Amerikan Kamuoyunun Trump’ın Savaş Yanlısı Söylemine Olumsuz Tepkisi
Pars Today – 2026 yılında Amerikan kamuoyu, İran’a karşı yeni bir askeri maceraya benzeri görülmemiş bir kararlılıkla karşı çıkmış ve Trump’ın savaş yanlısı tutumuna olumsuz tepki göstermiştir.
Pars Today’in haberine göre, tartışmalı ABD Başkanı Donald Trump ve Washington’daki bazı şahin isimler İran’la savaş çağrısı yaparken, ABD’deki son kamuoyu yoklamaları halkın bu konuda tamamen farklı düşündüğünü ortaya koymaktadır. Mart 2003’te Irak’a saldırı Amerikalıların yüzde 72’sinin desteğini almışken (Gallup anketi), bugün kamuoyu Batı Asya’da yeni bir savaşa büyük ölçüde “hayır” demektedir.
Maryland Üniversitesi ile SSRS tarafından 2026 Şubat ayı başında yapılan ortak ankete göre, Amerikalıların yalnızca yüzde 21’i İran’a askeri saldırıyı desteklemektedir. Buna karşılık yüzde 49 açıkça her türlü askeri eyleme karşı çıkmakta, yüzde 30 ise kararsız kalmaktadır. Bu oranlar, Haziran 2025’teki saldırıların ardından yapılan ve yüzde 85 oranında İran’la savaşa karşı çıkıldığını gösteren anketlerle kıyaslandığında, yaygın muhalefetin sürdüğünü göstermektedir.
Dikkat çekici bir diğer nokta ise Cumhuriyetçi seçmenler arasında da savaş konusunda tam bir mutabakatın bulunmamasıdır. Parti içinde yüzde 40 ile askeri seçeneğe en yüksek destek görülse de, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 25’i savaşa karşı çıkmakta, yüzde 35’i ise net bir tutum belirtmemektedir.
Benzer sonuçlar diğer anketlerde de ortaya çıkmıştır. Ocak 2026 sonunda yapılan Economist/YouGov anketinde Amerikalıların yüzde 48’i İran’a karşı askeri müdahaleye karşı çıkarken, yüzde 28’i destek vermiştir. “Protestoculara destek” senaryosu sorulduğunda ise karşı çıkanların oranı yüzde 52’ye yükselmiştir.
Ocak 2026 başında Quinnipiac Üniversitesi tarafından yapılan ankette ise, Trump’ın “hazır ve silahlıyız” tehdidinden bir hafta sonra katılımcıların yüzde 70’i ABD’nin İran’ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini belirtmiş, yalnızca yüzde 18 müdahaleyi desteklemiştir.
Analistlere göre, 2003’te George W. Bush döneminde başlayan Irak savaşının acı hatırası, Amerikalıların bugünkü bakış açısında ağır bir gölge oluşturmaktadır. Irak işgalinin 20. yıl dönümünde yapılan değerlendirmelerde Amerikalıların yüzde 61’i bu müdahaleyi büyük bir hata olarak nitelendirmiştir. Bazı yorumculara göre Trump’ın İran’a saldırıdan kaçınmasının nedeni, Bush dönemindeki gibi geniş çaplı bir kamuoyu desteği oluşturulamaması ve Cumhuriyetçi Parti içindeki bölünmüşlüktür. Ayrıca kamuoyu yoklamalarının da karar alma sürecinde etkili olduğu düşünülmektedir.
Görünüşe göre Amerikan halkının Trump’ın savaş yanlısı politikasına yönelik geniş çaplı muhalefeti, tarihsel tecrübelerden kaynaklanan güçlü gerekçelere dayanmaktadır.
İlk neden, 21. yüzyılın “sonsuz savaşları”ndan duyulan derin yorgunluktur. Afganistan ve Irak’ta geçen yirmi yıllık yıpratıcı savaşların, güvenliği artırmadığı; aksine trilyonlarca dolarlık maliyet ve binlerce ölü ve yaralıya yol açtığı yönünde yaygın bir kanaat vardır. 2003’te halkın yüzde 72’si Irak saldırısını desteklerken, bugün benzer bir hatanın tekrarlanmasını destekleyenlerin oranı yaklaşık yüzde 21’dir. Seçmenler, bu savaşları sona erdirme vaadiyle iktidara gelen ancak şimdi yeni bir çatışma ihtimalini gündeme getiren siyasetçilere mesafeli yaklaşmaktadır.
İkinci neden, İran’ın olası karşılığı ve bölgesel bir savaşın büyümesi korkusudur. Amerikan kamuoyu, İran’ın askeri kapasitesini ve misilleme potansiyelini ciddiye almaktadır. Anketler, halkın yaklaşık yüzde 80’inin geniş çaplı bir savaş ve İran’ın vereceği karşılıktan endişe duyduğunu göstermektedir. İran’a komşu bölgelerde bulunan çok sayıdaki Amerikan üssü ve İran’ın füze kapasitesi, olası bir saldırının Amerikan askerlerinin hayatına ve bölgesel müttefiklerin güvenliğine mal olabileceği kaygısını artırmaktadır.
Üçüncü neden ise hükümete duyulan güvensizlik ve şeffaflık eksikliğidir. Trump yönetimi, olası bir saldırı için kamuoyuna ikna edici bir gerekçe sunamamıştır. Bir yandan geçen yılki saldırılarda İran’ın nükleer programının “tamamen yok edildiği” iddia edilirken, diğer yandan aynı program yeni bir savaş için gerekçe olarak gösterilmektedir. Bu çelişkili söylem ve Kongre’de ciddi bir tartışma ya da oylamanın yapılmamış olması, Beyaz Saray’ın gereksiz ve yasal dayanağı tartışmalı bir savaşa yöneldiği şüphelerini güçlendirmektedir.
Son olarak, iç önceliklerin dış maceralardan daha önemli görülmesi de temel bir etkendir. Özellikle mevcut ekonomik koşullarda seçmenler, hükümetin enflasyon ve yaşam maliyeti gibi iç sorunlara odaklanmasını istemektedir. Yeni bir savaş için milyarlarca dolar harcanması, birçok Amerikalı tarafından ulusal çıkarlarla çelişkili görülmektedir. Cumhuriyetçiler ve “Önce Amerika” tabanı içinde dahi, İran’la bir savaşın bu sloganla örtüşmediği ve ülkeyi yeni bir bataklığa sürükleyebileceği yönünde güçlü bir kanaat bulunmaktadır.