Diğer Medyalar | Trump’ın İran’da Rejim Değişikliği Planı Neden Başarısız Olur?
https://parstoday.ir/tr/news/world-i289766-diğer_medyalar_trump’ın_İran’da_rejim_değişikliği_planı_neden_başarısız_olur
Parstoday – El Cezire İngilizce, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da rejim değişikliği planının neden başarısızlığa mahkûm olduğunu ele alan bir analiz yayımladı.
(last modified 2026-01-07T00:00:18+00:00 )
Ocak 06, 2026 08:21 Europe/Istanbul
  • Diğer Medyalar | Trump’ın İran’da Rejim Değişikliği Planı Neden Başarısız Olur?

Parstoday – El Cezire İngilizce, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da rejim değişikliği planının neden başarısızlığa mahkûm olduğunu ele alan bir analiz yayımladı.

El Cezire İngilizce’de yer alan yazıda, Donald Trump’ın İran güvenlik güçlerinin barışçıl göstericileri hedef alması hâlinde ABD’nin “ateş etmeye hazır” olacağı yönündeki açıklamalarının sert bir üslup taşıdığı belirtildi. Bu açıklamadan 24 saatten kısa bir süre sonra ABD özel kuvvetleri Karakas’a saldırdı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu evinden kaçırarak yargılanmak üzere New York’a götürdü. Pars Today’in aktardığına göre, Trump yönetiminin Venezuela’daki tehditlerini fiilen hayata geçirebilmesi, İran İslam Cumhuriyeti üzerindeki psikolojik baskıyı artırdı. Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Trump’ın açıklamalarını “pervasız ve tehlikeli” olarak nitelendirdi.

İran hükümetinin bu uyarıyı aldığı açık olmakla birlikte, İran Venezuela değildir. Karakas’ta yaşananların Tahran’da tekrarlanması gerçekçi değildir.

CIA, bu operasyon için altı ay boyunca Karakas’ta faaliyet göstermiş ve hazırlık yapmıştır. İstihbarat teşkilatı, Maduro’ya yakın bir kişiyi kullanarak onun yerinin tespit edilmesini sağlamıştır. Cumartesi sabahının erken saatlerinde ABD savaş uçakları Karakas ve çevresindeki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlemiş, ardından ABD özel kuvvetleri Maduro’yu konutundan kaçırmak üzere harekete geçmiştir. Bu operasyonun başarısında, Venezuela ordusunun dağınık ve zayıf durumda olması etkili olmuştur.

Ancak altı ay önce İran, ABD ve İsrail’e açık bir şekilde İran’da rejim değişikliğinin kolay bir hedef olmadığını göstermiştir. Haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma sırasında bu durum net biçimde ortaya konmuştur. İsrail’in sürpriz saldırılarında Devrim Muhafızları’nın bazı komutanları ve İranlı nükleer bilim insanları şehit edilmesine, ayrıca İsrail’in psikolojik savaş kapsamında üst düzey yetkilileri ve askeri komutanları ölümle tehdit etmesine rağmen, İslam Cumhuriyeti geri adım atmamıştır.

ABD’nin sığınak delici bombalar kullanarak İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları da İran İslam Cumhuriyeti’ni sarsamamıştır. Buna karşılık İran Silahlı Kuvvetleri yüzlerce füze fırlatmış, İsrail’in Demir Kubbe savunma sistemini aşarak askeri hedefleri vurmuştur.

İran, aktif ve yedek kuvvetler dâhil olmak üzere yaklaşık bir milyon askeriyle bölgenin en büyük ordusuna sahiptir. Devrim Muhafızları Ordusu tek başına en az 150 bin askeri yönetmektedir ve bu askerlerin büyük bölümü sahada savaş tecrübesine sahiptir. Ayrıca İran’da yüz binlerce aktif ve yedek üyeye sahip olan Besic gücü bulunmaktadır.

İran’a saldırmak, Venezuela’ya saldırmak kadar kolay olmayacaktır. İran’ın dağlık coğrafyası ve geniş kentsel alanları dikkate alındığında, bu durum Irak ile bile kıyaslanamaz.

Son günlerde İran, ekonomik sorunlardan kaynaklanan protestolara sahne olmuştur. Ancak bu durum, ABD ve İsrail’in beklediği fırsat olmayabilir. Tarih göstermiştir ki dış saldırılar, bölünmeden ziyade toplumların birleşmesine yol açmaktadır. Bu durum yaz aylarında da görülmüş, İran halkı İsrail’in kendi hükümetlerine karşı kışkırtmalarına kapılmamıştır.

İran devleti, acı dönemleri aşabilen güçlü kurumsal yapısı sayesinde, kırk yılı aşkın süredir Batı’nın yaptırımlarına ve ekonomik baskılarına direnebilmiştir.

Sonuç olarak, Trump ve generalleri İran gibi karmaşık bir ülkeyi kontrol edemez ve dönüştüremez. Bu tür her girişim, Irak’takinden çok daha şiddetli ve kalıcı bir kaos ve kan dökülmesine yol açacaktır.