Çin Orta Asya’nın Hakim Oyuncusu Mu Oluyor?
Parstoday – Son on yılda Orta Asya bölgesi, küresel güçlerin rekabetinin en önemli sahnelerinden biri haline geldi.
Orta Asya, son on yılda dünya güçlerinin rekabet alanlarından biri olarak öne çıktı. Amerika, İngiltere, Türkiye ve İsrail gibi ülkeler, Rusya’nın geleneksel nüfuz alanı sayılan bu bölgedeki varlıklarını artırarak burayı önce Rusya’yı, ardından Çin’i sınırlamak için bir platforma dönüştürmeye çalıştı. Parstoday’in aktardığına göre, bu koşullarda bölge kamuoyunu ve elitlerini etkilemek özel bir önem kazandı. Çin de bu gerçeği dikkate alarak, Orta Asya’da eğitim, ekonomi, güvenlik ve kültürel diplomasiye odaklanan yumuşak güç stratejisini geliştirmeyi sürdürüyor.
Çin son yıllarda, medya gürültüsüne gerek duymadan Orta Asya’daki beş ülkede nüfuzunu artırdı. Bu ülke, burs programları, eğitim değişimleri, büyük altyapı projeleri ve ekonomik ile güvenlik işbirlikleri gibi araçları kullanarak bölgenin geleceğinin şekillenmesinde giderek daha etkili bir rol üstleniyor.
Örneğin, Türkmenistan ve Kırgızistan’da 2026–2027 eğitim yılı için verilen burslar ve Çin büyükelçiliklerinin yürüttüğü “Seçkin Gençler” programı, devlet yetkilileri ile ticari yöneticilere Çin’de eğitim imkânı sağlıyor. Bunun yanı sıra, üniversiteler arası değişimlerin derinleştiğini gösteren örneklerden biri de Tacikistan Devlet Ticaret Üniversitesi heyetinin Şian Teknoloji Üniversitesi’ne yaptığı ziyarettir.
Bu süreçle birlikte, Çinli öğrencilerin Orta Asya’daki varlığı da artış göstermektedir. Kazakistan, Çinli öğrencilerin ülkedeki uluslararası öğrenciler arasında önemli bir paya sahip olduğunu açıkladı. Buna göre, yaklaşık 35 bin yabancı öğrencinin bulunduğu Kazakistan’da 3.300’den fazla Çinli öğrenci eğitim görmektedir.
Bu durum, Pekin’in eğitimi, bölgeye uzun vadeli nüfuz için bir araç olarak gördüğünü ve stratejik yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Çin’in nüfuzu yalnızca eğitimle sınırlı değil; güvenlik alanındaki işbirlikleri de genişlemektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde Çin, Rusya ve Orta Asya ülkeleriyle birlikte askeri ve terörle mücadele tatbikatlarına katılmaktadır. İran’da düzenlenen ortak tatbikat, ölçek açısından sınırlı görülse de Çin’in Orta Asya’daki güvenlik ilişkilerinin derinleştiğini göstermektedir.
Ekonomi alanında ise Çin, “Tianshan Forumu – Orta Asya ile Ekonomik İşbirliği” gibi toplantılar düzenleyerek ve bölgesel mali işbirliği araştırma merkezi kuracağını açıklayarak, bölgesel ekonomik bütünleşmeyi güçlendirmeye çalışmaktadır. Bu girişimlerin somut sonuçları henüz sınırlı olsa da Çin’in genel yöneliminin bölgesel ekonomik entegrasyonu hedeflediği açıktır.
Kazakistan, Çin’in Orta Asya’daki en önemli yatırım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir Çin şirketinin pamuk üretim kompleksi için yaptığı 111 milyon dolarlık yatırımdan, Kazakistan Ulusal Petrol ve Gaz Şirketi’nin Çin’in Sinopec firmasıyla ortaklığına kadar birçok girişim, Pekin’in artan ekonomik nüfuzunu ortaya koyuyor. Ayrıca Almatı ile Çin’in Çengdu şehri arasında başlatılan doğrudan uçuşlar, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri kolaylaştırmıştır.
Özbekistan da Çin ile ekonomik ilişkilerini özellikle enerji alanında genişletmiş durumda. Bu ülkede 9 milyar dolar değerinde 30’dan fazla ortak proje yürütülüyor. Bunun yanı sıra Çin, ekonomik ve endüstriyel reform modellerini, özellikle bilgi teknolojileri ve yapay zekâ alanındaki deneyimlerini Özbekistan ekonomisine aktarmaya çalışmaktadır.
Kırgızistan’da Çin ile ekonomik işbirliği genişlese de, kamuoyunun Pekin’e bakışı çelişkili olmaya devam ediyor. Dış borçlara ilişkin endişeler, bazı Çin şirketlerinin tutumları ve Uygurlarla bağlantılı etnik-kültürel hassasiyetler, toplumda Çin karşıtı duyguların oluşmasına yol açıyor.
Buna rağmen Kırgızistan hükümeti, kamuoyunu yönetmeye, şeffaflığı artırmaya ve ekonomik işbirliğini geliştirmeye çalışarak Çin ile ilişkilerini sürdürmeye gayret ediyor. Çin’in 2,3 milyar dolarlık krediyle yürüttüğü Çin–Kırgızistan–Özbekistan demiryolu projesi, bölgenin en önemli altyapı girişimlerinden biri sayılıyor ve Orta Asya’yı Orta Doğu ile küresel limanlara bağlamada kritik bir rol oynayabilir.
Kültürel diplomasi de Çin’in yumuşak güç stratejisinin temel unsurlarından biridir. Tacikistan’da düzenlenen kültürel etkinlikler ve Türkmenistan’daki altyapı ile enerji projelerine verilen destek, Çin’in bu ülkelerdeki konumunu güçlendirmiştir.
Genel olarak Çin, eğitim, ekonomik yatırımlar, güvenlik işbirliği ve kültürel diplomasi araçlarını eşzamanlı kullanarak Orta Asya’daki nüfuzunu aşamalı fakat istikrarlı biçimde genişletmektedir./