Amerika’nın Ukrayna’ya Tomahawk füzeleri gönderme tehdidi ne anlama geliyor?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i284394-amerika’nın_ukrayna’ya_tomahawk_füzeleri_gönderme_tehdidi_ne_anlama_geliyor
Parstoday – Amerika’nın Ukrayna’ya uzun menzilli Tomahawk füzeleri gönderme ihtimalini dile getirmesi, Washington’un Moskova üzerindeki baskısında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Donald Trump, Rusya’ya yönelik tehditkâr açıklamalarıyla bir kez daha bilinen yöntemine, yani “baskı, tehdit ve müzakere” kombinasyonuna geri döndü. Bu yaklaşım, Ukrayna krizinin seyrini ve hatta küresel güç dengelerini değiştirebilir.
(last modified 2025-10-14T03:44:25+00:00 )
Ekim 14, 2025 06:43 Europe/Istanbul
  • Amerika’nın Ukrayna’ya Tomahawk füzeleri gönderme tehdidi ne anlama geliyor?

Parstoday – Amerika’nın Ukrayna’ya uzun menzilli Tomahawk füzeleri gönderme ihtimalini dile getirmesi, Washington’un Moskova üzerindeki baskısında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Donald Trump, Rusya’ya yönelik tehditkâr açıklamalarıyla bir kez daha bilinen yöntemine, yani “baskı, tehdit ve müzakere” kombinasyonuna geri döndü. Bu yaklaşım, Ukrayna krizinin seyrini ve hatta küresel güç dengelerini değiştirebilir.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya uzun menzilli Tomahawk füzeleri verme olasılığını açıkladı. Bu tutum, Amerika’nın Rusya ile müzakerelerin kapısını açmak için Moskova üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin yeni bir evresidir.

Trump, “Putin’le Tomahawk’lar hakkında konuşmam gerekebilir. Bu füzelerin ona yönelmesini gerçekten ister mi? Sanmıyorum,” dedi. Bu açıklama kısa sürede büyük medya kuruluşlarının manşetlerine taşındı. ABD Başkanı, bir kez daha tehdit, baskı ve ardından müzakere masasında taviz alma şeklindeki bilindik stratejisine geri döndü.

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre Trump, son günlerde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile iki kez telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve ülkesinin askeri ihtiyaçlarını görüştü. Zelenski, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, Trump ile görüşmesinin “çok yapıcı” geçtiğini belirtti ve iki tarafın Ukrayna’nın hava savunma kapasitesini ve uzun menzilli yeteneklerini güçlendirmeye odaklandığını aktardı.

Tomahawk, menzili 1600 ila 2500 kilometre arasında olan gelişmiş bir seyir füzesidir ve yaklaşık 450 kilogramlık bir savaş başlığı taşıyabilir. ABD bu silahı Irak ve Suriye savaşlarında hassas saldırılar için kullanmıştı. Ukrayna bu füzeleri elde ederse, Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri, hatta Moskova’yı bile vurabilir. Bu senaryo Moskova için kabul edilemez olup, birçok analist tarafından Rusya’nın stratejik kırmızı çizgilerinin aşılması anlamına gelmektedir.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD’nin bu kararı hayata geçirmesi halinde “olumsuz sonuçlarının herkesi etkileyeceği” uyarısında bulundu. Medvedev, Tomahawk’ların nükleer mi yoksa konvansiyonel mi olduğunun havada ayırt edilemeyeceğini, bunun da saldırının yanlış değerlendirilmesi gibi felaketle sonuçlanabilecek hatalara yol açabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da bu füzelerin gönderilmesinin Amerikan uzmanlarının doğrudan katılımını gerektirdiğini ve bunun Washington’un savaşa doğrudan dahil olması anlamına geleceğini belirtti.

Rusya açısından Tomahawk’ların Ukrayna savaşına dahil edilmesi, Amerika’nın dolaylı destek politikasını terk edip doğrudan çatışmaya taraf olması demektir. Putin de daha önce bu tür bir adımın iki ülke arasındaki ilişkileri “ağır şekilde bozacağını” ve son zamanlarda Washington ile Moskova arasında yapılan olumlu görüşmeleri sona erdireceğini söylemişti.

