Fransa Başbakanı müslümanlara saldırı konusunda uyardı
-
Fransa Başbakanı müslümanlara saldırı konusunda uyardı
Fransa Başbakanı Manuel Vals Çarşamba günü bu ülkede yaşayan müslümanlara yönelik ırkçı saldırıların konusunda uyarıda bulundu.
Fransa Başbakanı Manuel Vals Çarşamba günü bu ülkede yaşayan müslümanlara yönelik ırkçı saldırıların konusunda uyarıda bulundu. Fransa’da olağanüstü hal durumunun uzatılması ile ilgili yasa tasarısını senato meclisine sunduğu sırada Fransa’da yaşayan müslümanlara saldırı tehlikesi konusunda uyarıda bulunan Başbakan Vals, ülkesi uzun ve zorlu bir savaşla karşı karşıya kalacağını ifade etti. Fransa’da son dönemde yaşanan terör saldırılarına işaret eden Başbakan Vals, Fransa hiç kuşkusuz bundan sonra da yeni terör saldırılarına şahit olacağını kaydetti.
Başbakan Vals, Fransa halkı teröre karşı birlikteliğini koruması gerektiğini, çünkü terör toplumda panik ve dehşet yaratarak halkı ikiye bölmeye ve tefrika yaratmaya çalıştığını belirtti. Vals ayrıca başta müslümanlar ve İslamî kültür olmak üzere tüm Fransız vatandaşların korunması gerektiğinin altını çizdi.
Fransız Başbakanı bu sözleri, geçen gün Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen saldırı bu ülkede ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde İslam karşıtlığı dalgasını bir kez daha yükselttiği bir sırada sarf ediyor. Gerçi Avrupa’nın müslüman toplumu yıllardan beri diğer Avrupalı vatandaşlarla bir arada ve barış içinde yaşıyor, fakat son bir kaç yılda başta tekfirci IŞİD terör örgütü olmak üzere, bazı tekfirci terör akımlarının şekillenmesinden sonra Avrupa’da müslümanlara yönelik baskılar da artmaya başladı.
Uzmanların belirttiğine göre, Avrupa ülkelerinde çeşitli siyasi hareketler sırf kendi siyasi çıkarları uğruna ve iktidar parti ile muhalefet etmek için bu ülkelerde yaşanan terör saldırılarından İslamcıları ve müslümanları sorumlu tutuyor ve böylece kamuoyunu bu kesime karşı kışkırtarak kin ve nefret duygusunu körüklüyor. Nitekim Fransa’da yaşanan son terör saldırılarından sonra Fransız toplumu gerginlik şartlarında bulunuyor, öyle ki Fransa Cumhurbaşkanı Hollande dün Nice’te yaşanan korkunç cinayette hayatını kaybedenlerin aileleriyle acılarını paylaştığı açıklamasında ülkesinde milli birlik ve beraberliğin korunması gerektiğine vurgu yapmak zorunda kalıyor.
Öte yandan bazı gözlemciler ise Avrupa’da yaşayan ve kendilerini bu toplumun bir parçası bilen müslümanların sayısının çokluğuna dikkat çekerek bu insanlara karşı sui zan ile yaklaşmanın yanlış bir hareket olacağını ve müslümanları radikal akımlar ve terör belası ile ilişkilendirmenin Avrupa toplumlarında milli birlik ve beraberliği daha çok tehdit edeceğini ve sonuçta tefkiraların yaratılmasına ve terörün gelişmesine imkan sağlayacağını belirtiyor. Ancak tüm bu uyarılara karşın Fransa ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde müslüman topluluklara yönelik baskıların arttığı gözleniyor.
Geçen hafta Almanya içişleri Bakanı " Thomas de Maiziere Bildt gazetesine verdiği demeçte Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen saldırıya işaretle radikal müslüman örgütlerin işledikleri katliamları haklı göstermek için dinden yararlandıklarını, ancak bu süreçte önemli olan konu, müslümanların açıkça radikal düşüncelerden beraat etmeleri olduğunu vurguladı. Alman Bakan, müslümanlara yönelik sui zan, toplumsal dayanışmaya yönelik büyük tehlike oluşturacağını kaydetti.
Ancak ne var ki camileri kundaklamak, müslümanlara sözlü ve fiziksel taciz, müslümanlara yönelik eğitim ve iş hayatında ayrımcılık, Amerika ve Avrupa ülkelerinde uzun süredir uygulanan haksızlıklar ve ayrımcı uygulamalardan bazılarıdır.
Müslümanlara yönelik bu haksız baskı, müslümanlar dünyada terörün en büyük kurban kesimi olduğu halde gündeme geliyor. Son yıllarda Irak, Afganistan, Suriye, Libya, Nijerya ve diğer bir çok ülkede müslümanlar hiç bir suçları olmadığı halde terörün kurbanı oluyor, oysa Batılı ülkelerde vatandaşlar kendi yöneticilerin türettiği terör örgütlerine hedef oluyor.015