Machado’nun kaderi hainler için bir uyarıdır; bağlıların payı yalnızca aşağılanmadır
https://parstoday.ir/tr/news/world-i289646-machado’nun_kaderi_hainler_için_bir_uyarıdır_bağlıların_payı_yalnızca_aşağılanmadır
Parstoday – Bazılarının, Maduro’nun tutuklanmasının ardından Trump’ın Venezuela muhalefetini Machado liderliğinde ülkenin başına getireceğini düşünmesine rağmen, ABD Başkanı onun ülkesinde saygı görmediğini açıkladı.
(last modified 2026-02-19T00:43:16+00:00 )
Ocak 04, 2026 14:18 Europe/Istanbul
  • Machado’nun kaderi hainler için bir uyarıdır; bağlıların payı yalnızca aşağılanmadır

Parstoday – Bazılarının, Maduro’nun tutuklanmasının ardından Trump’ın Venezuela muhalefetini Machado liderliğinde ülkenin başına getireceğini düşünmesine rağmen, ABD Başkanı onun ülkesinde saygı görmediğini açıkladı.

Venezuela’daki olaylar büyük bir hızla gelişti. Her ne kadar Venezuela Cumhurbaşkanı “Nicolás Maduro” eşiyle birlikte ABD’nin Delta güçleri tarafından kaçırılmış olsa da, hâlâ yardımcısı ve Venezuela güçleri görev başında bulunuyor. Pars Today’in Fars’a dayandırdığı haberine göre, Trump’ın Venezuela’nın yönetimini “Maria Machado”ya bırakacağı düşünülse de, Trump gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta en azından bu alanda Machado’yu yetersiz gördüğünü söyledi.  

Machado bu süreçte Amerikalılarla uyumlu bir güç haline gelmişti. “Siyasi Nobel” ödülünü aldığında, Nobel Barış Ödülü’nü kendisinden daha çok Trump’ın hak ettiğini belirtmişti. Ayrıca defalarca ABD’den ülkesine askeri saldırı düzenlemesini istemiş, Venezuela’ya yönelik psikolojik baskı, saldırı ve kuşatmada etkili olmuştu. Ancak şimdi elleri her zamankinden daha boş.  

Trump, Venezuela Cumhurbaşkanının kaçırılmasının ardından düzenlenen basın toplantısında, Machado ile temas kurma planı olup olmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi: “Hayır! O iyi bir kadın ama ülkesinde yeterli saygı ve destek görmüyor.” Bu bağlamda, bazı sosyal medya kullanıcıları bu durumu Machado’nun vatanını satmasının sonucu olarak değerlendirdi ve bunun tüm hainlerin kaderi olduğunu söylediler.  

Sonuçta Machado’nun hikâyesi, eski bir siyasi gerçeği yeniden ortaya koydu: Yabancı güçler kurtarıcı değildir; yalnızca çıkarları gerektirdiği sürece eşlik ederler. Washington’un memnuniyetini kazanmak için kendini harcayan muhalefet, kritik anlarda o düşünce kuruluşlarının hesaplarında bile kenara itilir.  

Machado’nun “başının açıkta kalması” tesadüfi değil, yabancıya bel bağlamanın ve halktan uzaklaşmanın doğal sonucudur; iç meşruiyeti dış vaatlerle değiştiren bir projenin öngörülebilir sonudur ki hesap verme anında geriye sadece sessizlik ve inkâr kalır.  

ABD, yeni sömürgeleştirme peşinde olduğunu ve Venezuela’nın çıkarları ile petrolünü hedeflediğini gösterdi. Bu yolda aldatıcı sloganlar planın bir parçasıdır ve bu ülkenin Venezuela halkına hiçbir armağanı yoktur.  

Washington için “ulusları kurtarmak” yalnızca bir propaganda sloganıdır; gerçekte peşinde olunan şey siyasi kontrol, kaynakların yağmalanması ve yeni bir hâkimiyetin pekiştirilmesidir.  

Machado’nun kaderi, halkına sırtını dönen ve yabancıya bel bağlayan tüm hareketler için bir uyarıdır; bu oyunda ne taç vardır ne ödül, bağlıların payı yalnızca unutulma ve aşağılanmadır.