Washington’da ise çelişkili bir yaklaşım görülüyor. Trump, krizi hâlâ kontrol edebildiğini göstermek ve Ukrayna’yı savunmak için Rusya’yı doğrudan tehdit etmeye kadar gidebileceğini kanıtlamak istiyor. Ancak güvenlik danışmanları, böyle bir adımın öngörülemeyen sonuçlarından endişe duyuyor. ABD Başkanı’nın Rusya ve Ukrayna özel temsilcisi Keith Kellogg, Tomahawk füzelerinin gönderilip gönderilmeyeceğine dair nihai kararın henüz verilmediğini ve “her şeyin başkana bağlı olduğunu” söyledi.

CSIS (Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi) ve Londra merkezli Chatham House gibi düşünce kuruluşları, Trump’ın bu hamlesinin askeri değil, siyasi amaçlar taşıdığını öne sürüyor. Trump, bu tehditle müzakere ortamını kendi lehine çevirmeyi ve Moskova’yı savunmaya zorlamayı amaçlıyor. Batılı bazı analistlere göre bu tür tehditler, “zorlayıcı diplomasi” taktiğinin bir parçasıdır; yani müzakere masasından taviz koparmak için tehlikeli bir adım atılabileceği korkusu yaratmak.

Ancak askeri uzmanlar, bu tür tehditlerin tekrarlanmasının gerilimi artırabileceği konusunda uyarıyor. Brookings Enstitüsü’nden Michael O’Hanlon, “Söz konusu uzun menzilli füzeler olduğunda, bu silahların gönderilme ihtimalinin bile karşı tarafça düşmanca bir eylem olarak algılanması mümkündür. Böyle bir durumda, yanlış bir hesaplama için sadece birkaç dakikaya ihtiyaç vardır,” diyor.

Avrupa’da ise temkinli tepkiler gözleniyor. Brüksel’deki diplomatik kaynaklar, böyle bir kararın sonuçlarından derin endişe duyduklarını belirtiyor. Çünkü Ukrayna topraklarından Rusya’nın derinliklerine yapılacak herhangi bir saldırı, NATO’yu doğrudan çatışmaya sürükleyebilir. Fransız ve Alman yetkililer, Washington’un herhangi bir askeri adımdan önce siyasi çözüm yollarına dönmesini tercih ediyor. Kiev’de ise farklı bir bakış açısı hâkim. Zelenski’ye göre Ukrayna Tomahawk’ları asla kullanmasa bile, sadece bu füzeleri elinde bulundurması, Putin’i saldırıları durdurmaya ya da gerçek müzakerelere başlamaya zorlayabilir. Onun bakış açısına göre Tomahawk, bir savaş aracı değil, siyasi baskı aracıdır.

Asıl soru şu: Tomahawk’lar gerçekten savaşın gidişatını değiştirebilir mi? Reuters’a konuşan askeri uzmanlar, bu füzelerin yüksek hassasiyet ve yıkıcı güce sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, Ukrayna’da konuşlandırılmalarının lojistik ve güvenlik açısından ciddi zorluklar içerdiğine dikkat çekiyor. Ayrıca Rusya’nın bu füzelerin fırlatma rampalarını tespit etme ve imha etme kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Tomahawk kararı, salt bir askeri tercih değil; bu karar Ukrayna krizinin yönünü belirleyebilir ve hatta küresel güç dengesini değiştirebilir. Washington bu silahları gerçekten göndermek isterse, Moskova’nın karşı hamlesine de hazırlıklı olmalıdır. Eğer amaç yalnızca Rusya’yı müzakere masasına döndürmekse, bu tehdidin kontrolden çıkmamasına dikkat edilmelidir. Zira diplomatik baskı ile savaşın tırmanması arasındaki çizgi çok incedir ve Tomahawk, daha geniş bir savaşın kıvılcımı olabilir.