Disinfo | Slavoj Zizek neden anlamıyor?
Parstoday – Sloven filozof Slavoj Zizek, bir makalesinde İran’daki su meselesini ele almış ve tartışmalı ve hayal ürünü söylemler ortaya koymuştur.
Parstoday’in haberine göre, “Avrupa Yüksek Okulu”nda felsefe profesörü olan Slavoj Žižek, 16 Aralık 2025 tarihli Koryen Times sitesinde yayımlanan ve “Komünizm Tek Seçenek Olduğunda” başlığını taşıyan tuhaf bir makalesinde, özellikle Tahran’daki yağışların azalmasına değinerek bunu modern toplumlar için varoluşsal tehditlerin bir örneği olarak nitelendirmiştir. Žižek, şaşırtıcı bir biçimde, yalnızca olağanüstü hâl ilanı, kaynaklar üzerinde kamusal denetim ve küresel iş birliğiyle toplumsal çöküşün önlenebileceğini vurgulamaktadır. Bu ironik yaklaşımı “zorunlu komünizm” olarak adlandırmaktadır. Ona göre, İran dâhil olmak üzere su sorununun çözümü bir tür “komünizm”dir.
Bu Avrupalı filozofun özellikle İran ve yağışların azalması konusundaki görüşleri hakkında şu noktalara değinmek gerekir:
1- Žižek, İran’a seyahat ederek durumu yerinde ve somut biçimde incelemeden, yalnızca Batı medyasının yanlış ve art niyetli bilgi ve tasvirlerine dayanarak Tahran’daki su meselesi ve bu şehirde yaşayan insanların durumu hakkında garip iddialar ortaya atmıştır. Bunlar arasında, Tahran halkından binlerce kişinin kuzeye ve Hazar Denizi’ne doğru kaçtığı, bu sayının milyonlara ulaşması hâlinde Türkiye ve Avrupa’ya göç dalgasının muhtemel olduğu iddiası da yer almaktadır.
Žižek, Tahran halkının hareketliliği konusunda tamamen gülünç bir tasavvura sahiptir ve Tahranlıların hafta sonları kuzeye ve Hazar Denizi kıyılarına yaptıkları seyahatleri, su kıtlığı nedeniyle şehirden kaçış olarak yorumlamıştır. Žižek’in İran’da, özellikle Tahran’da su meselesi gibi bir olguya dair tasavvurları temelden yanlışsa, kendince “zorunlu komünizm” adı altında hayati kaynaklar üzerinde kamusal denetim ve acil durum yönetimi gibi çözümler sunması nasıl mümkün olabilir? En doğrusu, İran’a—özellikle Tahran’a—bir seyahat yapması ve gerçekleri gözlemledikten sonra kendi bakış açısından çözüm önermesidir.
2- Žižek, hayal ürünü tasavvurlarına dayanarak İran’daki su meselesinin boyutları, nedenleri ve sonuçları hakkında uzun uzadıya yazmış olsa da, Avrupa ve Amerika dâhil Batı ülkelerindeki su durumuna değinmemekte; yalnızca Mısır ya da Afganistan gibi ülkelerdeki su sorununa işaret etmektedir. Oysa küresel sıcaklık artışı ve aşırı iklim olaylarının yaygınlaşmasıyla birlikte kuraklık artık belirli bir ülkeyle sınırlı bir olgu değildir; Avrupa’dan Afrika’ya, Çin’den Güney Amerika’ya kadar pek çok ülke su kıtlığıyla mücadele etmektedir. Ancak bu soruna verilen yanıtlar oldukça farklıdır. Bu bağlamda Batı ülkeleri de yoksulluk ve evsizlik gibi çeşitli sorunların yanı sıra yağışların azalması, su kaynaklarının giderek azalması ve kuraklıkla karşı karşıyadır. Örneğin İngiltere’de yağışların azalması nedeniyle hükümet halktan su tüketimine dikkat etmesini istemiştir. Geniş bir ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bu sorun özellikle Kaliforniya gibi batı eyaletlerinde çok ciddi bir meydan okumaya dönüşmüştür. İklim değişikliği, daha önce alışık olunmayan bölgelerde kuraklığa yol açmıştır; ABD’de Mississippi Nehri’nin debisinin azalmasından Avrupa’daki büyük nehirlerin kurumasına, Afrika Boynuzu’ndaki insani sorunlardan bunun Çin’de küresel ekonomi üzerindeki zincirleme etkilerine kadar, günümüzde kuraklığın kapsamı coğrafi sınırların ötesine geçmiştir. Önemli nokta şudur ki, su kaynaklarının azalması ve kuraklıkla mücadeleye yönelik çözümler ülkeden ülkeye farklılık göstermekte; her ülkenin kendine özgü coğrafi, toplumsal ve siyasal koşullarına bağlıdır.
Son söz olarak: Bugüne kadar birçok Batılı filozof tarafından Žižek’in düşünce yapısına, inançlarına ve tasavvurlarına yönelik sert eleştiriler dile getirilmiştir. Pek çok düşünür, Žižek’in yazılarını itibarsız ve anlamsız bulmaktadır. Amerikalı düşünür ve dilbilimci Noam Chomsky, Žižek’in yazılarını içi boş pozlar olarak nitelendirmiş ve onun çalışmalarının ciddiye alınmaması gerektiğini savunmuştur. Britanyalı filozof John Gray de Žižek’i şiddeti yüceltmesi ve anlamsız, içi boş söylemleri nedeniyle eleştirmiştir.
Görünüşe göre Žižek, söz konusu makalede de aynı anlamsız ve içeriksiz yaklaşımı sürdürmektedir. İran’daki su meselesi için komünist bir çözüm önerisi, doğru ve sağlam verilere dayanmak yerine, pek çok yanlış bilgi ve verinin derlenip çıkarım yapılmasının bir sonucudur.