Karayipler’de ABD’nin Askerî Harekâtları; Belirsiz Hedefler Gölgesinde Venezuela’ya Benzeri Görülmemiş Baskı
Parstoday – ABD’nin Venezuela çevresindeki askerî varlığını olağanüstü biçimde artırması ve ülkenin en büyük uçak gemisini Karayipler’e konuşlandırması, Washington’ın bu güç gösterisinden asıl amacının ne olduğuna dair soruları çoğaltıyor. Zira Amerikan yetkilileri hâlâ bu operasyonun niteliği hakkında tutarlı ve açık bir açıklama sunmuş değiller.
Son günlerde ABD, Venezuela’ya yakın bölgelerde askerî mevcudiyetini yoğunlaştırarak Caracas yönetimine yönelik baskıyı kritik bir seviyeye taşımış durumda. Beyaz Saray, doğrudan müdahaleden özel kuvvetlerin kullanımına kadar çeşitli askerî senaryoları değerlendirmek için art arda birkaç toplantı düzenledi.
Bu sırada ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada “neredeyse nihai kararına vardığını” söyledi ancak ayrıntıları paylaşmadı. Trump, Venezuela hükümetine uygulanan baskının artırılmasını “ABD’ye uyuşturucu girişini engelleme” amacıyla gerekçelendirdi.
Parstoday’in IRIB’e dayandırdığı habere göre, “Ford” uçak gemisinin ve ona eşlik eden üç destroyerin bölgeye ulaşmasıyla Karayipler’deki Amerikan askerî gücü yaklaşık 15 bin personele çıktı. Bu sayı, son birkaç on yılın en yüksek rakamı olarak dikkat çekiyor ve Maduro hükümeti de kendi güçlerini teyakkuz durumuna geçirdi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, operasyonun adının “Güney Mızrağı” olduğunu belirterek amacını “Batı Yarıküre’yi narkotik unsurlardan temizlemek” şeklinde ifade etti.
Buna rağmen Trump yönetimi, bu yoğun askerî varlığın net ve tutarlı bir hedefini ortaya koymuş değil. Farklı Amerikan yetkililerinin açıklamaları da zaman zaman birbiriyle çelişiyor; kimileri bu harekâtı yalnızca uyuşturucuyla mücadele kapsamında değerlendirirken kimileri bunun Maduro hükümetine yönelik siyasi baskıyı artırma aracı olduğunu savunuyor.
Habere göre ABD şimdiye kadar sürat teknelerine yönelik 20 saldırı gerçekleştirdi ve bu saldırılarda en az 80 kişi hayatını kaybetti. Uluslararası hukuk uzmanları bu eylemlerin uluslararası hukuk açısından sorunlu olabileceğini belirtirken, bazı kurban yakınları bunları “devlet destekli cinayet” olarak nitelendiriyor.
New York Times’ın yazdığına göre Trump özel toplantılarda daha çok Venezuela’nın yaklaşık 300 milyar varillik devasa petrol rezervleri ve Maduro hükümetinin siyasi geleceği üzerine konuştu. Bazıları ise uçak gemilerinin gönderilmesini, müzakerelerde baskı unsuru yaratma çabası olarak görüyor.
New York Times ayrıca ABD yönetimi içindeki görüş ayrılıklarının sürdüğünü aktarıyor; Dışişleri Bakanlığı Washington’ın “rejim değişikliği” peşinde olmadığını vurgularken, bazı güvenlik danışmanları mevcut gerilimin fiilen Trump ile Maduro arasında bir “kararlılık testi”ne dönüştüğünü düşünüyor.
Aynı zamanda B-52 ve B-1 bombardıman uçaklarının gönderilmesi, özel kuvvet tatbikatları ve Venezuela kıyılarına yakın askerî uçuşların artması, Washington’ın Caracas üzerindeki artan askerî baskısının bir diğer boyutunu oluşturuyor.
Resmî açıklamalar ABD’nin uyuşturucuyla mücadeleyi öne çıkarsa da bazı Amerikalı uzmanlar, “Güney Mızrağı” operasyonunun çoklu hedefleri olduğunu; muhtemelen kaçakçılıkla mücadeleyi içerirken aynı zamanda Maduro hükümetini baskı altına almayı ve hatta olası bir rejim değişikliği zeminini hazırlamayı amaçladığını belirtiyorlar.