Parasal Bütünleşme Neden Afrika’nın Geleceği İçin Hayati?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i288872-parasal_bütünleşme_neden_afrika’nın_geleceği_İçin_hayati
Parstoday – Afrika’nın farklı ülkeleri, tek bir merkez bankasının kurulması ve ortak para biriminin oluşturulması gerektiğini vurguluyor.
(last modified 2025-12-24T05:02:37+00:00 )
Aralık 24, 2025 07:01 Europe/Istanbul
  • Parasal Bütünleşme Neden Afrika’nın Geleceği İçin Hayati?

Parstoday – Afrika’nın farklı ülkeleri, tek bir merkez bankasının kurulması ve ortak para biriminin oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Parstoday’in Africanews’e dayandırdığı haberine göre, Afrika merkez bankası başkanları Kamerun’un Yaoundé kentinde düzenlenen son toplantıda, parasal bütünleşmenin ve Afrika için ortak bir merkez bankası kurulmasının zorunluluğunu bir kez daha dile getirdi. Bu karar, Afrika’nın mali geleceğini kökten değiştirebilecek ve kıtayı küresel krizlere karşı daha dirençli hâle getirebilecek nitelikte görülüyor.

Afrika ülkeleri uzun yıllardır döviz kurlarındaki dalgalanmalardan iklim değişikliğinin yarattığı baskılara ve dış mali kuruluşlara bağımlılığa kadar uzanan çok sayıda ekonomik ve mali sorunla mücadele ediyor. Bu koşullar altında kıtanın parasal liderleri, Afrika Merkez Bankası’nın kurulması ve parasal entegrasyonun hayata geçirilmesine yönelik perspektifleri değerlendirmek üzere bir araya geldi.

Toplantıya katılan yetkililer, iklim değişikliğinin Afrika ekonomileri üzerindeki etkisinin giderek arttığına dikkat çekti. Kuraklıklar, seller ve aşırı hava olayları, ulusal bütçeler ve bankacılık sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Bu ortak kırılganlık, eşgüdümlü bir yaklaşımın gerekliliğini daha da belirgin hâle getiriyor. Para politikalarının ve denetim çerçevelerinin uyumlaştırılmasıyla, kıta genelindeki merkez bankaları Afrika ekonomilerinin dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.

Bu kararın önemi, dış para birimlerine bağımlılığı azaltma, kıta içi ticareti güçlendirme, küresel krizlerle mücadelede ortak araçlar oluşturma ve yatırımcı güvenini artırma potansiyelinden kaynaklanıyor. Parasal entegrasyon, yalnızca mali bir reform değil, aynı zamanda kıtasal birlik ve dayanışmanın da bir sembolü olarak görülüyor.

Yaoundé toplantısı, Afrika’nın parasal yakınlaşma ve ekonomik iş birliği yönünde her zamankinden daha güçlü adımlar attığını gösterdi. Yol her ne kadar zorlu ve ülkeler arasındaki ekonomik farklılıklar önemli bir engel oluştursa da, Afrika Merkez Bankası’nın kurulmasına yönelik vizyon tarihî bir dönüm noktası olabilir. Bu adım yalnızca daha fazla mali istikrar anlamına gelmekle kalmayacak, aynı zamanda Afrika’nın küresel zorluklar karşısında tek sesle durmaya ve halkları için bağımsız ve müreffeh bir gelecek inşa etmeye hazır olduğu mesajını dünyaya verecektir.

Bu tartışmaya ek olarak, Afrika’nın ekonomik durumunun değerlendirilmesi daha da önem kazanmaktadır. Bir milyarı aşkın nüfusu ve petrol, doğal gaz, altın ve elmas gibi zengin doğal kaynaklarıyla Afrika kıtası, büyük bir büyüme potansiyeline sahiptir. Buna karşın, birçok Afrika ülkesinin ekonomisi hâlâ ham madde ihracatına dayalıdır ve sanayi katma değeri düşük seviyelerde kalmaktadır. Bu durum, ekonomileri küresel fiyat dalgalanmalarına karşı savunmasız hâle getirmektedir. Altyapı eksiklikleri, sürdürülebilir yabancı yatırım yetersizliği ve ekonomik yönetişim sorunları da kalkınma sürecini zorlaştırmaktadır.

Son yıllarda, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA), ülke sayısı bakımından dünyanın en büyük ortak pazarı olarak yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşma, kıta içi ticareti artırma ve yeni büyüme fırsatları yaratma potansiyeline sahiptir. Ancak parasal ve mali uyum sağlanmadan, döviz işlem maliyetleri ve kur dalgalanmaları ciddi bir engel olmaya devam edecektir. Bu nedenle parasal entegrasyon ve Afrika Merkez Bankası’nın kurulması, AfCFTA’nın başarısı için hayati bir tamamlayıcı unsur olarak değerlendirilmektedir.

Öte yandan, iklim değişikliği ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar gibi küresel krizler Afrika ekonomileri üzerinde ilave baskılar yaratmaktadır. Birçok ülke ağır dış borç yükü altındadır ve gelirlerinin büyük bir kısmını bu borçların geri ödenmesine ayırmak zorunda kalmaktadır. Böyle bir ortamda, ortak bir merkez bankası destek fonları ve uyumlu politikalar oluşturarak ülkelerin mali yükünü hafifletebilir ve uzun vadeli planlama imkânı sağlayabilir.

Parasal entegrasyon, uluslararası yatırımcıların güvenini artırma potansiyeline de sahiptir. Yatırımcılar istikrar ve öngörülebilirlik arar; tek bir parasal sistem, döviz dalgalanmalarından ve politika farklılıklarından kaynaklanan riskleri azaltabilir. Bu durum, yenilenebilir enerji, ulaştırma altyapısı ve teknoloji gibi kilit sektörlere yatırım çekilmesine katkı sağlayacaktır.

Son olarak, bu politikanın önemi Afrika’ya küresel arenada ortak bir ses kazandırma potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Avrupa Birliği ve Asya merkezli ekonomik blokların belirleyici rol oynadığı bir dünyada, Afrika’nın da çıkarlarını daha etkin savunabilmesi için bütünleşmeye ihtiyacı vardır. Parasal entegrasyon, yalnızca ekonomik bir araç değil, aynı zamanda kıtasal birliğin siyasi bir sembolü olacaktır.

Bu nedenle, Afrika merkez bankası başkanlarının Yaoundé’de aldığı son karar tarihî bir adım olarak değerlendirilmelidir. Bu yol kararlılıkla izlenirse, Afrika dağınık ve kırılgan ekonomiler toplamı olmaktan çıkarak bütünleşik bir ekonomik güce dönüşebilir; bu güç yalnızca kıta halklarının kaderini etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda Afrika’nın küresel ekonomik sistemdeki konumunu da güçlendirecektir.