Chatham House’tan Trump’a: ABD, Hint Okyanusu’nda Sadece Bir Kiracı Olduğunu Unutmamalı!
https://parstoday.ir/tr/news/world-i290630-chatham_house’tan_trump’a_abd_hint_okyanusu’nda_sadece_bir_kiracı_olduğunu_unutmamalı!
Pars Today – Chatham House, Trump’ın “Danrow Doktrini”ni inceleyerek büyük güçler rekabetinin Grönland’dan Hint Okyanusu’na ve Chagos Takımadaları’na taşındığını ortaya koyuyor.
(last modified 2026-01-24T05:28:59+00:00 )
Ocak 24, 2026 07:57 Europe/Istanbul
  • Chatham House’tan Trump’a: ABD, Hint Okyanusu’nda Sadece Bir Kiracı Olduğunu Unutmamalı!

Pars Today – Chatham House, Trump’ın “Danrow Doktrini”ni inceleyerek büyük güçler rekabetinin Grönland’dan Hint Okyanusu’na ve Chagos Takımadaları’na taşındığını ortaya koyuyor.

Chatham House, 21 Ocak tarihli raporunda Trump’ın Hint Okyanusu’ndaki “Danrow Doktrini”ni ele alarak şunları yazdı: “Trump, ABD’nin Grönland üzerindeki kontrol ısrarını, Çin ve Rusya’nın Kuzey Atlantik ve Arktik bölgelerdeki saldırgan varlığına ilişkin endişelerle gerekçelendirdi. Ancak bu argüman artık Hint Okyanusu’na ve Chagos Takımadaları üzerindeki egemenliğe de taşınmış durumda.” Pars Today, bu düşünce kuruluşunun tehditkâr nitelik taşıyan analizinden seçilmiş bölümleri aktarıyor.

BRICS Tatbikatı ve Hint Okyanusu Boğazlarında Güç Oyununun Başlaması

Chatham House, bu analizinde Trump’ın Arktik Okyanusu ve Grönland’dan güneye, Hint Okyanusu’na yönelmesinin nedenlerinden birini BRICS üyelerinin bu bölgedeki tatbikatları olarak gösterdi ve şöyle dedi:“Geçen hafta Rusya, Çin ve diğerleri, Güney Afrika kıyılarında Hint Okyanusu’nda ortak bir deniz tatbikatı gerçekleştirdi. Bazı yorumcular bu tatbikatı BRICS Plus tatbikatı olarak tanımlasa da, gerçekte bu bir boğazda güç gösterisiydi.”

Nüfuz Alanlarının Yeniden Tanımlanması: Kutup Güzergâhlarından Geleneksel Deniz Yollarına

Raporda analiz odağı, eski deniz yolları üzerindeki hâkimiyet ve yeni deniz güzergâhları üzerindeki egemenliktir. Başka bir ifadeyle, ABD’nin yeni savaşları kuzeyden güneye, batıdan doğuya “yeni nüfuz alanlarının” tanımlanması ve “önceki nüfuz alanlarının” yeniden tanımlanması anlamına gelmektedir. Yeni nüfuz alanları, “kutup güzergâhları”na işaret etmektedir. “Küresel ısınma ve Arktik buzlarının azalması” ile birlikte, Kuzey Buz Denizi’nde (Rusya kıyıları boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası veya Kanada’nın Kuzeybatı Geçidi gibi) yeni deniz yolları ortaya çıkmaktadır. Bu rotalar teorik olarak Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki taşımacılık süresini ve maliyetlerini azaltabilir ve bu nedenle gelecekte “yüksek jeopolitik öneme” sahip olabilir. Bu yüzden ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçler bu yolları, geleceğin küresel düzeninde potansiyel nüfuz alanları olarak görmektedir.

Trump’ın Grönland’ı satın alma isteği, bu jeopolitik bakışın bir sembolüdür. Grönland, Arktik’teki konumu nedeniyle ABD’ye kutup güzergâhları, doğal kaynaklar ve Rusya ile Çin’e karşı rekabet bağlamında “erişim, kontrol ve stratejik nüfuz” sağlayabilir. Ancak analiz, bu kutup yollarının henüz teknik, ekonomik ve iklimsel açıdan küresel ticaretin ana güzergâhlarının yerini alacak düzeyde gelişmediğini vurgulamaktadır.

Diego Garcia: ABD’nin Hint Okyanusu’ndaki Askerî Varlığının Odak Noktası

Ancak Trump’ın güneye ve Hint Okyanusu’na ani yönelimi yalnızca küresel ticaret yolları üzerindeki nüfuzla ilgili değildir. Asıl temel neden, ABD’nin Hint Okyanusu’ndaki tek kalıcı konuşlanma noktası olan Diego Garcia üssünün varlığıdır. Bu üs, Babü’l-Mendeb Boğazı ile Malakka Boğazı’na eşit mesafede bulunmakta ve ABD’ye, Körfez ülkelerinin topraklarına bağımlı olmadan bölge genelinde gücünü kullanma imkânı tanımaktadır. Chatham House analizinde şu ifadeye yer verilmektedir:“2024 yılında ABD, muhtemelen Husileri, İran’ı ve hatta Çin’i hedef alan bir caydırıcılık görevi kapsamında bu üsten iki adet B-52 bombardıman uçağını Hindistan ve Pasifik genelinde konuşlandırdı.”

Hint Okyanusu bölgesi, Doğu Afrika kıyılarından Orta Doğu’ya, Güney Asya’dan Güneydoğu Asya’ya ve Avustralya’ya kadar uzanan 33 ülkeye ve 2,9 milyar nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Tüm bunların merkezinde ise Chagos Takımadaları yer almaktadır. Trump açısından Batı Yarımküre’nin savunulması, Grönland ve Chagos Takımadaları gibi yarı-küresel alanların kontrolünü gerektirebilir.

Chagos ve Batı Cephesinde Yeni Bir Ayrışma

İngiliz düşünce kuruluşu, bu bölge üzerindeki egemenliğin sömürge döneminden kalan bir miras olduğunu hatırlatarak şu noktaya dikkat çekiyor:“2024 yılında Britanya hükümeti, ABD-Birleşik Krallık ortak askerî üssünün Diego Garcia’da faaliyetlerini sürdürmesi karşılığında Chagos Takımadaları üzerindeki egemenliği Mauritius’a devretmeyi kabul etti. Ancak Britanya Parlamentosu’nda Chagos anlaşmasına karşı muhalefet bulunmaktadır; çünkü Britanya’nın kontrolü olmaksızın Çin’in Mauritius’ta ikili amaçlı ticari bir varlık oluşturabileceğinden ve bunun Batı’nın güvenlik çıkarlarını tehdit edeceğinden endişe edilmektedir.”

Chatham House, Trump’a yönelik tehditkâr bir üslupla analizini şöyle özetlemektedir: Trump ister kazan-kazan yaklaşımını benimsesin ister benimsemesin, Chagos’un egemenliğinin devri Washington’un isteğine bağlı değildir. Ayrıca ABD’nin Diego Garcia’da yalnızca bir kiracı olduğunu hatırlatmaktadır; bu kira sözleşmesi 2036 yılında sona erecektir. Bu nedenle Amerikan politika yapıcıları, Chagos Takımadaları’nın geleceğinin Londra’da belirlendiğini akılda tutmalıdır.