ABD’nin Latin Amerika’daki müdahalelerinin tarihi yeniden mi tekerrür ediyor؟
https://parstoday.ir/tr/news/world-i289840-abd’nin_latin_amerika’daki_müdahalelerinin_tarihi_yeniden_mi_tekerrür_ediyor
Parstoday – Yeni miladi yılın ilk cumartesi günü milyonlarca Amerikalı şu soruyla uyandı: Venezuela ile savaş halinde miyiz؟
(last modified 2026-04-25T04:33:38+00:00 )
Ocak 07, 2026 07:46 Europe/Istanbul
  • ABD’nin Latin Amerika’daki müdahalelerinin tarihi yeniden mi tekerrür ediyor؟

Parstoday – Yeni miladi yılın ilk cumartesi günü milyonlarca Amerikalı şu soruyla uyandı: Venezuela ile savaş halinde miyiz؟

Middle East Eye sitesinde yayımlanan bir analizde, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasının, yalnızca Venezuela için değil; ABD’nin küresel konumu ile başkanlık makamına ilişkin iç ve uluslararası hukuk açısından da geniş sonuçlar doğurduğu belirtildi. Parstoday’in aktardığına göre, yabancı bir devlet başkanının kaçırılması şoke edici bir eylem olarak değerlendiriliyor; zira uluslararası teamüllerde bu tür bir adım fiilen savaş ilanı anlamına geliyor.

Trump bu adımı meşrulaştırmak için Maduro’nun uyuşturucu kaçakçılığına karıştığını ve bunun Amerikan halkının güvenliğini tehdit ettiğini iddia etti. Ancak Trump’ın sonraki açıklamaları, Venezuela’nın rolünü gerçekte olduğundan daha büyük gösterdiğini ve “ABD’nin arka bahçesi” olarak gördüğü bölgede sert güç yoluyla nüfuzunu artırmak istediğini ortaya koydu.

Bu gelişme, ABD’nin Latin Amerika’daki müdahalelerle dolu geçmişini hatırlattı; ABD açısından “istenmeyen” liderlerin devrildiği ve yerlerine kukla yönetimlerin getirildiği dönemleri. Trump’ın Maduro’nun New York’a transferiyle eş zamanlı olarak Mar-a-Lago’da düzenlediği basın toplantısı, bir zafer gösterisi havasındaydı ve 2003’te George W. Bush’un Irak’ta zafer ilan ettiği anları anımsattı. ABD Savunma Bakanı ise bu adımı Lincoln ve Roosevelt dönemlerindeki tarihi anlardan bile üstün olarak nitelendirdi.

Ancak ABD içinde Demokratlar öfkeli; zira Venezuela’daki ABD saldırıları fiilen savaş anlamına geliyor ve Kongre onayı gerektiriyor. Bazı senatörler, Trump’ın yetkisiz biçimde savaşa girdiğini ve bunun hesabını vermesi gerektiğini vurguladı. Buna karşın Cumhuriyetçi liderler Trump’a destek verdi.

Anketler, Amerikan halkının çoğunluğunun Venezuela’ya askeri müdahaleye karşı olduğunu gösteriyor. Hatta Trump’ın bazı destekçileri bile kendilerini ihanete uğramış hissediyor; çünkü Trump’ın “sonsuz savaşları” sona erdireceğine inandıklarını söylüyorlar.

Irak, Afganistan ve Libya deneyimleri, bir liderin plansız şekilde hızla devrilmesinin ülkeyi kaosa sürükleyebileceğini göstermişti. Venezuela da benzer bir riskle karşı karşıya. Trump, Venezuela’nın geleceği hakkında oldukça saf ve yüzeysel açıklamalarda bulunarak, “güvenli bir geçiş” sağlanana kadar ülkeyi ABD’nin yöneteceğini söyledi. Ayrıca Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye gireceğini ve Venezuela’nın petrolünü “geri alacaklarını” açıkça dile getirdi. Küresel ölçekte bu adım, ABD’nin Batı Yarımküre’de tam hâkimiyetini pekiştirme arayışında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.