İsrail, Amerikalı Hristiyanları Kandırmak İçin Arkeolojiyi Nasıl Kullanıyor?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i283476-İsrail_amerikalı_hristiyanları_kandırmak_İçin_arkeolojiyi_nasıl_kullanıyor
Parstoday – Araştırmacılara göre, Siyonist rejim İsrail’in hükümeti ve Amerikan destekçileri, esas olarak Amerikalı Hristiyanları kandırmak amacıyla tarihi bir anlatı oluşturma çabası içindeler.
(last modified 2026-04-25T04:33:38+00:00 )
Eylül 28, 2025 07:52 Europe/Istanbul
  • İsrail, Amerikalı Hristiyanları Kandırmak İçin Arkeolojiyi Nasıl Kullanıyor?

Parstoday – Araştırmacılara göre, Siyonist rejim İsrail’in hükümeti ve Amerikan destekçileri, esas olarak Amerikalı Hristiyanları kandırmak amacıyla tarihi bir anlatı oluşturma çabası içindeler.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kısa süre önce Kudüs’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, ev sahibi İsrailliler tarafından titizlikle planlandı ve özellikle arkeolojiye odaklandı. The Guardian’a dayanan Parstoday’in haberine göre, ziyaretin ilk gününde Benjamin Netanyahu, Rubio’yu Batı Duvarı’nın yakınındaki yer altı kazılarına götürdü. İkinci gün ise Netanyahu, “ziyaret yolu” olarak bilinen Roma döneminden kalma bir caddenin altına, Filistinli bir mahallenin altına kazılmış bir tüneli gösterdi. Bu tünel, işgal altındaki topraklarda bulunan “Davud Şehri” adlı arkeolojik parkta yer alıyor ve Yahudi yerleşimci örgütü Elad tarafından yönetiliyor.

Netanyahu bu ziyaretle, Kudüs’ün Yahudi köklerini ve buranın “İsrail’in ebedi ve bölünmez başkenti” olduğunu vurgulamak istedi. Ancak Rubio bu “tarihi tur”a katılırken, İsrail savaş uçakları Gazze’deki ana arkeolojik depo alanını bombalayarak 30 yıllık arkeolojik çabayı yok etti.

Tarih Üzerindeki Savaş

Tarih anlatısı üzerindeki mücadele, İsrail ile Filistin arasındaki daha geniş çatışmanın bir parçası olagelmiştir. İsrail Eski Eserler Dairesi yetkilileri, işgal altındaki bölgelerde arkeolojik eserleri arayan İsrail güçlerine eşlik etmiştir. Fakat bu tarih savaşı geçtiğimiz ay daha da görünür hale geldi. Rubio’nun ziyareti, Yahudi-Hristiyan ortak tarihi vurgulayarak, ABD Cumhuriyetçi Partisi’nin Evanjelik tabanının İsrail’e olan bağlılığını pekiştirmek amacıyla tasarlandı.

Netanyahu ve Rubio, eşleriyle birlikte, aynı zamanda ABD'nin İsrail büyükelçisi olan Evanjelik papaz Mike Huckabee ile birlikteydi. İsrail'in topraklarını genişletmesinin ateşli savunucusu olan Huckabee, “Filistin diye bir yer yoktur” şeklindeki ifadeleriyle tanınıyor.

Netanyahu ve Rubio; eşleriyle birlikte 

Tartışmalı Arkeoloji Projeleri

“Elad” adlı yerleşimci örgüt, işgal altındaki Silvan bölgesinde Filistinlilerden alınan arazilerde Davud Şehri adlı arkeolojik parkı kurdu. Burada bulunan “ziyaret yolu”, Yahudilerin İsa Mesih zamanında mabede gitmek için kullandıkları yol olarak tanıtılıyor.

Bu proje, BM tarafından yasa dışı ilan edilmiştir; çünkü işgal altındaki topraklarda inşa edilmiş ve Filistinlileri bölgeden uzaklaştırma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Geçtiğimiz yıl BM komisyonu, arkeolojinin siyasi amaçlarla kullanılmasını kınamıştır.

Alon Arad, bağımsız arkeologlar grubu Emek Shaveh’in başkanı, bu tünelin daha önce, Trump döneminde, 2019 yılında dönemin ABD büyükelçisi David Friedman tarafından bir duvar kırılarak açıldığını belirtiyor.

Arad bu töreni “tam anlamıyla tuhaf” olarak nitelendiriyor ve şöyle diyor:“Yerleşimcilerin, dini misyonerlerin ve Amerikalı sağcıların aynı çizgide olması yeni bir şey değil. Ama bu tören, arkeolojik açıdan zayıf ve Davud Şehri parkının arkeoloji ya da kültürel mirasla hiçbir ilgisinin olmadığını gösteriyor.”

Gazze’nin Kültürel Mirasının Yok Edilmesi

Emek Shaveh grubu ayrıca, İsrail’in Gazze’deki arkeolojik depo binasını bombalamasını da kınadı. Bu saldırı, Rubio’nun Batı Duvarı’nı ziyaret ettiği gün gerçekleşti. Savaşın başlangıcından bu yana, İsrail yüzlerce kültürel alanı ve koruma altındaki arkeolojik bölgeyi yok etti. Bu depo, Gazze’de 30 yıl süren arkeolojik kazıların ürünü olan on binlerce eseri barındırıyordu; çoğu, bu saldırıda tahrip edildi.

İsrail ordusu, Filistinli arkeologlara ve École Biblique adlı kuruma yalnızca üç gün süre tanıdı. Ancak eserlerin tamamını kurtarmak için ne zaman ne de kaynak yeterliydi. Kurumun bir yetkilisi şöyle dedi:“Tır eksikliği ve personel yetersizliği nedeniyle ikinci kez geri dönemedik ve bazı eserleri kaybettik.”

Arkeolojinin Siyasallaştırılması

İsrail’in askeri yönetimi, bu tahliye operasyonunu kolaylaştırdığını ve bunun “Gazze’deki Hristiyan topluluğuna ait nadir eserlerin taşınması” olduğunu iddia etti. Ancak Arad, bu açıklamanın gerçeği çarpıttığını söylüyor ve ekliyor:“Bu eserler farklı dönem ve uygarlıklara ait. Bu tür tanımlar, gerçeği yansıtmıyor. Amaç, muhtemelen ABD’deki Evanjelik kiliselerle ilişkileri korumak.”

Bu olaylar, arkeolojinin siyasi çıkarlar için araçsallaştırıldığını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, bölgenin zengin ve çeşitli tarihini yok saymakta ve kültürel mirasın yıkımına, ayrıca çatışmaların derinleşmesine yol açmaktadır.