Paris’te Venezuela Krizi Üzerinde Uçurum: Macron’un ABD’ye Karşı Sessizliğine İç Eleştiriler
Parstoday – ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri saldırısı ve ülke cumhurbaşkanının kaçırılması, sadece uluslararası tepkileri tetiklemedi; aynı zamanda Fransa’da Emmanuel Macron’un tutumuna yönelik yeni bir iç eleştiriler odağı oluşturdu. Eleştirmenler, Macron’un yaklaşımını uluslararası hukukun açıkça göz ardı edilmesi olarak değerlendiriyor.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu, Caracas tarafından “askeri saldırı” olarak nitelendirildi ve Batı’nın hukuka dayalı düzen iddiaları ile pratik davranışları arasındaki derin uçurumu bir kez daha ortaya koydu. Bazı ülkeler BM Şartı’na bağlılık çağrısı yaparken, Fransa Cumhurbaşkanı’nın Venezuela halkının “özgürlüğünü” destekleyen ancak ülkenin ulusal egemenliğini ihlal eden müdahaleyi kınamayan açıklamaları, ülkede yoğun siyasi eleştirilerle karşılandı.
Parstoday’e göre, Fransa’daki önde gelen sol ve yeşil politik figürler, Emmanuel Macron’un yaklaşımını “çifte standart” ve Washington’ın müdahaleci politikalarıyla endişe verici bir uyum olarak nitelendirdi. Onlara göre mesele Maduro hükümetini desteklemek ya da karşı çıkmak değil; temel uluslararası hukuk ilkeleri ve güç kullanma yasağını savunmaktır. Eleştirmenler, askeri yollarla rejim değişikliğini meşrulaştırmanın, Irak ve Libya örneklerinde olduğu gibi istikrarsızlık ve kaosla sonuçlandığını hatırlatıyor.
Bu çerçevede, ABD saldırısı, özellikle Latin Amerika’da “güçlü yasalar mantığını” pekiştirme ve nüfuz alanlarını yeniden tanımlama çabası olarak görülüyor; bu mantık ekonomik çıkarlarla, özellikle petrol ile yakından bağlantılı. Eleştirmen politikacılar, Avrupa’nın sessizliği veya uyumunun, kıtayı ABD’nin tek taraflı eylemleri karşısında pasif bir aktör hâline getireceği uyarısında bulunuyor.
Bu eleştirilerin genel mesajı, Fransa ve Avrupa’ya açık bir çağrı niteliğinde: ülke egemenliğini, kolektif güvenliği ve uluslararası hukuk düzenini, güç odaklı çıkar hesaplarının kurbanı olmadan savunmaya geri dönmek.