyasetinin önde gelen isimlerinden biri olarak kendini konumlandırmıştır. Gençler arasında bazı destekçiler kazanmış olsa da, aslında uzlaşmadan uzak, daima çatışma arayan bir siyasetçi görüntüsü çizmektedir. Yaptırımlar, ekonomik savaşlar ve ABD’ye karşı duran ülkelere yönelik baskılar onun siyasi ajandasının temelini oluşturur. Ve bu ajanda, barış ve uzlaşmadan çok uzaktır.