Yapay zekâ; BRICS’in güç gösterisinde yeni bir alan
Pars Today – Yapay zekâ, küresel gücün yeni ekseni hâline gelmiş durumda ve BRICS bu alanı tekelleşmeden çıkarmaya çalışıyor; bu süreç aynı anda üyeler arasında hem iş birliği hem de rekabet potansiyeli barındırıyor.
BRICS üyesi ülkeler, teknoloji geleceğine farklı bir bakışla, yapay zekâyı sınırlı güçlerin tekelinde bir araç olarak değil; eşitsizlikleri azaltmak ve çok kutuplu dünyayı güçlendirmek için bir “kamusal mal” olarak görüyor. Ancak temel soru şu: BRICS’te yapay zekânın gelişim yolu kolektif bir iş birliğine mi varacak, yoksa üyeler arasında teknolojik rekabeti mi körükleyecek? Pars Today’in haberine göre, BRICS TV bu soruları ele alan analitik raporunda şöyle yazıyor: Yapay zekâyı lüks bir meta değil, küresel kalkınma için kamusal bir altyapı olarak ele alalım; bu yaklaşım Küresel Güney uzmanları tarafından ciddi biçimde takip ediliyor. Birçok uzmana göre yapay zekâ, yapısal eşitsizliklerin azaltılmasına ve dünyada çok kutuplu düzenin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada ortalama her 10 bin kişiye yalnızca 17 doktorun düştüğü bir ortamda, yapay zekâ tabanlı uzaktan teşhis ve öngörücü analizler milyonlarca insanın hayatını kurtarabilir. Bu teknoloji aynı zamanda eğitimi dönüştürme, tarımsal verimliliği artırma, açlıkla mücadele etme ve şehirleri akıllı hâle getirme kapasitesine sahiptir. Ancak yapay zekânın hızlı gelişimi; etik, çevre ve ulusal egemenlik alanlarında ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor. Bu zorlukların yönetimi akıllı politika üretimini gerektiriyor.
TV BRICS analisti Svetlana Kristoforova, “BRICS ülkeleri yapay zekâ alanında birlikte mi ilerleyecek, yoksa ayrı yollar mı izleyecek?” sorusunu gündeme getirerek bu teknolojinin grup üyeleri arasındaki durumunu inceliyor.
BRICS ülkelerinde yapay zekânın durumu
Uluslararası Dijital Ekonomi Derneği Genel Sekreteri Kristina Amor McLang, yapay zekânın insanlığın gelişimi için yeni bir altyapıya dönüştüğünü ve BRICS ülkelerinin de bu gerçeği iyi kavradığını belirtiyor. Bu doğrultuda, BRICS’in tüm üyeleri yapay zekâ geliştirmeye yönelik stratejiler ya da ulusal programlar hazırladı. Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya ve Güney Afrika 2017–2024 yılları arasında resmî stratejilerini onayladı; İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Etiyopya ve Endonezya gibi ülkeler de benzer programlar izliyor.
2023 Küresel Yapay Zekâ Kamu Hazırlık Endeksi’nde BRICS’in kurucu ülkeleri görece yüksek sıralar elde etti: Çin 16’ncı, Brezilya 32’nci, Rusya 38’inci, Hindistan 40’ıncı ve Güney Afrika 77’nci sırada yer aldı. Çin; etik, teknolojik olgunluk, erişim ve insan sermayesi gibi göstergelerde tartışmasız biçimde öne çıktı.
Rus teknoloji uzmanı Semyon Tenyaev’e göre Çin’de yapay zekâ, devlet ve kamu altyapısının bir parçası hâline gelmiş durumda; fabrikalardan sosyal hizmetlere kadar geniş bir alanı kapsıyor. IDEA Genel Sekreter Yardımcısı Aleksandr Titov ise bu alandaki küresel liderliğin çok kutuplu ve dinamik olduğunu savunuyor: Çin hesaplama kapasitesi ve kaynaklarda, Hindistan start-uplar ve hizmetlerde, Brezilya etik politika üretiminde, Rusya stratejik devlet projelerinde ve Güney Afrika bölgesel politika geliştirmede öne çıkıyor.
Ulusal stratejilerde farklılıklar
BRICS ülkelerinin yapay zekâ yönetişimine yaklaşımları farklı olsa da ortak bir payda var: Yapay zekâ, ulusal güvenliğin ve teknolojik bağımsızlığın bir parçası olarak görülüyor. Brezilya şeffaf düzenleyici çerçeveler ve veri korumaya vurgu yaparken, Hindistan yenilik ile sosyal adalet arasında denge arıyor. Güney Afrika, yapay zekâyı kamu hizmetlerinin iyileştirilmesinde konumlandırıyor. İran, yerli bir yapay zekâ işletim sistemi tasarımı ve akıllı danışmanların geliştirilmesini duyurdu; Birleşik Arap Emirlikleri ise açıkça yapay zekâ temelli bir ülke inşa etme hedefini benimsiyor.
İtici güçler: Çin, Hindistan ve Rusya
Çin, 2030’a kadar küresel liderlik hedefi ve yalnızca 2025’te yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım planıyla, yapay zekâyı küresel gücün yeni ölçütü hâline getirdi. Ülke, iç gelişimin yanı sıra teknolojisini ve düzenlemelerini gelişmekte olan ülkelere de ihraç ediyor.
Hindistan, güçlü bilişim sektörü ve geniş start-up ekosistemine dayanarak yapay zekâyı yönetişim, ticaret, tarım ve eğitime entegre ediyor. Ülkede yapay zekâ çözümleri pazarı 2030’a kadar dört kattan fazla büyüyebilir.
Rusya ise kamu sektörüne odaklanarak 2030’a kadar 25 yapay zekâ bölgesi kurmayı ve yapay zekâ destekli tıbbi teşhisin payını yüzde 80’e çıkarmayı hedefliyor.
İş birliği mi, rekabet mi?
Uzmanlara göre BRICS’te yapay zekânın geleceği, iş birliği ile rekabetin bir bileşimi olacak. Rekabet inovasyonun motorudur; ancak altyapı, standartlar ve güvenlikte iş birliği olmadan maliyetler artar. Tenyaev’in ifadesiyle: “En iyi strateji, ürünlerde rekabet etmek; temellerde ise iş birliği yapmaktır.”
Medya iş birliği ve yapay zekâ uygulamalarına yönelik ortak platformların kurulması gibi BRICS ortak girişimleri, iş birliğinin yalnızca mümkün değil, aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Ancak bu yolla yapay zekâ, Küresel Güney ülkeleri için güçlü bir araca dönüşebilir; eşitsizlikleri azaltabilir ve güvenli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınmayı mümkün kılabilir.