Çin’in ABD Tehditleri Karşısında Venezuela’ya Açık Desteği
https://parstoday.ir/tr/news/world-i288648-Çin’in_abd_tehditleri_karşısında_venezuela’ya_açık_desteği
Parstoday – Çin, ABD’nin artan baskıları karşısında Pekin’in Venezuela’nın egemenliğine verdiği desteği vurguladı.
(last modified 2025-12-21T00:50:20+00:00 )
Aralık 21, 2025 03:50 Europe/Istanbul
  • Çin’in ABD Tehditleri Karşısında Venezuela’ya Açık Desteği

Parstoday – Çin, ABD’nin artan baskıları karşısında Pekin’in Venezuela’nın egemenliğine verdiği desteği vurguladı.

Parstoday’nin haberine göre, Venezuela Dışişleri Bakanı İvan Gil, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile yaptığı görüşmede ülkesindeki durum hakkında bilgi vererek, Karakas yönetimi ve Venezuela halkının ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını kararlılıkla koruyacağını, meşru haklarını savunacağını ve hiçbir zorba gücün tehditlerini kabul etmeyeceğini ifade etti.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise Çin ile Venezuela’nın stratejik ortaklar olduğunu belirterek, karşılıklı güven ve desteğin iki ülke ilişkilerinin köklü geleneklerinden biri olduğunu söyledi. Wang Yi, Pekin’in her türlü tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu ve tüm ülkelerin egemenliklerini ve ulusal onurlarını koruma hakkını desteklediğini vurguladı.

Çin Dışişleri Bakanı ayrıca, Venezuela’nın diğer ülkelerle karşılıklı faydaya dayalı iş birliklerini bağımsız biçimde geliştirme hakkına sahip olduğunu, uluslararası toplumun da Venezuela’nın meşru hak ve çıkarlarını koruma yönündeki tutumunu anlayıp desteklediğini ifade etti.

Son dört ayda Amerikan güçleri Karayipler bölgesinde kayda değer ve giderek artan bir askerî varlık sergilemiş; uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan gemilere yönelik saldırılar gerçekleştirmiştir. Ancak ABD, bu iddialarını kanıtlayan herhangi bir delil yayımlamamıştır. Trump yönetimi, Venezuela’nın petrol ihracatına ağır yaptırımlar uygulayarak Nicolas Maduro hükümeti üzerindeki baskıyı artırmış; hatta Venezuela petrol tankerlerine el koymuş ve tam deniz ablukası tehdidinde bulunmuştur. Geçtiğimiz hafta ABD güçleri, Venezuela kıyılarında bir Venezuela tankerine el koymuş; Karakas bu adımı “uluslararası deniz haydutluğu” olarak nitelendirmiştir. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Donald Trump’ın yaptırımlara tabi tankerlerin Venezuela’ya giriş ve çıkışını tamamen abluka altına alma talimatının ardından, yeni bir “Vietnam” tehlikesine karşı uyarıda bulunmuştur.

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Truth Social adlı sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, Venezuela’nın Güney Amerika tarihinde şimdiye kadar oluşturulmuş en büyük deniz filosu tarafından tamamen kuşatıldığını öne sürmüş; ayrıca ABD ordusunun Venezuela topraklarında yakında kara operasyonları düzenleyebileceğini söylemiştir.

Buna karşılık Çin, ABD’nin “tek taraflı zorbalığına” defalarca karşı çıktığını açıklamış ve Venezuela’nın egemenliğini koruma ve ekonomik iş birliklerini geliştirme hakkını savunmuştur. Çin’in Venezuela’ya yönelik açık desteği; ekonomik çıkarlar, tek taraflılığa karşı siyasi ilkeler ve jeopolitik hesaplara dayanmaktadır.

Çin’in Karakas’a desteğinin ilk nedeni, ekonomik ve enerji çıkarlarıdır. Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biridir ve Çin, bu ülkenin en büyük petrol alıcısı olarak günlük yaklaşık 600 bin varil petrol ithal etmektedir. Bu enerji bağımlılığı, Pekin’in ABD yaptırımlarına karşı destekleyici bir tutum almasına yol açmıştır. Ayrıca Çin, son yıllarda “petrol karşılığı kredi” anlaşmaları kapsamında Venezuela’ya milyarlarca dolar kredi sağlamış; bu ülkenin istikrarı, geri ödeme ve iş birliğinin sürmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

İkinci neden, siyasi ilkeler ve ABD’nin tek taraflılığına karşı duruştur. Çin, Birleşmiş Milletler çerçevesi dışında yapılan her türlü girişime karşı olduğunu ve tek taraflı yaptırımları uluslararası hukukun ihlali olarak gördüğünü defalarca dile getirmiştir. Bu bağlamda Venezuela’ya destek, Çin’in Washington baskılarına karşı koyma ve ülkelerin iç işlerine karışmama ilkesini savunma politikasının bir parçasıdır.

Üçüncü neden, jeopolitik hesaplar ve ABD ile rekabettir. Venezuela, geleneksel olarak ABD’nin “arka bahçesi” olarak görülen bir bölgede yer almakta; Çin’in Karakas’a desteği, Pekin’in Washington’un nüfuz alanı olarak kabul ettiği bir coğrafyada aktif bir aktör haline gelmesi anlamına gelmektedir. Bu destek, Çin’in küresel etkisini artırma ve ABD politikalarına karşı denge oluşturma stratejisinin bir parçasıdır.

Dördüncü neden ise iki ülke arasındaki stratejik ve geleneksel iş birliğidir. Çin-Venezuela ilişkileri son yirmi yılda “stratejik ortaklık” düzeyine ulaşmış; iki ülke liderleri defalarca “demir dostluk” vurgusu yapmıştır. Enerji, altyapı, teknoloji ve hatta askerî alanları kapsayan bu ilişkiler, Çin’in bugünkü desteğinin doğal bir devamıdır.

Bu desteğin sonuçları da dikkat çekicidir. İlk olarak Venezuela, Çin’in desteğiyle ABD baskılarına karşı daha güçlü bir direnç gösterebilir ve ekonomik varlığını sürdürmek için gerekli mali ve siyasi imkânları elde edebilir. İkinci olarak bu destek, büyük güçler arasındaki ayrışmayı daha görünür kılmakta ve Çin-ABD rekabetini Latin Amerika’ya taşımaktadır. Üçüncü olarak, diğer ülkeler de Çin’in desteğini görerek ABD baskılarına karşı daha cesur davranabilir ve dış ilişkilerini çeşitlendirme yoluna gidebilir.

Sonuç olarak, Çin’in Venezuela’ya verdiği açık destek yalnızca ekonomik ve enerji çıkarlarından kaynaklanmamakta; aynı zamanda Pekin’in ABD’nin tek taraflılığına karşı koyma ve küresel ölçekte jeopolitik nüfuzunu genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu destek, Venezuela’nın Washington’un artan tehditleri karşısında direnç göstermesine imkân tanırken, Çin’in küresel bir güç olarak konumunu da pekiştirmektedir.