İngiltere’nin Yeni Göç Planında Mülteci Çocukların Araçsallaştırılması
Parstoday – İngiltere Lordlar Kamarası üyesi, hükümetin yeni sığınma sistemini reform planının mevcut krizi çözmeyeceğini, aksine çocuklu ailelere sağlanan destekleri kaldırarak ve kısıtlamaları artırarak ülkedeki sosyal gerilimleri daha da derinleştireceğini uyardı.
İngiltere Lordlar Kamarası üyesi ve hükümetin göç karşıtı politikilerinin ciddi bir eleştirmeni olan Alf Dobbs, İçişleri Bakanlığı’nın “sığınma sisteminin reformu” olarak adlandırdığı planın, aslında mülteci çocukların durumundan araçsallaştırma çabası olduğunu belirtti. Dobbs, 1939 yılında altı yaşındayken Nazi zulmünden kaçıp Çekoslovakya’dan İngiltere’ye sığınmış biri olarak, bu yeni planı “eski bir hile” olarak nitelendirdi ve bunun sosyal ayrışmaları artıracağını söyledi.
Londra merkezli The Guardian gazetesinin haberine göre, İngiltere İçişleri Bakanlığı, sığınma talebinin reddedilmesi durumunda 18 yaş altı çocuk sahibi ailelere yapılan mali yardımların kesileceğini açıkladı. İnsan hakları kuruluşları bu kararı, çocukların korunmasına yönelik temel ilkelerin açık bir ihlali olarak değerlendiriyor.
Parstoday’in Seda ve Sima Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, parlamentoda planın detaylarını açıklarken, kalıcı sığınma döneminin sona erdiğini, yeni yaklaşımın geçici, sınırlı ve geri alınabilir olacağını ve bu sayede mültecilerin daha hızlı sınır dışı edilebileceğini belirtti. Bu politikalar, Londra hükümetinin son yıllarda aşırı sağ akımlarla uyumlu olarak mültecilere karşı izlediği katı politikanın devamıdır.
Yeni düzenlemeler çerçevesinde sığınma başvurusu, yerleşim, çalışma izni ve destek hizmetleri köklü değişikliklere uğramış; hükümete, destekleri kesme ve mültecileri sınır dışı etme konusunda geniş yetkiler verilmiştir. Öne çıkan maddeler arasında, ülkesinin “güvenli” olarak kabul edilmesi durumunda mültecilerin geri gönderilmesi, kalıcı oturum için 20 yıl çalışma şartı, aile birleşiminde sıkı kısıtlamalar, başvuru süresince yerleşim ve mali desteklerin kaldırılması ve Avrupa hukuk kurumlarıyla ilişkilerde değişiklikler temelinde sınır dışı işlemlerinin kolaylaştırılması yer almaktadır.
Daha önce de mültecilerin terk edilmiş askeri kamplara yerleştirilmesi planı, insan hakları aktivistlerinin yoğun tepkisini çekmişti. Eleştirmenler, bunun İngiltere’de son on yılların en sert göç karşıtı politika döneminin bir göstergesi olduğunu savunuyor.