Askerî Tehditten Petrol Ablukasına: Amerika’nın Venezuela Stratejisi Nereye Gidiyor?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i288554-askerî_tehditten_petrol_ablukasına_amerika’nın_venezuela_stratejisi_nereye_gidiyor
Parstoday – Financial Times gazetesinin haberine göre, Trump’ın Venezuela’ya yönelik petrol ablukasının amacı bu ülkedeki yönetimi değiştirmek. Ancak bu petrol savaşıyla başarıya ulaşılması pek olası görünmüyor.
(last modified 2026-01-04T09:28:06+00:00 )
Aralık 19, 2025 17:48 Europe/Istanbul
  • Askerî Tehditten Petrol Ablukasına: Amerika’nın Venezuela Stratejisi Nereye Gidiyor?

Parstoday – Financial Times gazetesinin haberine göre, Trump’ın Venezuela’ya yönelik petrol ablukasının amacı bu ülkedeki yönetimi değiştirmek. Ancak bu petrol savaşıyla başarıya ulaşılması pek olası görünmüyor.

Financial Times, Donald Trump’ın Venezuela’nın yaptırımlara tabi petrol ihracatına tam bir abluka uygulayacağını açıklamasının ardından, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun görev süresinin en ciddi meydan okumalarından biriyle karşı karşıya kaldığını yazdı. Parstoday’in Fars’a dayandırdığı habere göre, uzmanlar Washington’un bu Amerika karşıtı lideri devre dışı bırakmak için muhtemelen doğrudan askerî müdahaleye başvurmak zorunda kalacağını düşünüyor.

Trump salı günü Maduro’nun “devrimci sosyalist” hükümetini yabancı bir terör örgütü olarak ilan etti ve şöyle dedi: “Amerika’nın yaptırımlarına tabi olan ve Venezuela’ya giden ya da bu ülkeden çıkan petrol tankerlerine karşı tam ve kapsamlı bir abluka uygulanacak.”

Bu kararın uygulanması için Amerika’nın savaş gemilerini Karayip Denizi’ne konuşlandıracağını belirten Trump, bu askerî düzenlemeyi “Güney Amerika tarihinin şimdiye kadarki en büyük deniz filosu” olarak tanımladı.

Bu haberde, Trump’ın son hamlesinin, geçen hafta Amerika güçlerinin nadir görülen bir baskın düzenlemesinin ardından geldiği belirtildi. Bu operasyon sırasında, yaklaşık 100 milyon dolar değerinde Venezuela petrolü taşıyan bir tanker, ülkenin kıyılarına yakın bir noktada alıkonuldu. Bu yükün bir kısmının Maduro’nun müttefiki olan Küba’ya gönderilmesi planlanıyordu. Trump çarşamba günü şöyle dedi: “Biz, herkesin bu güzergâhtan geçmesine izin vermeyeceğiz.”

Venezuela’nın petrol endüstrisinin Hugo Chavez tarafından kamulaştırılmasına açık bir gönderme yapan Trump, şu ifadeleri kullandı: “Onlar enerji haklarımızın tamamını aldılar. Çok da uzun zaman önce değil, tüm petrolümüzü aldılar ve şimdi biz onu geri istiyoruz.”

Bu gelişmelerin ardından, Venezuela’ya doğru ilerleyen bazı petrol tankerleri rotalarını değiştirdi; ülkenin karasularında çıkış için bekleyen gemiler ise hareketlerini erteledi. Bu durumu deniz taşımacılığı izleme şirketleri de doğruladı.

Tahminlere göre, şu anda Amerika’nın aktif deniz gücünün yaklaşık dörtte biri Karayip Denizi’nde konuşlanmış durumda. Amerikan güçleri, Washington’un açıklamasına göre uyuşturucu kaçakçılığında rol oynadığı belirtilen 20’den fazla sürat teknesini imha etti. Aynı zamanda, Amerika’ya ait bombardıman uçakları ve savaş jetleri defalarca Venezuela kıyılarına yakın bölgelerde uçuş gerçekleştirdi.

Trump’ın ofis başkanı Suzy Wiles şöyle dedi: “Başkan, Maduro sonunda pes edene kadar bu tekneleri patlatmak istiyor.” Bu açıklama, Trump’ın Venezuela’da rejim değişikliği hedefinin açık bir göstergesi olarak geniş çapta yorumlandı.

Bununla birlikte, makalede Venezuela’nın petrol gelirlerinin tamamen ortadan kaldırılmasının kolayca mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Maduro’nun şu ana kadar alternatif yöntemlerle gelir elde ederek ya da petrol satışını başka alıcılara yönlendirerek baskıyı bir ölçüde yönetebildiği ifade ediliyor.

Ayrıca bazı analistler, petrol gelirlerindeki ciddi düşüşün ülkede daha fazla ekonomik ve sosyal istikrarsızlığa yol açabileceğini, ancak bu baskının mutlaka Maduro’nun siyasi çöküşüyle sonuçlanmayacağını düşünüyor.

Bu arada, diğer uluslararası aktörlerin rolü de dikkat çekiyor. Çin ve Rusya, Venezuela ile uzun süredir siyasi ve ekonomik ilişkiler sürdüren ülkeler olarak, Maduro’nun dış baskılara karşı direnme kapasitesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.

Bu ülkelerin sağladığı siyasi ve mali destek, Maduro’nun yaptırımların bazı etkilerini hafifletmesine ve hükümetini ayakta tutmasına yardımcı oluyor. Financial Times ayrıca, Maduro’nun daha önce de ağır yaptırımlardan, özellikle Trump’ın ilk başkanlık döneminde Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA’ya uygulanan yaptırımlar dahil, sağ çıkmayı başardığını ve hâlâ hayatta kalmak için bazı kritik yolları elinde bulundurduğunu belirtiyor. Bazı petrol ihracatları hâlen devam ediyor.

Venezuela’nın günlük yaklaşık bir milyon varillik petrol üretiminin dörtte birini üstlenen Amerikan şirketi Chevron, hâlâ petrol çıkarma ve satma iznine sahip. Şirket, Venezuela’daki faaliyetlerinin “kesintisiz ve tamamen Amerika hükümetinin yaptırım yasaları ve çerçeveleriyle uyumlu şekilde” sürdüğünü açıkladı./